EKRANLAR VE DİJİTAL MECRALARDA "HOCA" TARTIŞMASI:
HURAFECİLİK Mİ, HADİS İNKARCILIĞI MI? BUNLARA KARŞI NASIL BİR ÖNLEM ALINMALI?
Kamuoyunda "Cübbeli Ahmet Hoca" olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü, Hüseyin Çevik, Mustafa İslamoğlu, kendisini "Seyyid Muhammed Mardini" olarak tanıtan isimler ve son dönemde sosyal medyada popülerleşen Muhammet Bütün gibi figürlerin söylemleri, dini alanda ve toplumsal tabanda derin bir tartışmayı beraberinde getiriyor. Dijital mecraların ve televizyon ekranlarının yaygınlaşmasıyla birlikte geniş kitlelere ulaşan bu isimlerin metodu, üslubu ve dini yorumlama biçimleri; ilahiyatçılar, sosyologlar ve vatandaşlar tarafından mercek altına alınıyor.
İki Farklı Uç: Hurafecilik ile Mutezili/Mealci Çizgi Arasındaki Bunalım
Geleneksel ve dijital mecrada din söylemi üreten bu isimler, ilahiyat ve din sosyolojisi disiplinleri açısından temel olarak iki ana grupta ve iki farklı aşırılık noktasında değerlendiriliyor:
-
Hurafecilik, Menkıbecilik ve Duygu İstismarı: Ahmet Mahmut Ünlü, Hüseyin Çevik veya kendisini "Seyyid" unvanıyla tanıtan birtakım figürlerin söylemlerinde; sahih dini bilginin ve Kur'anî ilkelerin yerini sıklıkla kaynağı belirsiz menkıbeler, abartılı rüya tabirleri, kitlesel duygu sömürüsü ve rasyonel akılla bağdaşmayan rivayetler alıyor. Dinin özünü oluşturan ahlak, adalet, liyakat ve ibadet bilinci ikinci plana itilerek; rüya, keramet ve gizemli anlatılar üzerinden takipçi kitlesi konsolide edilmeye çalışılıyor.
-
Hadis İnkarcılığı ve Tarihselci/Akılcı Aşırılık: Öte yandan Mustafa İslamoğlu gibi isimlerin başını çektiği yaklaşım ise, geleneği ve köklü İslam müdebbirlerinin birikimini tamamen reddetme noktasında eleştiriliyor. Sahih hadis külliyatını ve sünnet anlayışını toptancı bir yaklaşımla devre dışı bırakan, dinin tarihsel bağlamını tamamen bireysel akıl yürütmelere indirgeyen bu söylem; toplumsal hafızada ve inanç esaslarında ciddi bir güvensizlik ve kırılma yaratıyor.
Bu Söylemleri Dinlemek Faydalı mı, Zararlı mı?
İlahiyat uzmanları ve araştırmacılar, kaynağı belirsiz veya aşırı marjinalleşmiş dini yayınların takip edilmesinin ciddi zihinsel ve inançsal riskler taşıdığına dikkat çekiyor:
-
Sorgulama Yetisini Zayıflatır: Hurafeci ve rasyonellikten uzak söylemler, bireyleri sorgulayıcı düşünceden uzaklaştırarak kişilere teslim olmaya (şahsiyatçılığa) sürükler.
-
İnanç Ezyonu ve Deizm Riski: Bilimsellikten ve akıldan uzak, birbiriyle çelişen dini anlatılar, özellikle genç kuşaklarda dine karşı mesafe oluşmasına, hatta inanç dejenereasyonuna ve deizme zemin hazırlamaktadır.
-
Toplumsal Kutuplaşmayı Besler: Kendi cemaat ve grup alanını tek doğru kabul edip diğer grupları "tekfir eden" ya da aşağılayan dil, toplumdaki dini bütünleşmeyi ve kardeşlik bağlarını zedelemektedir.
Maksat Nedir? Toplumu Nasıl Etkiliyorlar?
Sosyolojik açıdan bakıldığında bu tür yapıların ve söylem sahiplerinin temel maksatları üç ana başlıkta toplanmaktadır:
-
Popülarite ve Dijital Algoritma Gücü: Sosyal medya algoritmaları sansasyonel, sert ve sıra dışı söylemleri öne çıkardığı için bu isimler bilinçli olarak polemik oluşturan konuları gündeme getirmektedir.
-
Nüfuz ve Dini Ticaret (Sermaye): Dini duyguların istismarı üzerinden hem kitlesel bir sadakat (sosyal nüfuz) hem de kitap, yayın, dernek veya bağış organizasyonları üzerinden finansal bir güç elde edilmektedir.
-
Kültürel Erozyon: Sahih dini bilginin yerini popüler kültür ögelerinin alması, toplumun dini medeniyet birikimiyle olan bağını koparmakta; yüzeysel ve sloganik bir din anlayışını hakim kılmaktadır.
Doğru Dini Bilgiye Nasıl Ulaşılmalı?
Eski tahrif edilmiş hurafeler ile modern inkar metotları arasında sıkışan vatandaşların; dini ilkeleri Kur'an-ı Kerim'in rehberliğinde, Hz. Peygamber'in (S.A.V.) sahih sünneti ışığında, akıl, ilim ve ahlak süzgecinden geçirerek öğrenmesi hayati önem taşımaktadır. Ekranlarda veya dijital platformlarda reyting ve izlenme uğruna sunulan şov amaçlı dini içerikler yerine; akademik, sahih ve ahlak odaklı kaynaklara yönelmek toplumsal zihniyet sağlığı açısından en temel gerekliliktir.
#Toplum #DinSosyolojisi #SahihBilgi #Hurafe #Analiz #Gündem #MedyaVEİnanç



