ERKEN YOLA ÇIKANLAR VE GEÇ KALANLAR

ERKEN YOLA ÇIKANLAR VE GEÇ KALANLAR

Türk ve dünya edebiyatında, bize miras bıraktıkları eserler aracılığıyla hayranlık
uyandıran birçok yetenekli yazar arz-ı endam etmiştir. Bu yazarların hemen hepsi yazarlık
kariyerlerinde çeşitli iniş çıkışlar, ara vermeler; eser ortaya koyma konusunda farklı
deneyimler yaşamıştır. Bu yazımda, edebiyata geç başlayanları, erken bırakmak zorunda
kalanları, bol bol eser üretenleri ve hayatında hiç eser yayımlamayanları inceleyerek sizleri
yazarların ilginç dünyasında bir yolculuğa çıkarmayı hedefliyorum.


Edebiyat tarihine damga vurmuş, kalem ustalarının şaşırtıcı dünyasından derlediğim
bazı ilginç detaylar şöyle: Yahya Kemal Beyatlı, hem yazar hem de şair olarak aşırı
mükemmeliyetçiliği ile tanınır. Hayatı boyunca birçok öğrenci yetiştiren ve Sessiz Gemi,
Süleymaniye’de Bayram Sabahı, Endülüs’te Raks, Mohaç Türküsü gibi etkileyici şiirler
kaleme alan Yahya Kemal, şiirlerini ve yazılarını sağlığında kitaplaştırmamıştır. Şiirlerini
mükemmel bulmadığı gerekçesiyle bunları hayattayken yayımlamaktan çekinmiştir. Onun
titizlikle kaleme aldığı yazılar ve şiirler ancak 1958'deki vefatının ardından kurulan Yahya Kemal Enstitüsü tarafından kitaplaştırılmıştır.

 

Yahya Kemal’in bu davranışı anlaşılabilir olmakla birlikte, çok üretken ve eser ortaya
koymakta maharetli başka yazarlar da elbette vardır. Memduh Şevket Esendal’ın 200’ün
üzerinde, Ömer Seyfettin ve Ahmet Mithat Efendi’nin ise yüzün üzerinde öykü yazdığı
bilinmektedir. Aziz Nesin, yaşamak için öykü yazması gerektiğini belirtirken, 40'ın üzerinde öykü kitabı ve 200'den fazla öyküsü bulunmaktadır.

 

Türkçeyi adeta dalgalandıran bir "ses bayrağı" gibi kullanan Fazıl Hüsnü Dağlarca’nın ise yayımlanmış 139 kitabı ve yaklaşık 17 bin şiiri vardır.
Ahmed Arif’in, Hasretinden Prangalar Eskittim isimli tek kitabında ise 19 şiir yer alır.
Aramızdan erken ayrılan yetenekler arasında, trajik öyküleriyle bilinen Ömer
Seyfettin’in yalnız ve sahipsiz bir şekilde 36 yaşındaki ölümünden sonra tıp öğrencileri
tarafından kadavra olarak kullanılması, Garip akımının öncüsü Orhan Veli Kanık’ın yine 36
yaşında belediyenin açtığı çukura düşmesi neticesinde bir beyin kanaması geçirerek vefat
etmesi, Sabahattin Ali’nin ise 41 yaşında şüpheli bir cinayet sonucu hayatını kaybetmesi yer alır.
Öte yandan Yaşar Kemal'e 92, Vedat Günyol’a 93, Fazıl Hüsnü Dağlarca’ya ise 94 yıl
ömür verilmiştir.


Birazda dünya edebiyatına bir göz atalım.

Virginia Woolf’un “Otuz yaşından önce yazdığınız hiçbir şeyi yayınlamayın” öğüdüne
rağmen aceleci davranan yazarlar bulunduğunu görüyoruz. Stefan Zweig ilk öykülerini 24
yaşında yazmaya başlamışken, Jose Saramago 25 yaşında ilk eserini vermiş; ancak yeni bir roman için 58 yaşına kadar beklemek zorunda kalmıştır. Yüzüklerin Efendisi serisinin yazarı Tolkien ise ilk eseri Hobbit’i 44 yaşında yazmış ve ünlü serisini 16 yıl gibi uzun bir süredetamamlamıştır.

Marcel Proust’un Kayıp Zamanın İzinde eseri 14 yılda ve Victor Hugo’nun
Sefiller’i ise 12 yılda tamamlanmışken Tolstoy ilk kitabını 24 yaşında yayınlamış, Vladimir
Nabokov 17 ve Pablo Neruda ise 19 yaşında ilk eserini vermiştir.
Harper Lee ise muhtemelen ara verme konusunda dünya rekorunu elinde
bulunduruyor. Bülbülü Öldürmek adlı eseriyle büyük üne kavuşan Lee, bu kitabın ardından
55 yıl boyunca başka bir eser yayımlamamıştır.
John Boyne’un sonradan sinemaya da aktarılan Çizgili Pijamalı Çocuk adlı eseri
sadece –adeta bir hafta sonu uğraşısı gibi- iki buçuk günde tamamlanmıştır.
Üretkenliğin iki sembolü olarak Tolstoy son kitabını 82 yaşında, Agatha Christie ise
85 yaşında vermiştir.

 

Slyvia Plath’ın tüm kariyeri ise iki yıl sürdü. Birçok eseri intihar neticesinde
ölümünden sonra yayınlandı ve vefatından sonra Pulitzer ödülünü kazandı.
Her yazar ayrı bir dünya sunuyor bizlere. Yazarın yaratıcılık süreci bazen çok erken
bazen yıllar sonra ortaya çıkabiliyor. Yazma sürecinin kilitlendiği anlar oluyor ve bu süreç
bazen onlarca yılı bulabiliyor. Özgün ve yeni bir eser üretmede bazı yazarlar çok üretken
olabilirken, yazılan metni ilerletememe durumu yazarın ruh dünyasına göre uzayıp
kısalabiliyor.

 

Yazarın işine çok karışmamak lazım. Onlar iyi bir eser geldiğinde, ilham perisi
kapılarını tıklattığında bu fırsatı genelde kaçırmazlar.
Neticede ortaya çıkan edebi eselerden dolayı bugün bizlere edebi bir keyif sunan tüm
yazarlar ve tüm kitaplar iyi ki varsınız.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.