YÜZYILIN KONUT PROJESİ

    YÜZYILIN KONUT PROJESİ

Malumunuz olduğu gibi ekonomimizin lokomotifi inşaat sektörü ya, bir yandan özel sektör bir yandan da TOKİ son hızla bu sektöre yatırım yapmaya devam ediyor. Her ikisi de adeta yarış halindeler neredeyse.

     TOKİ’nin bu sektördeki yeni girişimi ise 500 bin yeni konut projesi. Bu konuda Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ‘’Yüzyılın konut projesinin’’ detaylarını 24 Ekim günü ilk açıklamıştı.

     Projeye göre;

     “Ev Sahibi Türkiye” sloganı kullanılan kampanya kapsamında 81 ilde TOKİ eliyle 500 bin konut inşa edilecek. Proje ile yüksek konut/kira fiyatlarının da dengelenmesi hedefleniyor. Konutlar yüzde 10 peşinat, 240 aya varan vade imkanlarıyla satışa sunulacak.

     Proje kapsamında inşa edilecek evler 80(2+1), 65(2+1) ve 55(1+1) metrekarelik olacak. Dağılımı belli olan bazı iller şöyle: İstanbul’da 100.000, Ankara’da 30.780, İzmir’de 21.520, Gaziantep’te 13.940, Konya’da 13.670, Şanlıurfa’da 13.190, Diyarbakır’da 12.170 konut.

     Ayrıca proje kapsamında bazı gruplara da kontenjan ayrılacak. Bu oranlar ise şu şekilde:

     Şehit aileleri, terör, harp ve vazife malulleri ve gazi: yüzde 5,

     Engelli vatandaşlarımız: yüzde 5,

     Emekli vatandaşlarımız: yüzde 20,

     3 ve daha fazla çocuklu aileler: yüzde 10,

     Gençler: yüzde 20

     Projeye başvurmak için;

     18 yaşını doldurmuş ve en az 10 yıldır T.C. vatandaşı olmak,

     Başvuru sahiplerinin (eşi ve çocukları dahil) üzerine kayıtlı tapu bulunmuyor olması,

     Hane halkı aylık net geliri İstanbul için en fazla 145 bin TL, diğer iller için en fazla 127 bin TL olma koşulu bulunması. (Şehit aileleri ile terör, harp ve vazife malulleri bu şarttan muaf tutulacak.),

     Başvuru yapılacak yerlerde (il ise ilde, ilçe ise ilçede, belde ise beldede) adrese dayalı kayıt sistemine göre; başvuru döneminden geriye doğru 1 yıldan az olmamak koşuluyla ikamet ediyor olunması şartları aranacak.

     Ayrıca emekliler ve deprem bölgesi illeri için nüfusa kayıt veya en az 1 yıl ikamet şartı aranacak.(1)

     Bu bilgiler ışığında değerlendirildiğinde özellikle evi olmayanlar için iyi bir fırsat olarak gözüküyor. Hem de ev ve kira fiyatlarının oldukça yüksek olduğu bir ortamda…

     Yalnız bazı konularda ‘’Neden böyle düşünülmüş’’ diye de sormadan edemiyorsunuz.

     Mesela projede evler neden sadece 1+1 ve 2+1 olarak düşünülmüş? Neden 3+1 ya da 4+1 daireler yok? Acaba sadece tek çocuklu ya da çocuksuz aileler için mi düşünüldü diye sormadan edemiyorsunuz. Hatta 3 ve daha fazla çocuklu aileler için %10 kontenjanı ayrılmış. Yani bu evlerde çok çocuklu ailelerin az olması isteniyor sanki.

     TÜİK kayıtlarına göre;

     2022 yılı nüfusu 85 milyon 279 bin 553 kişi.

     2023 yılı nüfusu 85 milyon 372 bin 377 kişi.

     2024 yılı nüfusu 85 milyon 664 bin 944 kişi(2)

     Görüldüğü gibi son yıllarda nüfus artışı yok denilecek kadar az. Bu durumda piyasada arz fazlası olacaktır. Üstelik özel sektörde de sürekli inşaatlar devam ediyor. Hal böyleyken 500 bin konut ne amaçla yapılmak isteniyor? Ya bu Yüzyılın Konut Projesi beklendiği gibi olmazsa. Yapılan binalara yeterli başvuru olmayıp da binalar elde kalırsa…

     Bu konuda dünyadan örnekler var. Mesela Çin’deki hayalet şehirler. Bu projelere büyük umutlarla başlanmış olmasına rağmen sonradan çok az yerleşim olmuş.

     Bunlardan birisi Çin'in doğu kıyısındaki Jiangsu eyaletindeki Evergrande Kültür Turizm Şehri. Başlangıçta Temmuz 2021'de tamamlanması planlanan terk edilmiş proje Disney’e rakip olarak turistik amaçlı eğlence merkezi olarak planlanmıştı. 263 dönümlük bir alanı kaplayan şehir, şirketin 300 milyar doları aşan borcunu ödeyemeyip iflas etmesinden dolayı tamamlanamadı.

     Bir diğeri Kangbashi. Ordos eyaletine bağlı bir şehir. Çin’in Dubai’ye rakip amaçlı inşa ettiği bu şehir, Gobi Çölü üzerine yapılmıştı. bir milyon insana ev sahipliği yapması için planlanmıştı. Ancak 2023 yılı sonu verilerine göre, burada yaklaşık 126.900 kişi yaşıyor.

     Bir diğeri Tianducheng şehri. Zhejiang eyaletine bağlı Hangzhou şehrinin dışında bulunan Tianducheng şehri, 31 kilometre karelik bir alanı kaplıyor ve ilk inşa edildiğinde 10.000 kişilik bir nüfusa ev sahipliği yapacak şekilde inşa edilmişti. Ancak ilk raporlar, sadece 2.000 kişilik bir nüfusa sahip olduğunu gösteriyordu. Şehir Paris’ten ilham alınarak inşa edilmiş ve burada Eyfel Kulesinin de bir kopyası bulunuyor.(3)

     Çin’deki hayalet şehirler sadece bu kadar değil, daha da var. Hayalet derken tamamen terkedilmiş değil ama nüfus olarak planlamanın çok çok altında insan yaşıyor.

     Bir örnek de ülkemizden verelim:

     Burj Al Babas: Bu ismi ilk okuduğunuzda sanki Arap şehri algısı oluşturuyor insanda. Ama değil. Mudurnu’da.

     Arap pazarını hedefleyen ortaklar, projeye Burj Al Babas Termal Turizm Şirketi adını verdiler ve evleri Kuveyt’teki emlak acenteleri aracılığıyla pazarlamaya başladılar. Proje, birbirine çok benzeyen ve Gotik, İngiliz ve Amerikan mimarisinin unsurlarıyla karakterize edilen 732 adet üç katlı lüks villanın inşasını içermektedir.(4)

     Burj Al Babas’ın inşaatına 2014 yılında başlandı ve projenin 2019 civarında bitmesi bekleniyordu. İşin aslı villaların neredeyse yarısı proje daha tamamlanmadan satılmıştı bile. Fakat ülkede giderek kötüleşen ekonomi ile birlikte Burj Al Babas için işler sarpa sarmaya başladı. 2018 yılına gelindiğinde villaların satışları da durdu. Ertesi sene başlayan ve tüm dünyayı kasıp kavuran Koronavirüs Salgını da Burj Al Babas’ın inşaatı durdu. Bu yer, uzaktan bakıldığında Disney Dünyası’nın çarpık bir hayaletini andırıyor.(5)

     Şu an ekonomik durumun iyi olmadığını uzmanlar da söylemekteler. Bu durumda mesela 500 bin konut için her bir daireye en az iki kişi olarak düşünürsek bir milyon kişi demek oluyor. Nüfus bu kadar hızlı artmadığına göre bu evlerde kim oturacak.

     Evlere iki farklı fiyat tarifesi uygulanmış. İstanbul ve İstanbul dışı olarak. Mesela İstanbul’daki en küçük 1+1 daireye 195.000 TL peşinat ve aylık 7 bin 313 TL aylık taksit düşünülmüş. Günümüz şartlarında asgari ücretli çalışanın veya emeklilerin bu meblağı karşılaması çok zor.

     İstanbul’a yapılacak 100 bin konuta ilave olarak 15 bin de kiralık konut yapılması düşünülüyor. Ve bu Türkiye’de bir ilk. Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan bu proje ile ilgili tanıtım konuşmasında kiralık konutlarla ilgili şu sözlere yer vermişti:

     ‘’Kiralık konut projesi kapsamında işçi, memur, asgari ücretli, sosyal hak sahibi ailelerimiz, genç çiftlerimiz ve kentsel dönüşüm kanunu kapsamına giren hak sahiplerimiz için ayırdığımız kontenjanları önümüzdeki günlerde milletimizle paylaşacağız. Konutlarımız bölgedeki rayicin yarı fiyatına kiralanacak ve kira sözleşmeleri 3 yılı kapsayacak.’’(6)

     Hal böyle olunca ‘’Devlet neden ev sahipliğine soyunur?’’ diye de sormadan edemiyorsunuz. Ve şöyle de bir yorum geliyor insanın aklına:

     İstanbul’a satılık ve kiralık olmak üzere toplamda 115 bin konut düşünülüyor. Acaba bu kadar çok sayıda konutun yapılacak olmasıyla İstanbul’da bir yerlerin kentsel dönüşüm adı altında boşaltılıp bu konutlara taşınması mı düşünülmekte? Sayın Cumhurbaşkanı’nın konuşmasında, ‘’Kentsel dönüşüm kanunu kapsamına giren hak sahiplerimiz’’ ifadesinden ne kasdedilmekte?

     Belli mi olur, Önümüzdeki aylarda ya da yıllarda bir bakmışsınız İstanbul’da deprem olmuş ve bu depremden sonra bazı bölgeler riskli görülüp ‘’Rezerv Alan’’ ilan edilerek boşaltılmak istenmiş. Ve buralarda ikamet eden halk da bu yapılan konutlara yerleştirilmiş.

     Bu sadece İstanbul için değil tüm şehirlerimiz için geçerlidir. Sonuçta ‘’Rezerv Alan’’ durumu var. Ve yine şehirlerdeki ‘’Beton’’ esareti artmaya devam eder.

     An itibarıyla insanımızın eve ihtiyacı olduğunu düşünmüyorum. Öncelikli yapılması gerekenin daha yaşanabilir bir ekonomik durum ve refah seviyesinin arttırılması olmalıdır.

     Malum önümüzdeki yıllarda ekonominin daha da durağan hale geleceği söylenmekte. Hatta asgari ücretin 27 bin lira olacağı söylenmekte. İnşallah böyle olmaz. Olursa da sosyal ve ekonomik olarak bu millet bunu kaldırabilir mi? Onu da Allah bilir.

     Doğruluğuna inandığım bir konu varsa, o da Devletin bir an önce tasarruf tedbirlerini daha etkin bir şekilde uygulamaya koymasıdır.

 

     Kalın sağlıcakla

 

     Hakan ÖZGEN

     28 Ekim 2025

 

(1)https://csb.gov.tr/500-bin-sosyal-konut-ile-ev-sahibi-turkiye-bakanlik-faaliyetleri-42879

(2)https://data.tuik.gov.tr/Kategori/GetKategori?p=Nufus-ve-Demografi-109

(3)https://www.loveproperty.com/gallerylist/120724/explore-chinas-infamous-ghost-cities-with-65-million-empty-homes

(4)https://en.wikipedia.org/wiki/Burj_Al_Babas

(5)https://www.bilimkurgukulubu.com/genel/inceleme/dunyanin-dort-bir-yanindan-10-hayalet-sehir/

(6)https://www.youtube.com/watch?v=uXe5KQbUuAc

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Kemal erdoga29 Ekim 2025 12:45

    Cok aydınlatıcı ve güzel bir yazı emeginize saglık