Üstad Necip Fazıl Kısakürek

Türk Edebiyatının Geçit Vermez Kalesi: Üstad Necip Fazıl Kısakürek

AHMET SEVEN

Samsun Yazarlar Derneği Başkanı 

Türk edebiyatı ve fikir tarihi, şahsiyetlerin omuzlarında yükselen muazzam bir kaledir. Ancak bu kalenin burçlarında öyle isimler vardır ki, onlar sadece bir dönemin şahidi değil, bir devrin ve bir neslin bizzat mimarıdırlar. İşte bu isimlerin abartısız en başında, kelimeleri birer aksiyon bayrağı gibi dalgalandıran Üstad Necip Fazıl Kısakürek gelir.

Ona sadece "şair" ya da "yazar" deyip geçmek, ummanı bir katreyle tarif etmeye çalışmaktır. Necip Fazıl; etkileyici, tetikleyici ve sürükleyici kişiliğiyle mistik bir dehanın, aksiyonla birleştiği benzersiz bir dava adamıdır. Onun edebiyatımızdaki varlığı, karanlık bir odaya açılan o büyük ve aydınlık pencere gibidir. Eğer o olmasaydı, yakın tarih kültür dünyamız penceresi olmayan, karanlık ve kimliksiz bir oda hükmünde kalırdı. Tam da bu yüzden, yakın dönem Türk edebiyatını "Necip Fazıl öncesi" ve "Necip Fazıl sonrası" diye ikiye ayırmak, hakkı teslim eden objektif bir yaklaşım olacaktır.

Kaldırımlardan Büyük Doğu’ya: Bir Ruhun Anatomisi

1904 yılında başlayan ve 1983’te nihayete eren bu fırtınalı ömür, aslında Türk entelektüelinin kendini ve özünü arama hikayesidir. İlk dönemlerinde Fransız edebiyatının tesiriyle bireysel ve psikolojik dehlizlerde dolaşan, 1928'de kaleme aldığı ve ona haklı olarak "Kaldırımlar Şairi" unvanını kazandıran o muazzam estetik, sadece bir başlangıçtı. O, şiirimize metafizik bir soluk, madde ve ruh çatışmasının en derin sancılarını estetik bir zirveyle taşıdı. "Örümcek Ağı", "Ben ve Ötesi" ve nihayetinde fildişi kulesini yıkan o büyük "Çile", Türk şiirinde vezin ve kafiyenin erişilmez birer sanata dönüşmesidir.

Ancak takvimler 1934'ü gösterdiğinde, Nakşibendi şeyhi Abdülhakim Arvasi ile tanışması, Necip Fazıl’ın hayatında sadece şahsi bir dönüm noktası olmadı; Türk fikir hayatının akışını değiştirdi. Bu tarihten sonra o, fildişi kuleden meydanlara inen bir fikir volkanı haline geldi. Çıkardığı Büyük Doğu dergisiyle, bu topraklara ait muhafazakar ve İslami düşüncenin entelektüel zeminini tek başına inşa etti. Peşinden sürüklediği, edebiyat dünyasına girmesine vesile olduğu yüzlerce fikir adamı ve gençlik, onun o bitmek bilmeyen aksiyon enerjisinin birer meyvesidir.

Taş Atılan Dev Bir Edebiyat Kalesi

Büyük dava adamlarının kaderidir; rüzgara karşı yürürler ve fırtınaları üzerlerine çekerler. Necip Fazıl da hayatı boyunca savunduğu fikirler, kaleme aldığı tiyatrolar (TohumBir Adam YaratmakReis Bey) ve yayınladığı yazılar yüzünden pek çok kez yargılandı, hapis yattı. Siyasi düşüncelerinden dolayı ona muhalif kesilenlerin, onun o muazzam edebi gücü ve kelime işçiliği karşısında düştükleri acziyet ve çaresizlik bugün dahi açıkça görülmektedir.

Fikir bazında onunla aşık atamayan zayıf karakterler, her devirde olduğu gibi en basit işi yapmış; ona taş atarak kendi zavallı nefislerini tatmin etmeye çalışmışlardır. Fakat bilinmelidir ki Necip Fazıl, atılan küçük taşlardan etkilenmeyecek kadar dev bir edebiyat ve fikir kalesidir.

Şahsiyetli insanların yanlışı olmaz, ancak günün şartları gereği insani yanılmışlıkları olabilir. Önemli olan, Türk edebiyatının bu "Sultanü'ş-Şuara" (Şairler Sultanı) unvanlı üstadını, tarihsel bağlamından koparmadan, hakkıyla ve adaletle anlayabilmektir.

Nesillere Bırakılan Zengin Miras

Bugün ardına dönüp bakan her fikir ve sanat işçisi, Necip Fazıl'ın bıraktığı o zengin eser mirasında kendine ait bir parça bulur. O, bu milletin ruh köküne su taşıyan, Anadolu insanına kaybettiği özgüvenini ve kimliğini yeniden hatırlatan bir abide şahsiyettir. Bu millet, onun fikir çilesine ve estetik dehasına çok şey borçludur.

Aramızdan ayrılışının, fani dünyayı terk edip ebedi aleme göçüşünün 43. yıl dönümünde, Türk edebiyatının ve düşünce dünyamızın bu eşsiz zirvesini, Üstad Necip Fazıl Kısakürek’i rahmet, minnet ve şükranla anıyorum.

Mekanı cennet, ruhu şad olsun.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.