Yeni Gülistanların Yaşanmaması İçin Devletimizin Demir Yumruğu Masada!
YILDIRIM DEMİRCİ
Belki Gülistan’ı geri getiremeyeceğiz ama yeni Gülistanların yaşanmaması için Devletimiz demir yumruğunu masaya vurmuştur. Türkiye’de kişilerin görevleri, unvanları, makamları ve maddi güçleri ne olursa olsun hukuk karşısında herkes eşittir.
Diyarbakırlı fakir bir aile, köyde sattıkları yumurta parasıyla evladımız okusun, vatana ve millete hayırlı insan olsun diye Munzur Üniversitesine gönderdi. Gülistan ise ailesine yük olmamak için pazarlarda balık temizleyerek ve kafeteryalarda bulaşık yıkayarak okul harçlığını çıkarmaya çalıştı.
Kur’an-i ifadeyle hayvanlardan daha aşağı varlıklar, devletin imkânlarını kullanarak pis şehevi arzularını Gülistan’ı kirleterek tatmin ettiler. Yetmedi, devletin gücüyle de cinayeti örtmeye çalıştılar.
Maalesef bazı mahfiller bu münferit olayı bahane ederek haksız bir şekilde devletimize ithamlarda bulunuyorlar. Şurası çok iyi bilinmelidir ki, Valilerimiz ve Kaymakamlarımız başta maddi durumu yetersiz olan öğrencilerimize ve halkımıza her türlü yardımı yapmaktadırlar. Devletimizin tüm imkânlarını halkımızın huzur ve refahına seferber etmektedirler. Mülki amirlerimiz illerde ve ilçelerde devletimizin şefkat eli ve merhamet kucağıdır.
Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Türkiye’de kişilerin görevleri, unvanları, makamları ve maddi güçleri ne olursa olsun hukuk karşısında herkes eşittir. Bu menfur olayın failleri, yardım ve yataklık edenler şimdi bağımsız Türk yargısı karşısında hesap veriyorlar. Tunceli’den tüm Türkiye’yi gözyaşlarına boğan Anne Bedriye Doku’nun ağıtları bir nebze de olsa hafifledi.
Belki Gülistan’ı geri getiremeyeceğiz ama yeni Gülistanların yaşanmaması için Devletimiz demir yumruğunu masaya vurmuştur. Konuyla yakinen ilgilenen ve kimsenin gözünün yaşına bakmayan başta Cumhurbaşkanımız Sayın Recep Tayyip Erdoğan olmak üzere korkusuz Adalet Bakanımıza ve cesur Başsavcımıza saygı, hürmet ve tazimlerimi arz ederim.


