YAPAY ET YER MİYİZ?

YAPAY ET YER MİYİZ?

     Hani şu gıda güvenliği konusu. Ülke gündeminden bir türlü düşmüyor. Artık doğal gıdaya erişebilmek çok zor. Özellikle işlenmiş gıdaların raf ömrünü uzatmak için ve aynı şekilde diğer kuru gıdalar için de kullanılan kimyasallar sağlığımızı tehdit ediyor.

     Ancak bu konudaki gelişmeler öyle hızlı ki neredeyse katkılı gıdaları da arayacağımız günler yakın gibi gözüküyor. Zira katkılı gıdanın yanında artık yapay gıdalar da üretilmeye başlandı ve bunlardan en çok adını duyduğumuz da yapay et konusu.

     Yapay et nedir?

     Yapay et, kabataslak anlatmak gerekirse hayvanlardan alınan numuneler ile laboratuvar ortamında yapılan kültür eti olarak biliniyor. Laboratuvarda meydana gelen bu tür etlere, halk arasında yapay et deniliyor.

     Yapay et üretimi için ilk olarak keçi, sığır, dana, tavuk gibi eti yenen hayvanlardan numuneler alınıyor. Alınan bu numunelerden kök hücreleri elde ediliyor. Bu kök hücreler, aminoasit, glikoz, vitamin ve minerallerden oluşan bir çözelti ile karıştırılıyor. Meydana gelen bu karışımlar, laboratuvar ortamındaki biyoreaktörlere yerleştiriliyor ve bir süre sonra ortaya kas hücreleri çıkıyor. Meydana gelen bu hücreler, yapay et olarak adlandırılıyor.(1)

     İlk yapay et, Hollandalı bilim insanı Prof. Mark Post’un geliştirdiği laboratuvar üretimi hamburger oldu ve 2013 yılında Londra’da canlı yayında halka tanıtıldı. Bu yapay etin maliyeti 330 bin dolardı. Sonraki yıllarda diğer ülkelerde de yapay et üzerine çalışmalar devam etti. Ancak 2020’de Singapur’da ilk yapay tavuk eti ticari olarak tüketime sunuldu.

     Şu an için A.B.D., İsrail, Kanada, Hong Kong, Hollanda, Singapur, Çin, Çek Cumhuriyeti, İspanya, Arjantin, Hindistan, İsviçre, Fransa, Avustralya, İngiltere, Japonya, Belçika ve Türkiye’de üretiliyor.(2)

     Evet yapay et ülkemizde de üretiliyor. Bu üretim ticari olarak değil henüz deneme aşamasında. Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı, yapay et konusunun gündeme getirilmesi üzerine Türkiye’nin yapay ete izin vermeyeceğini şu sözlerle ifade etmişti:

     ‘’Zaman zaman ‘Bakanlık yapay ete izin verdi’ gibi haberler paylaşımlar yapılıyor. Yapay et kesinlikle gündemimizde yok arkadaşlar. Yapay et üretimine izin verilmesi asla söz konusu değil. Yapay et konusunda herhangi mevzuat çalışmamız bulunmadığını da belirtmek isterim. Biz, ülkemiz hayvancılığını geliştirmek için çalışıyoruz. Hayvan varlığımızı arttırmak için politikalar üretiyoruz. Yapay et konusunu asla gündemimize almayacağımızı ifade etmek isterim.’’(3)

     Ancak İklim Kanunu üzerinden Türkiye’de yapay et üretileceğine dair yoğun eleştirilerden dolayı Tarım ve Orman Bakanı İbrahim Yumaklı 17 Ağustos 2025 günü yaptığı açıklamada ‘’İklim Kanunu'nda yapay etle ilgili tek bir kelime dahi bulunmamaktadır, böyle bir düzenleme yoktur.’’ dedi.(4)

     Doğrudur; İklim Kanunu’nda yapay etle ilgili tek bir kelime dahi bulunmuyor. Ancak İklim Kanununun 2. Maddesinde Tanımlar başlığı altında ‘’Sera gazı emisyonu’’ şu şekilde tanımlanmış:

     Sera gazı emisyonu: Kızılötesi radyasyon emen ve yeniden salan, hem tabii ve hem de beşeri kaynaklı olabilen karbondioksit, metan, diazotoksit ve hidroflorokarbonlar, perflorokarbonlar, kükürt hekzaflorür gazlarının ve gaz benzeri diğer atmosfer bileşenlerin salımını ifade eder.

     Bu tanımda görüldüğü gibi ‘’metan’’ gazının sera gazı emisyonuna sebep olduğu belirtilmiş.

     Yine aynı kanunun ‘’Sera gazı emisyonlarının azaltım faaliyetleri’’ başlığı altında 5. Maddesinin 1. Bendi de şu şekildedir:

     MADDE 5- (1) Sera gazı emisyonları; Ulusal Katkı Beyanı, net sıfır emisyon hedefi ve Başkanlık tarafından yayımlanan veya güncellenen strateji ve eylem planları doğrultusunda azaltılır.

     Bu maddede açıkça sera gazı emisyonlarının net sıfır emisyon hedefiyle azaltılması amaç ediniyor. Yani net sıfır emisyon hedefi için metan gazı salınımını azaltma amacı güdülüyor.

     İklim Kanunu’nda yapay et ile ilgili tek bir kelime bulunmuyor. Tamam. Ancak ineklerin çıkardığı metan gazının küresel ısınmaya sebep olduğu iddia ediliyorken ve buna göre de küresel ısınmayı engellemek için metan gazı azaltımı hedefleniyorken, hayvan sayısında azaltmaya gidilmez mi? Bu durumda hayvan sayısı azaldığında insanlar et bulamayınca ne yiyecek? Cevap: Yapay et.

     Bu günlerde belki de çok uçuk kaçık bir iddia gibi gelebilir. Ancak önümüzdeki yıllarda şartların neye göre ve nasıl değişeceğini kim bilebilir ki?

     Akademisyenlere göre içinde sentetik madde bulunan ve 3D boyutlu yazıcılarla yapılan yapay et, insanın cinsel hormonlarını düzenleyen endokrin sistemini bozabilir. Endokrin sisteminin bozulması ise şu anlama geliyor: Kısırlık, cinsel yönelim bozuklukları ve ruhi sıkıntılar artabilir. Ayrıca Oxford Üniversitesi'nden Doktor John Lynch'e göre yapay etin üretiminde kullanılan enerji hayvanlardan daha fazla çevreye zarar verebilir.(5)

     Yapay et ne kadar sağlıklı? Adı üstünde yapay et. Ne kadar sağlıklı olabilir ki? Sonuçta ‘’laboratuvar ortamında’’ üretilen bir gıda maddesinden bahsediyoruz. Doğal yoldan beslenen hayvanın yerini tutması mümkün değildir. Hatta tadının bile ete benzemediği söylendi.

     Yapay et, özellikle küreselciler tarafından teşvik edilmeye çalışılıyorken, yapay etin çevreye daha zararlı olduğuna dair bir araştırma yapıldı:

     Kaliforniya Üniversitesi’nin Gıda Bilimi ve Teknolojisi Bölümü’nden Derrick Risner, Edward S. Spang ve Yoonbin Kim, Tarım ve Doğal Kaynaklar Bölümü’nden Cuong Nguyen ve Kimya, Biyokimya ve Moleküler Tıp Bölümleri’nden Justin B. Siegel dikkat çeken bir araştırma gerçekleştirdi.

     Yapay et ürünleri için seri üretime geçilmesi durumunda çevreye geleneksel et endüstrisinden daha büyük zarar vereceğini belirten bilim adamları, laboratuvar ortamında üretilen yapılan üretimin ‘’iklim krizini’’ engellemek yerine krizi körükleyeceğini belirtti. İklimi sığır çiftliklerinin ve genel olarak hayvancılığın verdiği zarardan korumayı amaçladığı iddia edilen yapay etin çevreye verdiği zararın sığırların verdiği zarardan 4 ila 25 kata kadar daha fazla olduğu ortaya koyuldu.(6)

     Aslında yapay et konusu yeni dünya düzeninin bir parçasıdır. Bu durumda yapay eti kırmızı etin yerine ikame edebilmek için ineklerin çıkardığı metan gazının küresel ısınmaya sebep olduğu propagandası yapılıyor.

     Peki yapay et kırmızı etin yerini tutar mı? Hayır. Kırmızı ette neredeyse yok yok. İnsanın ihtiyaç duyduğu hemen hemen her besin maddelerini içinde bulunduruyor.

     Şu an için ülkemizde yapa et deneme amaçlı olarak var. Ticari olarak yok. Zaten maliyeti yüksek olduğu için pazarlanması mümkün görünmüyor. Dilerim hiç girmez piyasaya. Oldu da hayatımıza girdi desek bile ilk olarak toplu yemek yapan yemek fabrikaları ve benzeri işletmelerde yapay etin kullanımına başlanacağı kanaatindeyim.

     Kalın sağlıcakla.

 

     Hakan ÖZGEN

     24 Ocak 2026

 

KAYNAKLAR

(1)Korona ve Yeni Dünya Düzeni, Hakan ÖZGEN. S:127, Simer Yayınları, 2023

(2)https://tr.wikipedia.org/wiki/Yapay_et#:~:text=Yapay%20et%20%C4%B0srail'de%20seri,hen%C3%BCz%20yayg%C4%B1n%20bir%20durumda%20de%C4%9Fildir.

(3)https://www.tarimdunyasi.net/2024/04/04/hayvancilikta-yapay-et-tartismasi/

(4)https://www.aa.com.tr/tr/gundem/tarim-ve-orman-bakani-yumakli-yapay-et-iddialarina-yanit-verdi/3662038

(5)Korona ve Yeni Dünya Düzeni, Hakan ÖZGEN. S:129,

Simer Yayınları, 2023

(6)https://www.floryagazetesi.com/yapay-et-gercegi-ortaya-cikti

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.