Off-road yarışmaları ve ATV gösterileri doğa katliamıdır
Off-road yarışmaları ve ATV gösterileri doğaya karşı işlenen bir suçtur
AHMET SEVEN - SAMSUN BÜLTEN
Son yıllarda “festival”, “şenlik” ya da “doğa sporu” ambalajıyla önümüze sunulan tescilli bir akıl tutulmasına, göz göre göre tanıklık ediyoruz: Off-road yarışları ve bu curcunaya sonradan eklenen, gürültü bombası ATV gösterileri.
Özel donanımlı 4x4 devasa araçların; çamuru, kayayı, su geçişlerini ve dik rampaları çiğneyerek güya zamana karşı yarıştığı bu organizasyonlar, kamuoyuna son derece masum ve çekici bir doğa faaliyeti gibi yutturulmak isteniyor. Ancak gerçeğin üzerini bu kadar ucuz makyajlarla örtemezsiniz. Yaşanan tablonun adını evirip çevirmeden, dosdoğru koymak gerekir: Bu yapılan bir doğa sporu değil, göz göre göre, taammüden işlenen bir doğa katliamıdır!
Birkaç zengin çocuğunun adrenalin arzusu tatmin edilecek, üç beş kişi ekran başında ego tatmini yaşayacak diye yüzlerce dekar yeşil alan, orman tabanı ve milyonlarca canlıya ev sahipliği yapan doğal ekosistem acımasızca tahrip ediliyor. Şenlik veya festival adı altında o alanlara çekilen masum vatandaşlara yaşatılan egzoz kokulu, simsiyah tozlu ve Kulakları tırmalayan gürültülü işkence bir yana; o güzelim bakir alanların tekerlekler altında ezilerek çamur ve çöp yığınına çevrilmesi asla kabul edilebilir bir durum değildir.
Şimdi buradan o organizasyonları düzenleyenlere ve buna göz yumanlara sormak gerekiyor: Siz ne yaptığınızı sanıyorsunuz?
Doğaya, toprağa, orada nefes alan börtü böceğe, çiçeğe ve asırlık ağaca doğrudan kıyarak yapılan bir eyleme hangi akılla, hangi vicdanla "spor" denebilir? Dünyanın neresinde doğayı ezerek, biçe biçe yok ederek spor yapıldığı görülmüştür?
Geçmişte yapılmış yanlışları ya da başka yerlerdeki niteliksiz organizasyonları önümüze emsal diye getirip bu kıyımı meşrulaştırmaya çalışanlara da tek bir sözümüz var: Kötü, örnek olamaz! Önümüze başka yerlerdeki felaketleri "Bakın orada da yapılıyor" diye sunmanın kimseye bir faydası yoktur. Yanlış, ambalajı ne kadar süslü olursa olsun her yerde yanlıştır!
Meseleyi "zorlu doğa şartlarında sürüş eğitimi" veya "arazi tecrübesi" kılıfına sokmaya çalışan uyanıklar da iyi bilsin ki; eğitim dediğiniz şey kendi kuralları, kendi disiplini ve bu iş için özel olarak tahsis edilmiş kapalı pistlerde yapılır. Yüzlerce dekar bakir alanı tekerleklerin altında un ufak etmek eğitim değil, açıkça doğaya karşı işlenmiş bir suçtur! Toprağın yapısını mahveden, yaban hayatının yaşam koridorunu darmadağın eden ve geride telafisi imkânsız bir yıkım bırakan bu hoyrat anlayışın sporla da, medeniyetle de, insani değerlerle de en ufak bir ilgisi yoktur.
Doğa bize birilerinin egosunu tatmin edeceği bir eğlence pisti, hırsların kurbanı edilecek bir mülk olarak bırakılmadı; koruyup geleceğe aktaralım diye emanet edildi. Adrenalin tutkusunu yeşilin katliamı üzerine kuran bu gözü dönmüş anlayışa derhal "DUR" denilmelidir!
Ahmet SEVEN
Samsun Bülten


