GÜNDEM Haber Girişi : 21 Temmuz 2012 16:19

80'ler dizisi neden ekran başına kilitliyor?

80'ler dizisi neden ekran başına kilitliyor?
TRT de yayınlanan 80'ler dizisinin bu kadar sevilmesinin altında yatan gerçek nedir? Kaybettiğimiz dostluklar komşuluklar mı yoksa geçmişe özlemmi?

TRT de yayınlanan 80'ler dizisinin bu kadar sevilmesinin altında yatan gerçek nedir? Kaybettiğimiz dostluklar komşuluklar mı yoksa geçmişe özlem mi?

Sema Karabıyık/80'leri nasıl bilirsiniz?

Gülmek mecburidir diye dayatan kahkaha efekti, komikse bile komik değil hissini yaşatıyor seyircide. Gülümseten dizi '80'ler' kahkaha teröründen kurtarırsa kendini gerçekten gülümsetecek. Kimi zaman hüzün, kimi zaman acı, kimi zaman boğazda bir yumru eşlik edecek gülümsemeye.

Şimdilik o yıllarda çocuk olanları, o yıllara ait hatırası olanları hedefleyen, zamanla yeni jenerasyon tarafından da keşfedilebilecek bir dizi olmaya aday 80'ler. Geçmişe özlemin yanında geçmişe merak da canlanırsa; geçmiş zamanda çocuk olmak nasıl bir şeydi diye merak eden çocuklar da geçebilir ekran başına. Geçmişteki hikayede çocuk karakter olmaması büyük eksiklik bu açıdan bakınca.

Bayramlarda dahi çocukları tarafından ziyaret edilmeyen, yalnızlığına terk edilmiş kırgın bir anne babanın sitemiyle başladı dizi. Korumacı, çocuklarını babaya karşı her daim savunan anne; kırılmaktan yorgun düşmüş kalbi ile evlatlarının kendisine reva gördüğü muameleyi anlayamayan bir baba. Anne babayı ziyaret etmemek için her zaman geçerli bir sebepleri olan, yurt dışı turlarının ucuzluğuna bayramı feda eden çocuklar; birbirleriyle küs, kavgalı kardeşler.

Bir araya gelme, birbirlerine tahammül etme, baba evini ziyaret etme gerekçeleri ne hale geldiğimizin bir göstergesi. Baba evini ziyaret etmenin sebebi gönül almak değil babanın hatıralarına göz koymak. Evin müteahhide verilmesi, karşılığında milyon dolarlık beş daire alabilmek için, babanın evi satmam inadı kırılmalı en hızlısından. Kırılan inat değil babanın kalbi olsa da.

Her aile gibi zamana, hayatın trafiğine yenik düşmüştü ekranın yeni ailesi. Geçmişin sıcaklığından yakınlığından çok uzakta.

TRT'nin dönem sitcomu 80'ler; ne oldu da savrulduk, özümüzü kaybettik, ailenin, sevginin içini boşalttık sorularının peşine düşüyor. Dönem dizisini nesneler üzerinden kotarmaya çalışanları geride bırakıp zamanın ruhunu yakalayabilecek mi göreceğiz hep beraber.

Sosyolojik olarak ayakları yere sağlam basan bir proje 80'ler. Birbiriyle görüşmeyen o ailenin de karşılığı var hayatta, geçmişteki sıcacık hallerinin de. Yaşarken fark edilmeyen değişimlerin bam teline dokuna dokuna ilerlerse hikaye, ayna olabilir toplumsal hayatımıza. Ekonomi boyutu görmezden gelinmezse, Banker Kastelli mevzusu yer bulabilirse senaryoda; bin bir güçlükle biriktirilen tasarrufların büyük vaatlerle kandırılarak nasıl heba olduğunu, ocakların yıkıldığını, vahşi kapitalizm karşısında yaşadığımız ilk yenilginin devamında çığ gibi büyüyerek devam ettiğini görebiliriz belki. 80'lerden bu yana yaşadığımız değişimin merkezinde ekonomi var. İtibarın kazanılan parayla ölçülmeye başlanması; dürüstlüğün, fedakarlığın, çalışkanlığın göz ardı edilerek; ne pahasına olursa olsun kazanmanın ilke haline gelmesinin miladı 80'li yıllar.

Bugünden tamamen sıyrılmak; yazılan her sahnede o günü yakalamak büyük dikkat ve özen istiyor. Öylesine köklü değişiklikler olmuş ki gündelik hayatta içinde yaşarken fark etmediğimiz.

Kolaymış gibi görünen zor bir proje 80'ler. Nostalji rüzgarları eşliğinde sanal alemde en zengin malzeme 80'li yıllara ait. 80'li yıllarda çocuk olmak sözlüklerin en zengin içeriğine sahip maddesi. Bu kadar malzeme olması dizi için avantaj değil dezavantaj. Dizinin aşil topuğu olacak malzeme bolluğu. İlk bölümde gördük ki bugüne ait hikayenin ayakları yere sağlam basmasına, derdini başarıyla anlatabilmesine rağmen; dizinin iskeletini oluşturan 80'li yıllar, içinde diyalog barındıran zoraki yazılmış kompozisyon ödevi gibiydi. Geçmişte sünnet düğünü ve yılbaşı nasıl olurdu sorusuna cevap niteliğinde yazılan.

80'li yıllar zaman tünelinde yolculuk yapmak gibi. O yolculuğa tematik olarak seçilen konuların değil sağlam bir hikayenin eşlik etmesi gerekiyor. Çok konuşulan mı çok seyredilen bir dizi mi olmak istiyor sorusunun cevabı hem şekil hem hayat verecek senaryoya.  

http://yenisafak.com.tr/Yazarlar/Default.aspx?i=30830&y=SemaKarabiyik

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.