Gönül Bahçelerimizi Yeşerten Bir Öncü İnsan: Mustafa Karavuş
Bazen tek bir yağmur düşer kurak toprağa; bahçelerin çehresi değişir, her taraf bir anda gülistana dönüşür. Hayat da böyledir işte. Yolumuzun kesiştiği kimi özel ruhlar, sessizce hayatımıza dokunur ve arkalarında ömür boyu silinmeyecek derin izler bırakırlar.
Samsun İmam Hatip Lisesine adım attığımız o ilk yıllara gidiyor zihnim… İlkokul bitmiş, çocukluğun masum kapısından geçip geleceğe doğru asıl büyük yolculuğumuza başlamıştık. Sokakların çocuk sesleriyle cıvıl cıvıl çınladığı, dostlukların ve arkadaşlıkların daha küçücük yaşlarda samimiyetle harmanlanıp pekiştiği güzel zamanlardı.
İlkadım ilçemizin Fatih Mahallesi, Doğan Reis Sokak’ında, evimizin hemen yanı başındaki binaya yeni bir komşu taşınmıştı. Çarşamba’dan gelen, yaşça bizden birkaç yaş büyük, pırıl pırıl bir öğrenci… Sonradan bizim gibi İmam Hatip Lisesine gittiğini öğrendiğimiz bu gençle kaynaşmamız ve dostluk kurmamız hiç de zor olmadı.
Evlerinin ikinci katındaki tek bir odada hayata ve geleceğe tutunuyordu. Ziyaretine gidip geldikçe o mütevazı odanın atmosferi hafızamıza kazındı: Bir köşede sade bir sedir, kış günlerini ısıtan minik bir soba, çayının demlendiği bir piknik tüpü ve odanın ruhunu belirleyen onlarca kitap… Tek başına verilen, sessiz ama vakur bir mücadele ve başarı hikayesiydi bu. Zaman zaman rahmetli babası Ali Amca gelir, köyden oğlunun ihtiyaçlarını getirirdi. Ali Amca da son derece çalışkan, gayretli, mübarek bir insandı; ruhu şad, mekanı cennet olsun.
Daha o ilk günlerde karşımızda disiplini, ciddiyeti ve ahlakıyla abideleşen bir karakter vardı. Bizler sokakta rasgele koşturup oynarken, o derslerini tek bir dakika bile ihmal etmezdi. Her şey zamanında, her şey yerli yerinde olmalıydı. Derslerindeki üstün başarısı ve okul birinciliği tesadüf değildi elbet. Tam da gençlik yıllarımızın eşiğinde ihtiyaç duyduğumuz, gıpta ile baktığımız o rol modeli bulmuştuk. Kısa sürede mahallede ve okulda herkesin sonsuz saygı ve sevgisini kazandı.
Hani Tolstoy’un çok sevdiğim bir sözü vardır: “Ben insanı bulunduğu mevkiye göre değil, hayal ettiği mevkiye göre değerlendiririm.” Bizler de onu dinlerken, onu gözlemlerken gelecekte hep büyük mevkilerde hayal eder dururduk. Bahsettiğim bu kıymetli insan, değerli dostum Mustafa Karavuş’tu.
Mustafa Hocam sadece kendi yolunu aydınlatmakla kalmadı; o mütevazı odada kardeşiyle (Ahmet Karavuş) birlikte okudu ve onun bugün başarılı bir Tıp Doktoru olarak insanlığa hizmet etmesine vesile oldu. Yetinmedi, köyünden getirdiği bir başka gencin de (Rıza) barınmasını ve okumasını sağladı. Elinden tuttuğu her hayata bir ışık taşıdı.
Hepimizin hayatında ondan örnek aldığı, heybesine kattığı mutlaka bir şeyler oldu. Bugün durduğumuz yerde, sahip olduğumuz bir güzel davranışta ya da hayata bakışımızda mutlaka onun mizaç ve karakterinden bir parça eser vardır.
Okul bittikten sonra matematik eğitimi alıp öğretmen olduğunu öğrendim. Mesleğinde son derece başarılı bir matematik öğretmeni oldu; fakat yalan yok, benim gönlüm onun uzay bilimleri gibi derin, analitik ve sıra dışı alanlarda görev yapmasından yanaydı. Hayatımda ender karşılaştığım müthiş bir zeka, hatta bir dehaydı o. Böylesine nadide insanları zamanında fark edememek, arayıp bulup yeteneklerini toplumun en üst hizmetine sunamamak ne yazık ki büyük bir yetenek israfıdır; topluma karşı işlenmiş gizli bir vebaldir.
Şimdilerde zaman zaman kıymetli arkadaşım Seydi Koç ile birlikte Çarşamba’da ikamet ettiği köye gidiyor, Mustafa Hocamızı ziyaret ediyoruz. Eski günleri, o tek odalı evi, İmam Hatip yıllarımızı ve tatlı hatıraları yad ediyoruz.
O yıllar çok güzel yıllardı… Hatırlayınca bile insanın içini ılık bir huzurla dolduran, tebessüm ettiren yıllar. Ve her şeyden önemlisi; yaşadığımız zamana, yürüdüğümüz yollara değer katan güzel insanlar…
Gönlümüzde müstesna bir yeri olan kıymetli dost, değerli insan Mustafa Karavuş Hocama Rabbimden sağlık, huzur ve hayırlı uzun ömürler diliyorum. Dostların olarak seni çok seviyoruz hocam. Geçmişten küçük bir sayfa açıp hatıraları canlandırmak, üzerimizdeki hakkını bir nebze olsun teslim etmek istedim.
Selam, sevgi ve muhabbetlerimle…

