Haftanın Röportaj Konuğu: Ayşe Atlı Selen
Eğitimci Yazar Celalettin Tutkun Sordu:
"Halk şiirinin samimi sesi, Samsunlu şair Ayşe Atlı Selen ile sanatını, şiirin hayatındaki yerini, edebiyat yolculuğunu, şiire bakışını ve gönül dünyasını konuştuk. Bu güzel röportajın, edebiyatseverlere ilham vereceğine inanıyoruz.”
“Keyifli okumalar dilerim."

Ayşe Hanım öncelikle sohbet teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Okurlarımızın sizi daha yakından tanıması açısından sormak isterim. Ayşe atlı selen kimdir, bize kendinizden bahseder misiniz?
Ayşe Atlı Selen, yedi çocuklu Atlı ailesinin en küçük çocuğudur. Samsun ili, Kavak ilçesi Belalan Köyünde 26 Aralık günü dünyaya gelmişim.
Eğitim hayatıma ilkokul birinci sınıfı atlayarak ikinci sınıftan başladım. Ortaokuldan sonra Samsun Kız ilköğretmen okulundan 1972 yılında mezun oldum.
Daha sonra eğitim Ön Lisans bölümünü bitirdim.
İlk görev yerim Samsun Kavak Tabaklı Köyü ilkokulu oldu. Burada müdür öğretmen olarak 19 yıl görev yaptım.
1977 yılında öğretmen Gülahmet Selen ile evlendim. Biri kız biri erkek iki çocuğum, dört Torunum var.
Samsun merkezde Şehit Cengiz Topel ilkokulu ve Samsun Sakarya ilkokulunda beşer yıl çalıştıktan sonra, 2000 yılında emekliye ayrıldım. Daha sonra özel dershanelerde ilkokul düzeyinde matematik dersine girdim ve beş yıl çalışma sonucu, aktif çalışma hayatıma son verdim. Öğretmenin emeklisi olmaz diye düşünüyorum. Her zaman için öğrenmeye ve öğretmeye hazır bir insanım. Hayat da böyle değil mi?
Şiir merakım çocukluğumda başladı.
Geleneksel halk şairlerinin ve türkülerin şiir yazmamda etkisi büyüktür.
İki tane yayınlanmış şiir kitabım var: “Güne Gülümse” ve “Ben Anadolu”
Besteye alınmış 20 ye yakın şiirim vardır. Türkü formunda bestelenmiştir.
Ayşe Hanım, sizce şiir nedir şair kimdir?
Bana göre şiir: Şairin gönül süzgecinden süzülerek dökülen sözlerin kaleme ve söze yansımasıdır. Şiir koskoca bir deryadır.
Şair toplumda görülen çarpıklıkları, düzgün olayları kısa ve net şekilde kelimelere döker.
Kolay şair olunmaz ben daha bu işin ilk basamağındayım. Şairlik biraz Allah vergisi, biraz da iyi gözlem yaparak taşlama, sevdayı anlatma ve toplumsal olayları düzgün şekilde aktarmaktır.
Kendimi şiir adına şöyle tarif edebilirim.
“Ayselen çıraktır kalanı usta
Yüreği şiire türküye hasta
Şiir koca derya bense bir taka
Yalanlar dururum koca deryada”
Şiirlerinizde milli duyguları yoğun bir şekilde işlediğinizi okuyoruz, vatan, bayrak, devlet gibi. Milli mücadele şehri Samsunlu bir şair olarak bu coşku hakkında neler söylemek istersiniz?
Evet şiirlerimde, genel olarak milli duygular en üst seviyededir.
Tarihini bilen bir insan için böyle olması gerekir diye düşünüyorum.
Bu vatan kolay kazanılmadı bunun bilincindeyim ve gelecek kuşaklara bunu şiirlerle yansıtmam gerekir.
Bir de bu yürekten gelen bir duygudur, engelleyemem.
Hissetmezsem zaten yazamam.
Benim şiirlerimin her birinde okuyana bir ders vardır. Milli duygular, dürüstlük, doğruluk ve biraz da dik başlılık vardır. Şiirlerim neyse ben oyum. İnsanın kişiliği şiirlerine yansır.
“Ayselen” mahlasını şiirlerinizde kullanıyorsunuz. Mahlasınız nasıl aldınız, hikayesi nedir?
Mahlas genellikle şairlerin hocaları tarafından verilir.
Fakat benim öyle olmadı.
2019 yılında Kültür Bakanlığına Halk şairliği için başvurdum.
Göndereceğimiz şiirlerde mahlas olması gerekiyormuş. Ben de adımın ilk hecesiyle soyadımı birleştirdim ve AYSELEN mahlasını kullanmıştım. Ankara'da bakanlıktaki jüri de mahlasımı çok beğenmişti.
Halk Şairi olarak kayıtlara geçtikten sonra bu mahlası kullanıyorum.
Kadın şair olmak hakkında neler düşünüyorsunuz?
Kadınlar, toplumda her alanda olduğu gibi şairlikte de yer edinirken biraz zorlanıyor. Özellikle aşk şiirleri yazarken iki kere düşünmek zorunda kalıyor. Toplum baskısı diyelim.
Sevda şiirlerini ben genellikle, erkek ağzıyla yazmayı tercih ediyorum.
Yakin zamanda şahsınıza düzenlenen vefa gecesine katılmıştık. Çok güzel bir etkinlikti. Bu etkinlik hakkında neler söylemek istersiniz.
24 Haziranda adıma düzenlenen gece beni fazlasıyla mutlu etti.
İnsanlar yaşarken böyle geceler düzenlenmeli. Gecemiz çok da güzel oldu.
Siz bir öğretmensiniz, bu kutsal meslek şiirlerinize nasıl tesir etti?
19 yıl çalıştığım Anadolumun çok güzel bir köyündeki insanların cefaları, vefaları beni fazlasıyla etkilemiş ve şiir yazmamda büyük katkısı olmuştur.
Dünyaya tekrar gelsem yine öğretmen olur yine o kırsal köylerde çalışmak isterim.
Genç şairlere tavsiyeleriniz nelerdir?
Genç şairlere tavsiyem, çok şiir okusunlar. Çok yazsınlar. Yılmasınlar.
Gördükleri çarpıklıkları yazsınlar. Devamlı okuyup yazsınlar. İlerleyeceklerinden eminim.
Bilgi ve kültür birikimi olmadan şiir olmaz diye düşünüyorum.
Bundan sonrası için projeleriniz, hayalleriniz nelerdir?
Bundan sonra tek isteğim, bestelenmiş şiirlerimden birkaçının TRT repertuarına girmesi, yıllarca sevdalı yüreklerin dillerinde söylenmesi. Bunu çok arzuluyorum.
İki kitap olacak kadar şiir birikimim var. Onları da yayınlayıp, insanlara şiiri sevdirmek benim için en güzel projedir.
Ayşe Hanım bu güzel sohbet için çok teşekkür ediyorum, çalışmalarınızda başarılar diliyorum. Kaleminiz daim oldun.
Bende teşekkür ediyorum Celalettin Bey.



