Samsun Haber
Yayınlanma : 15 Mayıs 2026 12:27
Düzenleme : 15 Mayıs 2026 12:42

Havza da sel gerçeğ: Afet mi ihmal mi?

Havza da sel gerçeğ:  Afet mi ihmal mi?
Deniz kendinden olanı bir gün mutlaka geri alır. Bu doğanın değişmez bir kanunudur. Ne gariptir ki, dere yatakları da tam olarak böyledir.

Havza da sel gerçeğ:  Afet mi ihmal mi?

AHMET SEVEN - SAMSUN BÜLTEN 

Deniz kendinden olanı bir gün mutlaka geri alır. Bu tabiatın değişmez bir kanunudur. Ne gariptir ki, dere yatakları da tam olarak böyledir. Atalarımız asırlar öncesinden uyarısını yapmış, rotayı çizmiş: "Dere yatağına ev yapma sel alır, tepeye ev yapma yel alır." Ancak ne zaman ki büyüklerin sözü kulak ardı edilir, işte o zaman gün gelir insanlık faturayı "eyvah" diyerek, canıyla ve malıyla ödemek zorunda kalır.

Son günlerde Samsun’un Havza ilçesinden gelen görüntüleri izliyoruz, fotoğraflara bakıyoruz. İçimiz acıyor, kahroluyoruz. Ortada ciddi bir felaket var. Evet, gökyüzünden tonlarca yağmur yağdı, doğru; ama yaşanan bu acı tabloyu sadece "doğal afet" kılıfına uydurup kenara çekilmek, gerçeğe gözlerini kapamaktır.

Havza’daki imtihan, gökyüzüyle değil; dere yataklarının hunharca işgal edilmesiyle, ıslah edilmemiş olmasıyladır. Siyasiler şimdilerde "Havza neden afet bölgesi ilan edilmedi?" diye ses yükseltiyor. Kusura bakmayın ama bu felaket göz göre göre gelmiştir. Su yatağını bulur; su, "Yolumu kapatmayın, deremi elimden almayın, bir gün gelirsem baş edemezsiniz" diye yıllardır haykırıyordu. O haykırışı duymayanların, görmezden gelenlerin ihmal felaketidir bu.

Bile bile göz göre göre...Kazaya bu kadar açık davetiye çıkarılır mı? Başta Belediye Başkanı olmak üzere bu güne kadar bu görüntü sizin hiç mi uykunuzu kaçırmadı. O dere yatağında sorunlar varken nasıl uyuyabildiniz? Akıl alacak gibi değil. 

Mayın Üzerinde Ticaret Olmaz!

Belediyelerde istihdam edilen onlarca liyakatli mühendis var. Onlara sormazsanız ya da verdikleri bilimsel cevaplar işinize gelmezse, olacağı tam olarak budur. Oy kaygısıyla hareket edip, aman seçmen ürkmesin, aman kimse darılmasın diye zaman kazanmaya çalışırsanız, günün sonunda hem kendiniz hem de o darıltmaya kıyamadığınız vatandaş büyük zarar görür.

Dere yatağının bırakın kenarını, üzerinde iş yeri açmak ne demek? Bunun ne hukuki bir mazereti ne de mantıklı bir açıklaması olabilir. Dere yatağının üzeri bir kere kimsenin tapulu menkulü olamaz, olmamalıdır! Havza’da dere yatağının üzerinde dükkanlar, iş yerleri gırla gidiyor. Yetkililer veya belediye "Buraları boşaltın, tehlike var" dediğinde, "Ekmeğimizle oynanıyor!" diye dört yanı velveleye verenler, aslında bir mayının üzerinde oturduklarını ne yazık ki bu acı tecrübeyle öğrendiler.

Bugün nerede bir yerleşim yerini sel basıyor, işin sonu felaketle bitiyorsa; suç yağan yağmurun değil, o suyun yolunu tıkayanların, doğanın hakkını gasp edenlerindir. Dere yatağındaki üç beş dükkan yıkılmasın, kimsenin kalbi kırılmasın diyerek faturayı tüm Havza’ya ödetmenin ne manası var? Çocuk getirseniz, bu plansızlığın sonunun felaket olacağını size söylerdi.

Testi Kırılmadan Önce Neredeydiniz?

Halk arasında meşhurdur; Ba'de harâbi'l-Basra... Yani Basra harap olduktan sonra gelen pişmanlığın, aranan çarenin kimseye faydası yok. Önemli olan testi kırıldıktan sonra akıl vermek, testiyi kurtarmaya çalışmak değil; o testi henüz sağlamken, kırılmadan önce korumanın yollarını bulmaktı. Şimdi düşenin akıl vereni çok olur, biz kimseye akıl hocalığı yapacak değiliz. Ama ortadaki yalın gerçeği de konuşmak zorundayız.

Olayın ilk anından itibaren devletimiz tüm imkanlarıyla bölgedeydi. Samsun Valisi, Büyükşehir Belediye Başkanı ve tüm yetkililer hemen Havza’ya koştu, yaraları sarmak için ellerinden geleni yaptı ve yapmaya devam ediyor. Devletimiz var olsun, bu yaralar elbet sarılır, bu enkazlar kaldırılır. Ancak "bunun böyle olacağı zaten belliydi" dediğimiz ihmalkarlıklara artık bir son verilmelidir.

Havza’da yıllardır halı altına süpürülen sorunların, geçici çözümlerle geçiştirilen ihmallerin neticesini hep birlikte yaşadık. Dilerim ki bu son olur. Bundan sonra sorunlar halı altına süpürülmez, popülizme kurban edilmez ve herkes bu acı tablodan gereken dersi çıkarır.

Şehirlerimizde bir daha böyle acıların yaşanmaması duasıyla; devletimiz var olsun. Hayatını kaybeden vatandaşlarımıza Allah'tan rahmet, tüm milletimize ve Havzalı hemşehrilerimize bir kez daha başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimi iletiyorum.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.