HAFTANIN RÖPORTAJ KONUĞU: AHMET KÖKSAL

Ahmet Bey sohbet teklifimi kabul ettiğiniz için teşekkür ediyorum. Okurlarımızın sizi daha yakından tanıyabilmesi adına sormak isterim. Ahmet Köksal kimdir?                                           

Celalettin Bey, öncelikle bana bu fırsatı verdiğiniz için teşekkür ederim.

18.05.1964 Samsun Kavak doğumluyum. İlkokulu babamın görevi sebebiyle 3 ayrı köy okulunda okudum. Ortaöğrenimimi Samsunda tamamladım. Endüstri Meslek Lisesi Motor bölümünü bitirdim. Vatani görevimi tamamladım. Sonrasında ise kamuda işe başladım. Çalışırken, AÖF İktisat fakültesi lisans bölümünden mezun oldum. Daha sonra Radyo TV programcılığı ön lisans programını tamamladım. Halen bir kamu kuruluşunda çalışmakta olup evli ve 3 çocuk babasıyım.

Sizi Köşe Yazarı olmaya iten sebepler neydi?

Gerek ülkemizde gerekse dünyamızda yaşayan insanların birçok sorunu var. Bu sorunlar gizli saklı kalıp ortaya dökülmediği sürece ortada kalmakta ve etkileri daha da artmaktadır. Bu sorunların birilerine sataşmadan ya da kalem kavgası yapmadan ortaya çıkartılıp görünmesi sağlanırsa insanlar daha da mutlu olacaklardır.

Zaten bu sorunların kaynağı bellidir. Kaleme aldığımız yazılarla bu kaynakları gösterip sorunların ortadan kalkması için çözüm yollarını da belirterek ortadan kaldırılmasına az çok etki etmek beni mutlu ediyor. Acımasız bir dünyada insanlara biraz olsun faydalı olmaya çalışıyorum.                                                                

samsunbulten.com internet haber gazetesinde yıllardır köşe yazıları kaleme alıyorsunuz. Konularınızı kaleme alırken hangi konuları ön plana çıkarıyorsunuz, hangi konulara özellikle değiniyorsunuz?

Üç bölümde bu sorunuza cevap vermek isterim.

Birincisi; dünyada bizden farklı mazlum ya da zalim olarak değerlendirebileceğimiz millet ve topluluklar var. Eskiden dünya büyük kavramı varken bugün dünyada iletişim arttıkça, insanlık birbirini iyice tanımaya başladıkça zalim ve mazlum ikilemi ortaya çıkmıştır. Burada insanlığa zararı olanları yazmak ve mazlum dediğimiz insanları uyandırmak gibi bir düşüncem oluştu. Bunları yazma gereği hissettim.

İkincisi; İslam dünyası, Türk dünyası ve ülkemizin sorunlarıdır. Burada da dünya üzerindeki yanlış uygulamaların coğrafyamıza yansımaları oluyor. Bu yansımalara karşı uyanık olmak, uyanık tutulmak ya da uyanık tutmak gibi bir görevimizin olduğunu düşünüyorum. Bu durumları da yazılarımda değerlendiriyorum.

Üçüncüsü, yaşadığımız vilayet ve buradaki genel sorunlar, bu sorunların çıkış yolları… İlimizin tanıtımı… Gözlemlediğimiz güzel ya da çirkin olan şeyler… Bunların muhataplarına isim, sıfat ve zamir içerikleri olmadan sadece sorunlar ve çözüm yollarını belirterek yazılarımla sesleniyorum. Bunların zamanla birçoğunun düzeltilmesi bana gurur veriyor.

Samsun Şehrinin kültürel çeşitliliği, zenginliği, sorunları, gelecek vizyonu hakkındaki görüşleriniz nelerdir?

Samsun, doğu, batı, güney ve kuzey diye belirtebileceğimiz her yönden kültürel etkileşimi en çok yaşayan bir şehirdir. Doğudan Karadeniz sahil bölgesi, güneyden iç Anadolu ve zaman zaman güneydoğu etkisi olmuştur. Batıdan İstanbul etkisi vardır. En ilginci Sovyetler birliğinin dağılmasından doğan gerek Rus ve gerekse Türk dünyasının yansımalarını yaşamış ya da yaşamaya devam etmekte olmasıdır. Son büyük depremlerden doğan göç hareketleri de Samsunun demografik yapısını oldukça etkilemiştir. Ayrıca zaman zaman Suriye ve Irak kültür yapısına da şahit olmaktayız.

Bütün bu gelişmelerle kent alt yapısı ve ulaşımı büyük yara almış olup son zamanlarda toparlanmaya başlamıştır. Samsunun öz kültür yapısında da bu etkileşimin yansımaları çok açık olarak görülmektedir. Bizler bu kültür altyapısını sürekli dile getirerek günlük sorunların altında kalmadan bir vizyon ortaya koymalıyız. Biz Samsundaki yazarların bence en önemli görevi budur.

Yazılarınızla ilgili olumsuz geri bildirimleri veya eleştirileri nasıl ele alıyorsunuz?

Ben doğru, iyi niyetli, seviyeli eleştirilere açık bir insanım. Teşekkür eder, elimden geldiği kadar kendimi düzeltmeye çalışırım. Olumlularda bir teşekkür bir dua benim için yeterlidir. Ayrıca hiç kimsenin şahsına yönelik veya ismini kullanarak bir yazı yazmam. Bu nedenle çok olumlu yönde geri dönüşler aldım.

Samsun yazarlar derneğinin aktif bir üyesi olarak derneğin kültürel çalışmaları hakkında neler söylersiniz?

Samsun Yazarlar Derneğine 2005’te katıldım. Dernek Samsunda yazarlık kültürünün lokomotifi olmuştur. Birçok yazar ortaya çıkmış ve kitaplar oluşmuştur. Derneğimizin en önemli faaliyeti, yazar ve kitap tanıtımı üzerine yoğunlaşmasıdır. Dernek bir irade ortaya koymuştur.

Gerek şiir akşamları programları ve gerekse yazarları ön plana çıkartan etkinlikleri Samsunda bir yazar ve kitap kültürü oluşturmuştur. Ayrıca bu programlar Türk Halk Müziği eklemeleriyle ayrı bir boyuta taşımıştır. Yazarlara pek kulak asmayan idarecilerden, yazarlara ve kitaplara değer veren bir yapıya dönüşüm olmuştur. Bu konularda kuşkusuz İlkadım belediyemizin de yer ve imkân konusunda ki desteği çok güzeldir.

Köşe yazarlığı dışında başka alanlarda da deneyiminiz, çalışmalarınız, hobileriniz var mı?

Kısa bir süre internet radyoculuğu yaptım, bir ay kadar. Bağlama çalarım. Sesim güzel olmadığı için grup koro olarak türkü söylerim. Ağaç işleri ya da teknik konularda mini bir atölyem var, bazen orada kafa dinlerim, bol bol yürüyüş yaparım.

Yaşamınızda size ilham veren kişiler, olaylar, kitaplar oldu mu? Olduysa bahseder misiniz?

Gazi Mustafa Kemal Atatürk. Benim için son yılların ilham kaynağıdır.

Peygamberimiz Hz. Muhammed (s.a.v) ve mücadele arkadaşları.

Metehan ve Atilla, Fatih Sultan Mehmet. Savaşçılıkları ve mücadele insanları olması.

Yaşar Doğu, güreşçiliği yanı sıra iç dünyasının güzelliği.

Ömer Seyfettin hikayeleri

Ahmet Günbay Yıldız’ın “Yanık buğdaylar” isimli eseri beni çok etkilemiştir.

Ayrıca Oğuz Özdeş romanları, Abdurrahim Karakoç şiirleri, Mehmet Akif Ersoy.

Beni etkileyen yazar ve şairlerimizdir.

Bundan sonrası için kültürel hedefleriniz nelerdir?

Köşe yazıları kaleme almayı devam ettirmeyi düşünüyorum. Zira bir kitap yazarsınız ilk etapta çok az kişiye ulaşırsınız. Ama bir yazınız yerini bulursa çok sayıda kişiye ulaşırsınız. Burada amaç anlatmak istediğiniz şeyleri anlatabilmek ve buradan sonuçlara ulaşmaktır. Birde yukarıda izah etmeye çalıştığım insan sorunlarının giderilmesi noktasında faydalı olma isteğimdir. Evet, kitap yazma harikadır. Geleceğe yönelik yazarsınız. Gelecek zaman içinde bir amacınız olur ona yönelirsiniz. Bir köşe yazısı o günü anlatır sonra kimse hatırlamaz gibi durur. Ama sonuçları itibariyle sizi onurlandıracak güzel şeylere sebep olmak sizi mutlu eder.

Ama köşe yazılarımdan oluşan bir kitap oluşturmak benim de bir idealimdir.

İnsanları uyandırmak, uyanık tutmak, doğru bilgilerle bilgilendirmek bir köşe yazarının görevidir. Bu görevlerim doğrusunda devam etmek istiyorum

Okurlarımıza, Samsun halkına, gençlere son olarak neler söylemek istersiniz?

Dünyanın sorunlarına ya da güzelliklerine yumak olmadan ayağa kalkıp her zaman kıyamda durmaları, uyanık olmaları ve en önemlisi hiçbir fikre, guruba, düşünceye dağarcıklarını bağlamadan hep doğruya dürüstlüğe yönelip kendi iradelerini hiç kimseye teslim etmemeleridir. Gerçek özgürlük budur. Sevgi saygı ve edep çizgisinden şaşmadan istedikleri ve kendilerine en yakın buldukları alanda kültürel bir faaliyet yapmalarıdır. Zira öz kültür ve iradeleri hep o eserlere yansıyacaktır.    

Ahmet Bey bu keyifli sohbet için çok teşekkür ediyorum. Kaleminiz daim olsun.

Bende teşekkür ediyorum Celalettin Bey.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.