RÖPORTAJ: HAFTANIN KONUĞU ŞAİR ADEM GÜLTEKİN

  • Samsun Taş Dünyası

Eğitimci-Yazar Celalettin Tutkun'un ropörtaj konuğu:  Şair Adem Gülten oldu

“ÂDEM GÜLTEKİN: ŞİİRLERİMDE ALLAH AŞKINI, İNSANI VE KÂİNATI
ANLATIYORUM”


Celalettin Tutkun: Âdem Bey, öncelikle sohbet teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür
ediyorum. Âdem Gültekin kimdir? Bize yaşam öykünüzü anlatır mısınız?


Âdem Gültekin: Ben de teşekkür ederim, değerli hocam. Yaşam öyküsü dediğimiz şey,
anlatmakla bitmez. Kısaca şöyle anlatayım: 1961 yılında Samsun’un Havza ilçesine bağlı
Şeyhler köyünde doğdum. İlkokulu köyümde, ortaokulu Havza’da okudum. Lise öğrenimimi
ise Merzifon Sanat Okulunda tamamladım.


Emekliyim ve Samsun’da yaşamımı sürdürüyorum. Bununla birlikte çalışmaya da devam
ediyorum. Şairim; yazmaya, topluma bir şeyler söylemeye ve düşüncelerimi insanlarla
paylaşmaya devam ediyorum.


Celalettin Tutkun: Âdem Gültekin neden şiir yazıyor?
Âdem Gültekin: İçinizdeki inancı, aşkı, düşünceleri ve ruhunuzda yaşadıklarınızı anlatmanız
gerekir. Bunu ya şiirle ya da düzyazıyla yaparsınız. Ben, şiirle anlatmayı uygun gördüm.
Şiirin daha güzel, daha anlamlı olduğunu; ahengi ve kafiyesiyle insanın duygularını daha
etkili ifade edebildiğini düşündüğüm için bu yolu seçtim.


Celalettin Tutkun: Peki, şiirlerinizdeki ana tema nedir?
Âdem Gültekin: Ben Allah’ı yazıyorum. Şiirlerimin ana fikri Allah kavramı ve Allah aşkıdır.
Kendimi tasavvuf şairi olarak tanımlıyorum. Allah’ı, kâinatı ve Allah’ın ilmini yazıyorum.
Kâinatı yaratan Allah’ı anlatıyorum hocam.


Bu kâinat boşuna yaratılmadı. Bu âlemin, bu düzenin bir yaratıcısı var. İnsanoğlu neyin
peşinde, yaradanına karşı ne yapıyor? Şiirlerimde bu sorulara cevap arıyorum.


Celalettin Tutkun: Bana daha önce bahsettiğiniz bade içme olayını anlatır mısınız?
Âdem Gültekin: Bizim âşıklarımızın ve şairlerimizin hikâyelerinde, türkülerinde sıkça geçer:
“Pir elinden bade içti.” Ben de eskiden bunları hikâye sanırdım. Acaba neyin nesidir, diye
düşünürdüm. Eski eserlerde anlatılan, geçmişte kalmış olaylar gibi bakardım. Meğer insan
bunları yaşayabiliyormuş. Ben de böyle bir olay yaşadım.


Şimdi, rüyalar da önemlidir. Peygamberimize vahiy ve ayetler gelmeden önce de rüyalar
yoluyla bazı işaretler verilmiştir. İyi insanların güzel rüyalar gördüğüne, rüyaların manevi
yönü bulunduğuna inanıyorum.


Ben de böyle bir olaya tanık oldum. Rüyalarımda pek çok şey görüyorum. Her şeyi anlatmak
istemiyorum ama manevi yönden mutlu oluyorum. Allah beni böyle yaratmış. Benim gönlüm,
gözüm ve kulaklarım burada, sizinle konuşuyor; ama ruhum devamlı Allah’la irtibat hâlinde.
O’ndan hiç ayrılmıyor. Hep O’nu düşünüyorum, hep O’nu hissediyorum. Gözlerim bakıyor,
gördüklerim kalbime işliyor ve içim bunlarla doluyor. Tasavvuf işte böyle bir şey hocam.

Şiirlerimi yazmaya başlamadan önce rüyamda iki kişi gördüm. Bunların melek mi, insan mı
olduğunu bilmiyo

rum. Ancak Allah tarafından geldiklerine, manevi bir olay yaşadığıma
inandım.
Korkmuştum. Ellerinde, avuçlarına doldurdukları mürekkebe benzer bir şey vardı. Bana ilim
vereceklerini söylediler.


“Al,” dediler. “Sana ilim vereceğiz. Ağzını aç.”
Korkudan ne yapacağımı bilemedim. Avuçlarındaki şeyin tamamını nasıl içecektim? Bir şey
olur diye endişelendim. Sonunda korka korka dilimi biraz değdirdim. İşte o olaydan sonra
şiirlerimi yazmaya başladım.


Celalettin Tutkun: Bu bade içme olayı ne zaman gerçekleşti?
Âdem Gültekin: Yaklaşık yirmi beş yıl önce gerçekleşti. Şiirlerimi kitaplaştırmak
istediğimde kitabıma bir isim bulmak ve kapak tasarımını belirlemek için yaklaşık bir yıl
bekledim.


Bir gün tramvay durağından geçerken başörtülü kadınlar gördüm. O anda içime bir ilham
doğdu ve Türbanlı Gelin şiirimi yazdım. Sonrasında kitabın kapak fotoğrafını da bulduk ve
kitap yayımlandı.
Âdem Gültekin’den: “Türbanlı Gelin”
Mevla’m dünyayı ne güzel eylemiş,
Kullarından kendini anmasını istemiş.
Hakk’ın aşkını gönlüne işlemiş,
Mevla’nın güzeli türbanlı gelin.
Vakit vakit namaza durur,
Anlar Kur’an’ı ince ince okur.
Hakk’ı yüreğinde, kalbinde bulur,
İslam’ın güzeli türbanlı gelin.
Celalettin Tutkun: Şiirlerinizde hep tasavvufu mu anlattınız?
Âdem Gültekin: Allah kâinatı ve insanları yaratmış. Şu toprakta neler yetişiyor! Allah,
insanlığa ne büyük nimetler vermiş; dünyayı topraktan gelen nimetlerle doldurmuş. Bütün
bunları düşündüğümüzde insanın bu Allah’a kulluk etmesi gerekmez mi? Ben şiirlerimde
bunu sorguluyorum. İnsanoğlu, kendisini yaratan Allah’a karşı ne yapıyor? Asıl mesele
budur.


Celalettin Tutkun: Topluma vermek istediğiniz mesajlar nelerdir? İnsanlara ne tavsiye
edersiniz?

Âdem Gültekin: Benim düşünceme göre insanın bir gayesi vardır: Kendini Allah’a
sevdirmek. Bunu başardıysan kazanmışsın demektir. Asıl gaye budur.

İnsanın kendisini Allah’a sevdirebilmesi için Allah’ı iyi bilmesi, O’nu tanıması ve öğrenmesi
gerekir. Peygamberlerin neden gönderildiğini, kutsal kitapların insanlığa hangi mesajları
verdiğini anlamak gerekir.


Bu düşüncelerimi şiirlerimle de anlatmaya çalışıyorum.
Âdem Gültekin’den: “Senin Aşkın, Beni Bende Eder Mevla’m”
Aşkın ile hasta oldum düştüm bugün,
Dolaştım cenneti, cehennemi bütün.
Sardı her yanımı tatlı bir aşk, hüzün,
Senin aşkın, beni bende eder Mevla’m.
Şimdi yeryüzüne yağıyor bir yağmur,
Her taraf kendinden geçip oldu mağmur.
Doldu benim bu gönlüme aşk ile nur,
Senin aşkın, beni bende eder Mevla’m.
Gökte bulutlar gelin gibi süzülür,
Buharlar orada bir yağmura dönüşür.
Sonra rahmet olup da yere dökülür,
Senin aşkın, beni bende eder Mevla’m.
Can verir yağmurlar toprağa, çöle,
Dolar balıklar denizlere, göle.
Ey Mevla’m, her şey senin şanına göre,
Senin aşkın, beni bende eder Mevla’m.


Celalettin Tutkun: Kendinizi toplumcu bir şair olarak tanımlayabilir miyiz?
Âdem Gültekin: Evet, toplum için yazan bir şair olduğumu söyleyebiliriz. Yalnızca içinde
yaşadığım toplum için değil, bütün insanlık için de yazıyorum. İnsanlara gerçekleri
anlatmaya, düşündürmeye ve onların hakikati aramalarına yardımcı olmaya çalışıyorum.
Âdem Gültekin’den: “Her Gerçekte Bir Gerçek Var”
Hep gerçeği söyler bütün varlıklar âlem,
Onu söyler yazar; nice defter, kalem.
Bu ilmi anlatmaya çalışıyor Âdem,
Bul gerçekleri, her gerçekte bir gerçek var.
İlim vardır her kum tanesinde, taşta bile,
Elde, ayakta, kirpikte, gözde, kaşta bile.
Ölüyor şu yatağındaki hasta bile,
Gör gerçekleri, her gerçekte bir gerçek var.
Celalettin Tutkun: Âdem Bey, şiirinizle insanlara aktarmak istediğiniz düşünceleri ve
inançlarınızı bizimle paylaştığınız için teşekkür ediyorum. Yazmaya ve üretmeye devam
etmenizi diliyorum.

Âdem Gültekin: Ben teşekkür ederim hocam. Düşüncelerimi ve şiirlerimi paylaşma fırsatı
verdiğiniz için memnun oldum.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.