Samsun Haber
Yayınlanma : 24 Mayıs 2026 00:59
Düzenleme : 24 Mayıs 2026 01:13

Bıçağa Ruh Veren Sanatkar: İlkadım’da 6 Bin Çeşit Bıçakla Karadeniz’de Bir İlk

Bıçağa  Ruh Veren Sanatkar: İlkadım’da 6 Bin Çeşit Bıçakla Karadeniz’de Bir İlk
Samsun’un İlkadım ilçesinde, çeliği adeta bir tuval gibi işleyerek sanat eserine dönüştüren 43 yaşındaki bıçak ustası Alper Kızılkaya, açtığı "Bıçak Gezegeni" mağazasında 6 binden fazla bıçak çeşidiyle Karadeniz Bölgesi’nde bir ilke imza atıyor.

Bıçağa  Ruh Veren Sanatkar: İlkadım’da 6 Bin Çeşit Bıçakla Karadeniz’de Bir İlk!

SAMSUN BÜLTEN ÖZEL HABER

Samsun’un İlkadım ilçesinde, çeliği adeta bir tuval gibi işleyerek sanat eserine dönüştüren 43 yaşındaki bıçak ustası Alper Kızılkaya, açtığı "Bıçak Gezegeni" mağazasında 6 binden fazla bıçak çeşidiyle Karadeniz Bölgesi’nde bir ilke imza atıyor. Dokuz yaşında adım attığı bu asırlık zanaatı yaşatmak için ömrünü adayan Alper Usta, bir yandan unutulmaya yüz tutan bıçak kültürümüzü geleceğe taşırken, bir yandan da çırak bulamamaktan yakınıyor.

Samsun’un kalbi İlkadım’da, örs ile çekicin sesini modern bir vizyonla buluşturan bıçak ustası Alper Kızılkaya, çeliğe sadece şekil vermiyor; ona bir ruh, bir kimlik kazandırıyor. Henüz 9 yaşındayken çocuk yaşta gönül verdiği mesleğinde bugün 34 yılı geride bırakan 43 yaşındaki Alper Usta, ürettiği ve estetik birer sanat eserine dönüştürdüğü 6 binin üzerindeki bıçak çeşidiyle kurduğu "Bıçak Gezegeni" adlı mağazasında Karadeniz Bölgesi'nde devasa bir koleksiyona ev sahipliği yapıyor.

Çelik Onun Elinde Sanat Eserine Dönüşüyor

Alper Kızılkaya için bıçak üretimi ticari bir faaliyetten öte, bir kültürü ve sanatı yaşatma mücadelesi. Geleneksel motifleri ve modern işçiliği çeliğin sertliğiyle harmanlayan Alper Usta’nın elinde şekillenen her bir parça, sonraki nesillere miras bırakılacak birer koleksiyon objesi niteliği taşıyor. Çeliği adeta nakış gibi işleyen usta, her bir bıçağın kendine has bir hikayesi olduğunu belirtiyor.

"Bıçak, Anadolu Sosyal Kültürünün Bir Parçasıdır"

Bıçağın Türk kültüründeki ve Anadolu coğrafyasındaki tarihsel önemine dikkat çeken Alper Kızılkaya, bu kadim kültürün izlerini şu sözlerle aktarıyor:

"Bıçak bizim sosyal kültürümüzün çok önemli bir parçasıdır. Anadolu’da, özellikle de kırsal kesimlerde eskiden kimse cebinde çakısı, belinde bıçağı olmadan gezmezdi. Bu sadece bir araç değil, bir geleneğin, bir duruşun simgesiydi. Ben burada sadece bıçak üretmiyorum; bu köklü eski kültürümüzü yeniden canlandırmanın ve yaşatmanın gururunu, sevincini taşıyorum."

Kağıt Testinden Geçmeyen Bıçak Teslim Edilmiyor

Alper Usta’nın işine olan saygısı ve zanaatındaki titizliği, müşterilerine verdiği hizmette de kendini gösteriyor. Mağazasına gelen ve bileyletilen hiçbir bıçak, özel bir testten geçmeden sahibine teslim edilmiyor.

Bileme işlemi biten bıçağı eline alan Alper Usta, önce bir makas hassasiyetiyle kağıdı pürüzsüzce kesiyor. Bıçağın keskinliğinden ve kalitesinden emin olduktan sonra müşteriye teslimat yapan usta, bu titizliğiyle de fark yaratıyor.

"En Büyük Sancımız: Çırak Yetiştiremiyoruz"

Her geleneksel zanaatta olduğu gibi bıçakçılık sanatının da en büyük sorununun insan kaynağı olduğunu vurgulayan Kızılkaya, dertli: "Her meslekte olduğu gibi maalesef bu meslekte de artık çırak yetiştiremiyoruz. Çalışacak, bu işi mutfağında öğrenip geleceğe taşıyacak çırak bulamamaktan yakınıyorum. Eğer yeni nesil bu işe omuz vermezse, korkarım ki bu estetik zanaat bir gün sadece sergilerde kalacak" diyerek yetkililere ve gençlere çağrıda bulunuyor.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.