Sendikal Linç Girişimi Yargı Duvarına Çarptı!

Sendikal Linç Girişimi Yargı Duvarına Çarptı!

YILDIRIM DEMİRCİ 

Devam eden bir dava varken aynı içerikle peş peşe üç ayrı dava açılması hukuki değil, örgütsel güç kullanılarak yürütülen sistematik bir linç girişimidir. Davaları kaybettikçe televizyon ekranlarından hamaset yapanların, yargıya ve devlet bürokrasisine parmak sallayanların paniği artık gizlenememektedir.

TV100 ekranlarına bağlanarak şahsımı hedef alan Ali Yalçın, milyonların gözü önünde alenen itibar suikastı yapmıştır. Şahsımla hiçbir ilgisi olmayan haberleri üzerime yıkmaya kalkmış, kesinleşmemiş mahkeme süreçlerini kesin hüküm gibi sunarak kamuoyunu bilinçli şekilde yanıltmıştır. “Tazminat ödeyecek” diyerek algı operasyonu yürütmüş, yetmemiş sendika üyeliğimiz üzerinden dahi açıkça yalan söylemiştir.

Ancak unuttukları bir gerçek vardır ki: Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Hiç kimse hukuk ve kanunlar karşısında layüsel değildir. Bağımsız Türk Yargısı herkesin makamından, koltuğundan ve örgütsel gücünden daha büyüktür!

Devam eden bir dava varken aynı içerikle peş peşe üç ayrı dava açılması hukuki değil, açık bir sindirme ve korkutma operasyonudur. Bu tablo artık hukuki mücadele değil; örgütsel güç kullanılarak yürütülen sistematik bir linç girişimidir. Davaları kaybettikçe televizyon ekranlarından hamaset yapanların, yargıya ve devlet bürokrasisine parmak sallayanların paniği artık gizlenememektedir.

Yıllardır sendikanın tüm imkânlarını üyeler için değil, şahsi ikbal ve koltuklarını korumak için kullananlar bugün eleştiriye tahammül edemiyor. Çünkü gerçeklerden korkuyorlar. Çünkü konuşulan TOKİ arazileri, lüks konutlar ve kooperatif ilişkileri kamu vicdanında çoktan mahkûm olmuştur.

Türkiye’de 54 bin 996 yapı kooperatifi içerisinde, TOKİ arazileri üzerinden bu derece tartışma yaratan başka bir örnek yoktur. Memur-Sen bünyesindeki Bayındır-Memur-Sen’le ilintili Paraf Yapı Kooperatifi’nin Kuşadası’ndaki lüks konutlarıyla ilgili yazdığımız her cümlenin arkasındayız. Bugüne kadar tek bir yazımız hakkında dahi Sulh Ceza Hâkimlikleri tarafından verilmiş erişim engeli veya yayından kaldırma kararı bulunmamaktadır. Hakkımızda açılmış herhangi bir hakaret, iftira ya da başka bir ceza davası da yoktur. Çünkü gerçekler susturulamıyor!

Kendi ifadeleriyle yüzlerce haber yapıldığını, sosyal medyada bot hesapların bulunduğunu söyleyenlerin, bütün bunların sorumluluğunu tek bir kişiye yüklemeye çalışması tek kelime ile acizliktir. Madem ortada bir suç var diyorsunuz, gidin gerçek sorumlulara dava açın! Ama bunu yapamazsınız. Çünkü amaç hukuk değil; korkutmak, yıldırmak ve susturmaktır.

Sendikanın örgütsel gücünü emekçinin hakkını korumak yerine bir üyeye karşı orantısız güç olarak kullananlar şunu iyi bilsin: Hiç kimse dokunulmaz değildir! Hiçbir koltuk sonsuza kadar sürmez! Ve üyenin vicdanı günü geldiğinde en ağır hükmü verir!

Bugün artık karar da söz de yetki de 1 milyon 200 bin onurlu üyenindir. Erdemliler hareketini kişisel hesaplarına alet edenler, günü geldiğinde hem bağımsız Türk Yargısına hem de sendika delegelerinin vicdanına hesap verecektir.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.