Samsun Haber
Yayınlanma : 09 Haziran 2026 11:45
Düzenleme : 09 Haziran 2026 11:56

Belediyelere Açık Uyarı: Festivaller Kimlere Emanet?

Belediyelere Açık Uyarı: Festivaller Kimlere Emanet?
Şehirlerimizin meydanlarında, yaz şenliklerinde toplumu ayrıştıran, gençliği zehirleyen bu edepsiz figürleri görmek istemiyoruz. Kültürel erozyona dur demek, kamu gücünü elinde bulunduranların en asli sorumluluğudur.

Toplumsal Çürümenin Taşeronları: Festivaller Kimlere Emanet?

AHMET SEVEN

Son yıllarda "tarz", "özgürlük" ya da "modernlik" adı altında toplumun önüne sürülen bazı figürler, ne yazık ki sanatın o birleştirici ve yüce ruhunu lekelemekten başka bir işe yaramıyor. Şehirlerimizin meydanlarında, yaz şenliklerinde ve belediye festivallerinde boy gösteren, kılık kıyafeti pejmürde, dış görünüşü ve tavırlarıyla adeta birer dejenarasyon sembolü haline gelmiş bazı sözde sanatçılar, kültürel bir erozyonun baş aktörlüğünü yapıyor.

Açık konuşalım: Sahneye çıkan kişinin topluma, hele ki geleceğimiz olan gençlere karşı ahlaki bir sorumluluğu vardır. Cinsiyet rollerini altüst eden, teşhirciliği bir marifet sayan, baştan aşağı dövmelerle kaplı ve saç tıraşından tavırlarına kadar her şeyiyle yabancılaşmış bu tiplerin sergilediği duruşun özgürlükle hiçbir bağı yoktur. Bu, düpedüz bir ahlaki dejenarasyondur.

Gençlik Rol Model Kıskacında

Bu sözde sanatçıların şarkı sözlerine baktığımızda; ayrıştırıcı ifadeler, ahlaka aykırı temalar ve en acısı da gençleri madde bağımlılığına, başıboşluğa özendiren gizli ya da açık mesajlar görmekteyiz. Henüz kimlik gelişimini tamamlamamış evlatlarımız, bu acayip kılıklı figürleri kendilerine rol model olarak seçiyor. Sonuç mu? Kendi değerlerine, geleneklerine ve kültürüne yabancılaşmış; manevi boşluğa düşmüş bir nesil tehlikesi.

Bu milletin köklü bir geçmişi, sarsılmaz ahlaki değerleri ve bir aile yapısı vardır. Toplumun bağrından kopan gerçek sanatçı, bu değerleri besleyen ve yücelten kişidir. Toplumun temeline dinamit koyan, ahlaki sınırları zorlayan ve adeta karanlık odakların taşeronluğunu üstlenerek kültürel bir yozlaşmayı körükleyen kişilere ise "sanatçı" demek, gerçek sanatçılara hakarettir.

Belediyelere ve Kamu Kurumlarına Açık Çağrı

Bu noktada en büyük görev ve vebal, yerel yönetimlerin ve kamu kurumlarının omuzlarındadır. Milletin vergileriyle düzenlenen festivaller, yine bu milletin değerlerine savaş açan kişilerin cebini dolduracağı birer ranta dönüşmemelidir. Böyle şenlik, böyle kültür festivalleri olmaz. Olamaz...

Bu bir suç duyurusudur, bir vatandaşlık uyarısıdır: Belediyeler ve etkinlik organize eden kurumlar, davet edecekleri isimlerde mutlaka belli ahlaki ve kültürel kriterler aramak zorundadır. Halkın parasıyla, halkın ahlakını bozmaya çalışan bu yapılara zemin hazırlanmamalı, bu vebale ortak olunmamalıdır.

Şehirlerimizin meydanlarında, yaz şenliklerinde toplumu ayrıştıran, gençliği zehirleyen bu edepsiz figürleri görmek istemiyoruz. Kültürel erozyona dur demek, kamu gücünü elinde bulunduranların en asli sorumluluğudur. Unutulmamalıdır ki; bir toplumu işgal etmek sadece askeri yollarla olmaz, ahlakını ve kültürünü bozarak içeriden çürütmek en tehlikeli işgal biçimidir.

Yetkilileri uyarıyor, sorumluluk almaya ve bu karanlık gidişata dur demeye davet ediyorum. Gençliğimizi ve geleceğimizi bu taşeronlara teslim etmeyeceğiz!

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.