Son Dakika
Yayınlanma : 18 Temmuz 2026 22:43
Düzenleme : 18 Temmuz 2026 22:55

Makamın Ağırlığı, Sosyal Medyanın Hafifliği ve Bir Valinin Tayt Çıkmazı

Makamın Ağırlığı, Sosyal Medyanın Hafifliği ve Bir Valinin Tayt Çıkmazı
Ardahan eski Valisi Mehmet Fatih Çiçekli’nin bisiklet sporuna olan tutkusu ve bu esnada giydiği spor kıyafeti (tayt) gerekçe gösterilerek görevden alınması, son günlerin en çok konuşulan, hatta TBMM kürsüsüne kadar taşınan bir gündem konusu oldu.

Makamın Ağırlığı, Sosyal Medyanın Hafifliği ve Bir Valinin Tayt Çıkmazı

AHMET SEVEN-SAMSUN BÜLTEN

Ardahan eski Valisi Mehmet Fatih Çiçekli’nin bisiklet sporuna olan tutkusu ve bu esnada giydiği spor kıyafeti (tayt) gerekçe gösterilerek görevden alınması, son günlerin en çok konuşulan, hatta TBMM kürsüsüne kadar taşınan sıcak bir tartışma başlığı haline geldi. Sayın Çiçekli, görevden alınmasının ardından yaptığı açıklamada, “Pedallamaya devam. Ben yelken, kürek sporcusuyum. Bisiklet sporcusuyum. Üzerimdeki kıyafet spor kıyafetidir. Sporu spor kıyafetiyle yapıyorum. Karar büyüklerimizin takdiridir” diyerek olgun bir duruş sergiledi. Buraya kadar her şey normal ve insani görünebilir. Ancak mesele bir devlet adamının profili olduğunda, madalyonun diğer yüzünü çevirip bakmak kaçınılmaz bir zorunluluktur.

Eğri oturup doğru konuşalım; sosyal medyada pek çoğumuz gibi ben de Sayın Vali’nin çalışmalarını, halkla iç içe olan dinamik yapısını beğeniyle izliyor, takdir ediyordum. Ardahan halkının da valilerini bağrına bastığını, bu karara üzüldüğünü ve ona sahip çıktığını net bir şekilde görüyoruz. Halkın bu samimi sevgisi şüphesiz çok kıymetlidir. Ancak toplumsal sevgi ayrı bir terazi, bir valinin taşımak zorunda olduğu devlet hassasiyeti ve makam ciddiyeti apayrı bir terazidir.

Bisiklet sürerken tayt giymeyi normal bir vatandaş tercih edebilir, profesyonel bir bisiklet sporcusu için bu bir zorunluluk da görülebilir. Kaldı ki, sadece bisiklet sürmek için illa ki tayt giyilmesi gerektiğine dair mutlak bir kural da yoktur. Mesele kıyafetin kendisi değil, o kıyafeti giyen kişinin omuzlarındaki unvandır. Devlet adamı kimliğiyle toplumun önünde olan, attığı her adım gözetlenen ve temsil makamında oturan bir bürokrat –hele ki bu kişi bir şehrin en üst mülki amiri, yani vali ise– toplumun hassasiyetlerini ve kültürel kodlarını gözetmek zorundadır. Uygun olup olmayacağını en iyi kendisi bilmeli, tartmalı ve öngörmelidir. Nitekim bu öngörüsüzlük, kendisini bir anda eleştirilerin odak noktası haline getirmiştir.

Bu olay, son yıllarda kamuda iyice çığırından çıkan "sosyal medya bürokratlığı" sorununu da yeniden masaya yatırmayı gerektiriyor. Sosyal medya, kamu görevlileri için bir icraat paylaşım alanı olmaktan çıkıp, adeta bir sahne şovuna, bir "fenomenlik" yarışına dönüşmemelidir. Bizler geçmişte halka tepeden bakan, burnundan kıl aldırmayan, makam odasının kapısından içeri girilemeyen, adeta fildişi kulelerinde yaşayan bürokratlar da gördük. O kibirli duruş ne kadar kabul edilemez ve hastalıklıysa, işi sulandırıp fenomen seviyesine taşımak da o derece sakıncalıdır. Milletimizin bürokratından beklediği şey nettir: Halkın arasına girsin, gönüllere dokunsun, dertliyi ve dertsizi yerinde tanısın. Ancak bunu yaparken devletin vakarına ve ciddiyetine asla gölge düşürmesin.

Sosyal medya dipsiz bir denize benziyor. Kontrolü kaybettiniz mi açıldıkça açılıyorsunuz, fakat dalga boyu büyüdüğünde kıyıya dönüşünüz imkansız hale geliyor. Bir belediye başkanı, bir kaymakam ya da bir vali, attığı adımın nereye varacağını, toplumsal algıda nasıl bir karşılık bulacağını hesap etmekle mükelleftir. Eğer bu ölçüyü bizzat devletin valisi kaçırıyorsa, orada söylenecek söz tükenir.

Kısacası; şartlar, savunmalar ve niyetler ne olursa olsun, bir devlet valisinin taytlı görüntülerle kamuoyu gündemini meşgul etmesi kabul edilebilir bir durum değildir. Ardahan’da iz bırakan, sevilen bir valinin bu şekilde görevden ayrılması kuşkusuz üzüntü vericidir; ancak bu olay, bürokrasi tarihine sosyal medyanın ve usul hatasının yol açtığı büyük bir talihsizlik olarak geçmiştir. Devletin valisi, her halükarda ciddiyetini ve makamının ağırlığını muhafaza etmesini bilmelidir.

Sonuç: Karar doğru ve yerindedir. Sayın Cumhurbaşkanımızın yerinde ben de olsam aynı şeyi yapardım. 

Etiketler: #ArdahanValisi #MehmetFatihÇiçekli #BürokrasiVeSosyalMedya #DevletVakarı #MakamCiddiyeti #SosyalMedyaFenomenliği #SamsunBülten

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.