POLİSE İFTİRA, BU KADAR DA OLMAZ
Sevgili okurlar, burada yazdıklarım sadece polise atılan bir iftiradan ibaret değil, haberlerin ve haberciliğin geldiği boyutu göstermesi açısından da önemlidir. Lütfen sonuna kadar okumadan hüküm vermeyiniz.
10.06.2026 günü yapılan polise yönelik bir iftira mahiyetindeki bir ‘’iddia’’ gündem oldu. Bahsettiğim konu, İBB davasından tutuklu olarak yargılanan Medya A.Ş. Genel Müdürü Fatoş Pınar Türker’in gözaltı sürecinde yaşadığını ifade ettiği çıplak aramaya ilişkin iddiadır.
Basında yayımlandığına göre ifade sahibi gözaltında yaşadığı çıplak aramayı şöyle anlatmış:
"Böyle arşiv odası gibi bir yere aldı kadın memur beni. 'Soyun' dedi. 'Nasıl yani' dedim. Eldiven taktı eline. Arkada klasörler, çok küçük bir oda. 'Üstünü çıkar' dedi. Üstümü çıkardım. Kontrol yaptı. 'Tamam. Üstünü giyebilirsin' dedi. 'Gidebilir miyim' dedim. 'Hayır. Eşofmanını da indir' dedi. İndirdim. 'Çamaşırını da', 'Nasıl yani' dedim. 'İndireceksin' dedi. Dolayısıyla ikisini de ayak bileklerime kadar indirdim. 'Şimdi yere çömel' dedi. Utananlar varsa çıkabilir, ben utanmıyorum ama yani bu insanların onurunu, gururunu yıkmak için yapılıyormuş ama yapan utansın, ben utanmıyorum. 'Cinsel organını aç' dedi. 'Başını, arkanı dön, eğil' filan. 'Tamam' dedi. Hani eldiven taktı ya eline, eldiveni kullanmadığı için biz mutlu olduk. Çünkü ben böyle jinekolojik muayene filan gibi bir şey olacak zannettim" ifadesini kullanmıştı.(1)
Yıllarca Asayiş Şube’de görev yapmış emekli bir polis memuru olarak öncelikle şu hususu belirtmek isterim ki:
Hakkında gözaltı kararı verilen birisine üst araması yapılmasındaki amaç, gözaltına alınan şahsın nezarethanede kendisine zarar verebilecek herhangi bir eşyadan arındırılması esasına dayanır.
Şimdi gelelim ifadenin açılımına:
Bu ifadede arşiv odası gibi bir yerden bahsedilmiş. Bu normal bir durumdur. Çünkü aramayı yapacak bayan polis memuru aramayı ayrı bir odada yapar. O da o an için neresi müsaitse orada yapabilir. Malum arama da arşiv odasında yapılmış olabilir.
Eldiven takma konusu da aramayı yapan polisin inisiyatifindedir. Erkek memurlar da arama esnasında eldiven takarlar. Hatta haberlerdeki operasyon görüntülerinde arama yapan polislerin eldiven taktıklarını görebilirsiniz. Aynı zamanda hijyen açısından da gereklidir. Mesela Korona günlerinde neredeyse eldivensiz arama yapılmıyordu. Bu ifadedeki eldivenin jinekolojik muayene amacıyla takıldığı gibisinden bir algı oluşturulmuş. Polis böyle bir uygulama yapmaz.
Üstünün çıkarılıp kontrol edilmesinden iç çamaşırının yani sütyeninin çıkarılması anlaşılıyor. Aramayı yapan memurun bunu istemesi de normaldir. Çünkü sütyenin içinde çakı bıçağı ya da benzeri kesici aletler saklanabilir. Bu da normal bir durumdur. Ne demiştik; aramadaki amaç gözaltındaki şahsın kendisine zarar verebilecek herhangi bir eşyadan arındırılmasıdır.
Eşofmanın indirilip kontrol edilmesi de normaldir. Ama sadece gözle kontrol etmek için. Çok şüphe uyandıracak bir durum varsa iç çamaşırının üzerinden elle kontrol de yapılabilir. Zaten bir bayanın ayrı bir odada aranmasının mantığı da budur.
Ben uygulama olarak nasıl yapıldığını kısaca anlattım. Bunları yazmamın sebebi bilmeyenler için konunun daha iyi anlaşılması içindir. Yani iddia edilen çıplak arama ile ilgili anlatılanlar abartılıdır. Hem zaten yukarıdaki işlemler için ‘’Yakalama, gözaltına alma ve ifade alma yönetmeliği’’ de bu yetkileri veriyor:
‘’Güvenlik araması
Madde 10 – Gözaltı birimine getirilen kişi hakkında aşağıdaki hükümler uygulanır:
a) Nezarethaneye veya zorunlu hâllerde bu amaca tahsis edilen yerlere konulmadan önce usulünce aranır. Kadının üst veya vücudunun aranması, bir kadın görevli veya bu amaçla görevlendirilecek diğer bir kadın tarafından yapılır.
b) Kendisine zarar verebilecek kemer, kravat, ip, kesici ve delici alet gibi nesnelerden arındırılır.
c) Üzerinden çıkan eşya ve para muhafaza altına alınır. Paranın nev’i, seri numarası ve miktarı, eşyanın vasıfları ve markasını belirten bir tutanak düzenlenir ve bu tutanağın bir sureti üstü aranan kişiye verilir.’’
Buraya kadar tamam da bundan sonrası o kadar abartılmış ki bilmeyen inanır. Neymiş polis donunu indirmesini söylemiş sonra arkasını dönderip eğilmesini söylemiş cinsel organını da açmasını istemiş falan filan.
Güya ifade esnasında duruşma salonundaki kadın izleyicilere de seslenen Türker, yaşadıklarını anlatmaktan utanmadığını belirterek, “Utanan varsa çıkabilir, ben utanmıyorum. İnsanların onurunu, gururunu kırmak için yapılıyormuş gibi geliyor. Yapan utansın, ben utanmıyorum” demiş.(4)
Yalandır. Böyle bir olayın olması hiç de inandırıcı değil. Şimdi bana diyeceksiniz ki sen de emekli polissin duygusal davranıyorsun. Hayır. Bu olay polise atılan bir iftiradır. Bunun da izahını yapmak için buradayım.
Gözaltı sürecinde üst araması yapılırken tutanakla kayıt altına alınır. Aramayı yapan görevli memur aramada çıkan bütün eşyaları bu tutanağa kaydeder. Dolayısıyla üst aramasını yapan memurun kim olduğu bellidir. Bu konuda bir soruşturma açılmış mıdır?
Eğer açılmamış ise aradan 15 ay gibi bir zaman geçtiği halde bu konuyu şimdi gündeme getirmenin amacı nedir?
Yani;
19 Mart 2025 günü gözaltına alınan ve 23 Mart 2025 gününden beri tutuklu bulunan birisinin bu iddiaları neden 10 Haziran günkü mahkemede dile getirdiğini ayrıca sormak gerekir.
Ya da şunu sormak gerekir: 10 Haziran günü yapılan mahkemede Fatoş Pınar Türkel böyle bir iddiada bulundu mu?
Cevap: Hayır.
Malum duruşmayı takip eden gazeteci Özgür Hasan Altuncu, Fatoş Pınar Türker’in ifadesinin tam metnini yayınlamış.(2) Yayımlanan haberdeki ifadeyi okudum.
Malum ifadede yukarıda bahsedilen iddiaların hiçbiri yer almıyor. İfadede emniyet ile ilgili olarak sadece şu cümleler var:
‘’…19 Mart sabahı 05.30-06.00 sularında ani bir olay oldu. Kapım çalındı, ben kendim açtım o zaman. O anki hatıralarımı yaşıyorum. Gözaltına alındım. Vatan Emniyet’e girdiğimde ‘Ben buradan çıkamam’ diye düşündüm. Hatta ölüm düşüncesi de gelişti. Çok korkunç bir andı. Yani tam bir kâbus gibiydi. Gerçi bence Vatan Emniyet’teki nezarete göre gerçekten çok daha şeydir, iyidir.’’
Buyurun www.diken.com.tr adresinde 10/06/2026 günü yayımlanan haberi siz de okuyunuz.
Hal böyleyken böyle bir olay ifadede geçmiyor iken bu iddialar nereden çıktı? Acaba basında gündem olan bu durumdan olayın kahramanı olan tutuklu şahıs Fatoş Pınar Türker’in haberi var mı?
Bu konu daha önce de gündeme gelmiş ve Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığı 21 Aralık 2025 tarihinde şu açıklamayı yapmış:
‘’İstanbul 3. Sulh Ceza Hâkimliği’nin 23/03/2025 tarih ve 2025/267 sorgu sayılı kararıyla Rüşvet Almak suçundan tutuklanan Fatoş Pınar Türker, aynı tarihte Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’na kabul edilmiştir.
Ulusal basın ve bazı sosyal medya hesaplarında, İBB iştiraki Medya AŞ Genel Müdürü (tutuklu) Fatoş Pınar Türker’in depo olarak kullanılan bir alanda tutulduğu ve çıplak arandığı yönünde iddialara yer verildiği görülmüştür.
Tutuklunun kuruma kabulü sırasında yapılan işlemler, Ceza İnfaz Kurumlarının Yönetimi ile Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Yönetmelik’in 34. maddesi hükümleri doğrultusunda gerçekleştirilmiştir. Bu kapsamda üst ve eşya araması yapılmıştır.
Söz konusu arama, dışarıdan görülmesi mümkün olmayan ve herhangi bir görüntü kaydı bulunmayan bir alanda gerçekleştirilmiş olup, iddia edildiği şekilde tutuklunun kıyafetlerinin çıkarılması söz konusu değildir.
Saat 18.01’de başlayan arama işlemi 18.02’de tamamlanmış; düzenlenen arama tutanağında tutuklunun ‘’herhangi bir zararının ya da şikâyetinin bulunmadığı’’ hususu açıkça tespit edilmiştir. (Burada yazılan 18.01’de başlayan arama işlemi 18.02’de nasıl hemencecik biter anlamış değilim. H.Ö.)
Sonuç olarak, Fatoş Pınar Türker’in Marmara Kadın Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda çıplak aramaya tabi tutulduğu ya da tutuklulara mahsus yaşam alanları dışında tutulduğu yönündeki iddialar tamamen asılsızdır. Kuruma kabul, üst araması ve yerleştirme işlemleri mevzuata uygun şekilde gerçekleştirilmiştir.
Kamuoyunun bilgisine saygıyla duyurulur.’’(4)
Geçmişte cezaevinde yaşanmış olan ve bununla ilgili olarak da bir açıklama yapılmış olmasına rağmen yine bu olay gündem oldu. Ve bu da neredeyse tüm haber sitelerinde bu şekilde servis edilmiş.
Bu durumda da mevcut haber siteleri de güvenilirliğini tehlikeye düşürmüş oluyorlar. Sen haberci olarak yaptığın haberin doğruluğunu araştırmazsan ne kadar güvenilir olabilirsin ki?
Bu durum medyaya nasıl servis edildi bilmiyorum ama olmayan bir olay üzerinden neden polisin üzerine geliniyor? Varsa yanlış yapan cezalandırılsın.
Neden polis hiçbir kusuru yok iken durduk yerde hedef tahtasına oturtuluyor?
Bu ülkede doktorlar hak aramak için günlerce iş bırakıyor. Yine bu ülkede hak aramak için öğretmenler iş bırakıyor. Ya da sendikalı olan her meslek grubu bu hakkı kullanıyor. Onların bu hakkı kullanmalarından dolayı işler aksamıyor.
Düşünün ki polisler de bir saatliğine iş bıraktı. Ne soyulmadık kuyumcu, banka vs. kalır. Hasmı olan adam vurur. Tecavüzler kavgalar gasp fuhuş… Say sayabildiğin kadar.
Polisimizin kıymetini bilelim.
Kalın Sağlıcakla
Hakan ÖZGEN
11 Haziran 2026
KAYNAKLAR
(1)https://www.sondakika.com/amp/haber-ciplak-arama-iddiasi-19933429/
(2)https://www.diken.com.tr/tam-metin-fatos-pinar-turkerin-savunmasi/
(4)https://x.com/zafersahin06/status/2064642441316057123

