Siyasal ve Sendikal Yapının Acziyeti

Çözüm yerine Siyasal ve Sendikal Oportünizm: Kaos çığırtlanğı

Şanlıurfa, Siverek ve Kahramanmaraş’ta meydana gelen, çocukların faili olduğu silahlı saldırı olayları, toplum olarak sadece güvenliğimizi değil, geleceğimizi de ne denli büyük bir tehdit altında olduğunu acı bir biçimde yüzümüze çarptı. Ancak bu facia karşısında siyaset ve sendika dünyasının takındığı tavır, asıl meseleden ne kadar uzaklaşıldığının ve "ucuz" bir popülizmin pençesine düşüldüğünün hazin bir vesikasıdır.

Çözüm Yerine İstifa Korosu: Donkişotluk ve Gerçeklik Kaybı

Olayın vahameti karşısında rasyonel bir analiz bekleyen kamuoyu, maalesef bir yanda Milli Eğitim Bakanı’na yönelik şahsi hınçlarını "istifa" sloganlarıyla bastırmaya çalışan siyasi figürleri, diğer yanda ise "can güvenliği" bahanesiyle eğitimi durdurmayı savunan sendikaları izlemektedir. Bu tavır, tam anlamıyla bir modern zaman Donkişotluğudur. Yel değirmenleriyle savaşırken, asıl düşmanı yani çocuklarımızı şiddet sarmalına iten unsurları görmezden gelmektir.

Ziya Paşa’nın meşhur mısralarında buyurduğu gibi:

"Onlar ki verir lâf ile dünyaya nizâmât / Bin türlü teseyyüp bulunur hânelerinde"

Dünyaya nizam verme iddiasında olanların, kendi hanelerindeki düzensizliği, çözüm üretemeyişlerini ve fikir kısırlıklarını bağırarak örtmeye çalışmaları acınası bir tablodur. Yangından mal kaçırırcasına, yaşanan toplumsal acı üzerinden siyasi rant devşirmek, samimiyetten uzak bir acziyet göstergesidir.

Zafiyetin Adresi: Polisiye Tedbirler mi, Manevi Boşluk mu?

Bugün bağıranlar, dün "Okullara polis girmesin" diye çığırtkanlık yapanlarla aynı cenahtır. Güvenlik zafiyetinden bahsedenler, asıl zafiyetin nerede olduğunu kasten ıskalamaktadırlar. Eğer bir zafiyet aranacaksa; o zafiyet çocukların aile yapısında, eksik bırakılan terbiyede, içi boşaltılan maneviyat ve ahlak anlayışında aranmalıdır.

Çocuklarımızı şiddete meyilli hale getiren faktörler bellidir:

  • Kültürel Erozyon: Estetikten yoksun "protez müzikler" ve dijital mecraların sunduğu çarpık yaşam biçimleri.

  • Medya Etkisi: Gücü ve şiddeti yücelten, hukuk tanımazlığı "erkeklik" gibi pazarlayan mafya dizileri.

  • Sosyal Medya ve Oyunlar: Gerçeklik algısını bozan, empati duygusunu yok eden denetimsiz dijital içerikler.

Bu unsurları masaya yatırmak, sosyolojik ve psikolojik bir çözüm mimarisi oluşturmak varken; meseleyi sadece hükümet eleştirisine veya "eğitime ara verme" kolaycılığına indirgemek, toplumsal bir kaosu tetiklemekten başka bir amaca hizmet etmez.

Ortak Akıl ve Sorumluluk Vakti

Hükümet yanlısı veya karşıtı fark etmeksizin, sendikacılığın ve siyasetin görevi "çığırtkanlık" değil, "öncülük" yapmaktır. Acı üzerinden siyaset devşirmek, bu milletin ortak geleceğine ihanettir. Bugün vakit, suçlayan parmakları birbirine doğrultma vakti değil; çocuklarımızı bu bataklıktan çekip çıkaracak ortak aklı inşa etme vaktidir.

Başarısızlığınızı ve yetersizliğinizi bağırarak örtemezsiniz. Eğer bir çözüm öneriniz yoksa, toplumu daha fazla germeyiniz. Susmak da bazen bir erdemdir. Şehirlerimizi ve okullarımızı medenileştirmek, binaların kapısına kilit vurarak değil; o binaların içindeki ruhu, ahlakı ve insan sevgisini yeniden ihya ederek mümkündür.

 

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.