Siyasette Tükenen Dil ve Kaybolan Heyecan

Siyasette Tükenen Dil ve Kaybolan Heyecan
Son dönemde CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in siyasi performansı, yalnızca icraat üretmekten değil, söylem üretmekten de uzaklaştığını açıkça gösteriyor. Siyaset, vizyonla ve güçlü bir dille yapılır; ancak bugün gelinen noktada, tekrara düşen ifadeler ve hedef saptırmaya dayalı eleştiriler dışında ortaya konan somut bir argüman görmek zor.
Hatay ziyareti bunun en net örneklerinden biri oldu. Deprem sonrası yeniden inşa edilen konutları yerinde gören Özgür Özel, yapılan hizmeti konuşmak yerine, algı oluşturmaya dönük bir dil tercih etti. Murat Kurum’u ismiyle anmak yerine bilinçli bir karalama üslubuna yönelmesi, aslında rahatsızlığın kaynağını ele veriyordu. Çünkü mesele isimler değil, ortaya konan sonuçlardı.
450 bin konutun tamamlanmış olması ve bunun 550 binlere doğru ilerleyecek olması, muhalefetin hayal dahi edemeyeceği bir tabloyu ortaya koydu. İktidar, zor şartlara rağmen üretmeye devam ettikçe; muhalefetin söylem alanı daralıyor, eleştiri dili zayıflıyor. Yapılanı inkâr etmek de, küçümsemek de artık toplumsal karşılık bulmuyor.
Öte yandan, mitinglerdeki tablo da bu tükenmişliğin bir başka göstergesi. Taşıma kalabalıklarla oluşturulan görüntüler, ne eski heyecanı ne de inandırıcılığı barındırıyor. Sloganlar var ama ruh yok; kalabalık var ama coşku yok. Siyaset, samimiyetini kaybettiğinde geriye sadece gürültü kalıyor.
Bir de işin finansal ve kurumsal boyutu var. Devlet–İş Bankası ilişkileri üzerinden yürüyen tartışmaların farklı bir safhaya evrilmesi hâlinde, CHP’nin ciddi bir ekonomik sıkıntıyla karşı karşıya kalması da ihtimal dahilinde. Böyle bir tablo, zaten dağınık olan muhalefet yapısını daha da zora sokacaktır.
Sonuç olarak; bugün yaşanan, bir siyasi partinin değil, bir anlayışın tıkanmasıdır. Üretemeyen, heyecan veremeyen ve sürekli başkalarının yaptığı işleri gölgelemeye çalışan bir siyaset tarzının toplumda karşılık bulması artık zor. Türkiye’de siyaset, lafla değil; eserle, icraatla ve kararlılıkla şekilleniyor. Ve görünen o ki, bu gerçeği en geç fark edenler yine muhalefet cephesi oluyor.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.
  • Nevzat KARAKAYA 27 Ocak 2026 20:32

    İbrahim ağabeyin bu güzel içten,gerçekçi ve samimi yazısını vb yazıları okuduğumda ya da bu minvalde siyasi muhabbetlerde aklıma hep muhalefet seçmeninin özellikle Yerel seçimlerde klasik olarak kullandığı şu argüman aklıma gelir ve derler ki, bu yerel seçim partiye değil hizmete oy verilir. Tabi bunu derken subliminal olarak Ak partiye oy vermeyin demek istiyorlar. Sanırsın CHP belediyecilikte çığır atlamış