Sayın Bakanımızla Memurların Hakları mı Yoksa Kuşadası mı Görüşüldü?

Sayın Bakanımızla Memurların Hakları mı Yoksa Kuşadası mı Görüşüldü?


Sosyal konut taahhüdüyle kamudan alınan araziye lüks konut yaptıranlar,
gecesini gündüzüne katarak dar gelirli vatandaşlarımızın kiradan kurtulmaları
için Türkiye’nin her köşesini ilmek ilmek sosyal konutla donatan Çevre
Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum’la memurların
mali ve sosyal haklarını mı yoksa Kuşadası konusunu mu görüştüler?
Sayın Bakanımız Murat Kurum, evi olmayan bir vatandaşımızın dahi kalmaması için
sürekli yeni sosyal konut alanları üretmektedir. Ali Yalçın’ın genel başkanı olduğu Memur-
Sen’le ilintili Paraf Konut Yapı Kooperatifin ise TOKİ’den aldığı araziye amacı dışında
muhteşem deniz ve adalar manzaralı lüks konut yaptırması kamu vicdanını derinden
yaralamıştır.


Kuruluş amaçlarında “ortakların konut ihtiyacını karşılamak” olan ilki 2021 yılında Paraf
Konut Yapı Kooperatifi adıyla kurulan daha sonra; Paraf 2, Paraf İzmir, Paraf Ankara,
Paraf Oran, Ankara Bayındır ve Mahal isimli yedi ayrı Konut Yapı Kooperatifi kurulmuştur.
Bu kooperatiflerin yönetimlerinin kahır ekseriyeti sendika üst yöneticilerinden ve onların
yakınları tarafından oluşmuştur. Ali Yalçın’ın oğlu, Paraf Ankara Yapı Kooperatifinin
kurucusu ve Paraf Oran Yapı Kooperatifinin de yönetim kurulu başkanıdır. Memur-Sen’e
bağlı Bayındır-Memur-Sen’in genel yönetim kurulu üyelerinin tamamı aynı zamanda
kooperatiflerin de yönetim kurullarında görev almaktadırlar. Yine Bayındır-Memur-Sen’in
genel başkanı Soner Can Tufanoğlu’nun kendisi, eşi, kardeşleri ve yengesi de
kooperatiflerin yönetim kurullarında görev almaktadır. Sendikacıların bu denli kooperatif
işiyle ilgilenmelerine üyeler, bir türlü anlam verememektedir.


On bir ilimizi etkileyen asrın felaketinde Cumhurbaşkanımızın Sayın Recep Tayyip
Erdoğan’ın “Deprem bölgesini ayağa kaldırana kadar bölgeden ayrılmayacağız.” talimatlarıdoğrultusunda Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanımız Sayın Murat Kurum, ayağına çizmesini giyip, başına baretini takarak evine gitmeden aylarca depremzedelerlebirlikte aynı ortamda kalmıştı. Sayın Bakanımız, ekibiyle birlikte gecesini gündüzüne katarak özverili çalışmaları sonucu dünyada rekor sayılabilecek çok kısa süre içerisinde
vatandaşlarımızı sıcak yuvalarına kavuşturdu ve on bir ilimizi ayağa kaldırdı.
Çalışanların mali ve sosyal haklarının görüşüleceği yer genellikle Çalışma ve Sosyal
Güvenlik Bakanlığıdır. Ali Yalçın ve ekibinin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği
Bakanlığına gitmesi, Kuşadası sıkışmışlığına bir çıkış yolu aramak için mi gittiği yönündeki
soruları akıllara getirmiştir.


Paraf Yapı Kooperatifi başkanı Veysel Yılmaz, 25.06.2025 tarihinde Kocaeli’nde yayın
yapan yerel bir gazeteye verdiği röportajda: “Biz sendika kökenliyiz. Kuşadası Projesi 941
üyeli. 941 hisse ama 650 kişi var. Çünkü bazı kişiler 2 alıyor, 3 alıyor, 5, 10 alıyor. 66 tane
alan bir üyemiz var mesela.” sözlerini sarf etti.

Üyelerin konut ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulmuş bu nasıl bir kooperatif ki
milyonlarca memurun başını sokacağı bir evi olmadığı için neredeyse maaşlarının
yarısından fazlasını kiraya ödediği için geçim sıkıntısı çektiği bir ortamda bir üyenin 66

tane konutu olabiliyor! Bu olsa olsa kooperatif adının masumiyeti altında henüz doğmamış
çocukların hakkı olan hazine arazileri üzerinden şahsi rant edinmedir. Diyanet İşleri
Başkanlığımızın 27.06.2025 tarihli “Kamu Hakkı Dokunulmazdır” başlıklı hutbesinde bu
durum, bir takım kanuni boşluklardan yararlanarak milletin ortak menfaat alanı olan kamu
arazilerini amacı dışında kullananları, gayrimenkul mafyasına benzetilmiştir.


Kamuoyunun vicdanını derinden yaralayan sendikacıların kooperatif marifetiyle TOKİ’den
aldıkları araziye amacı dışında lüks konut yaptırmalarını, sendikal aidiyet duygusu ve
vatandaşlık sorumluluğu gereği olarak ve 159 sayfadan oluşan 29 adet ek belgeyle birlikte
11 sayfalık dilekçeyi 24.09.2025 tarihinde İstanbul Anadolu Adliyesinden Ankara
Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmiştir.


Adli süreçle birlikte kamuoyuna mal olmuş bu konular, Sayın Cumhurbaşkanımıza bağlı
Devlet Denetleme Kurulu başta olmak üzere, Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği
Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, Hazine ve Maliye Bakanlığı ve MASAK tarafından da gerekli
idari soruşturmaların başlatılacağına dair inancımız tamdır.


Deprem bölgesi ziyaretleri esnasında Sayın Bakanımızı karşısında gören bir depremzede
vatandaşımızın: “İnşallah size güveniyoruz.” sözlerini bizler de buradan tekrar ediyoruz ve
diyoruz ki, Sayın Bakanımızın 86 milyon vatandaşımızın vicdanını rahatlatacak bir şekilde
kamu yararı yönünde bu konuya neşter vuracağına yürekten inanıyoruz.


Hutbede belirtildiği üzere sadece hayatta olanların değil, henüz doğmamış çocukların,
yetimlerin, fakir fukara ve garip gurabanın hakkı olan kamu arazilerini amacı dışında
kullanarak rant edinenler, Yargıya ve Devletimizin İdari Mercilerine hesap vereceklerdir.
YıldırımDemirci