Özgürlük Perdesi Arkasındaki Çürüme

Özgürlük Perdesi Arkasındaki Hoyratlık

İstedikleri gibi mukaddes değerlerimizle alay edecekler... İstedikleri gibi milli, manevi ve ahlaki değerlerimizi hafife alacaklar, devlet erkanına hakaret etmeyi marifet sayacaklar. Halkın huzurunu bozmak, araya fitne tohumları ekmek, kitleleri kin ve öfkeye sevk etmek için adeta yarışa girecekler. Provokatörlüğü bir yaşam biçimi haline getirip, kanun kural tanımayacaklar. Ve tüm bunları yaparken, bu Cennet Vatanı küçük düşürmek için her fırsatı ganimet bilecekler. İhanete varan davranış sergilemekten bir an olsun hicap duymayacaklar...

Sonra siz çıkıp, bu gidişata dur demek adına, "Hışt, ne yapıyorsun?" dediğiniz zaman, pişkince karşı dikilip adına "özgürlük" diyecekler!

Burası Muz Cumhuriyeti Değil!

Herkes bilsin ve aklını başına alsın: Burası bir çadır devleti ya da muz cumhuriyeti değil, şanlı Türkiye Cumhuriyeti’dir! Bu topraklarda bin yıllık köklü bir devlet geleneği, bu milletin sarsılmaz inanç değerleri, örfü ve mukaddesatı vardır. Hiçbir kirli el, hiçbir çürümüş zihniyet, adına "özgürlük" dediği o maskenin arkasına saklanarak bu değerleri ayaklar altına alamaz. Böyle bir özgürlük anlayışı yeryüzünün hiçbir yerinde yoktur, olamaz da!

Şayet siz, kutsala saldırmayı, vatana ihanet etmeyi ve milleti birbirine düşürmeyi özgürlük olarak görüyorsanız; sizin o köhne özgürlük anlayışınızın yüzüne tükürmek gerekir.

Bu vatana can veren aziz şehitlerimiz, birileri bugün çıkıp buralarda hoyratça tepinsin, değerlerimizi çiğnesin diye toprağa düşmediler. Onlar bu toprakların her bir karışını kutsal bildiler. Her karışından şüheda fışkıran bu aziz vatanda, kimseye değerlerimizi çiğneme hakkı verilmemiştir, verilmeyecektir de.

"Bayraksızlar"ın Karşısındaki Sızımız

Bu topraklar uğruna canını feda edenlerin ardından destanlar yazıldı, ağıtlar yakıldı. Gönül dünyamızın gür sesi Âşık Sefai’nin o tok mısralarında haykırdığı gibi:

Bayraksızlar! Bayraksızlar bayraksızlar.

Yere düşse bayrak sızlar.

Nerden bilsin kıymetini.

Soysuz sopsuz bayraksızlar...

İşte tam da bu yüzden, bu vicdansızlara, bu kitapsızlara karşı içimiz sızlıyor, yüreğimiz daralıyor. Şimdi birileri kalkıp, adına "sanat" ya da "çağdaşlık" diyerek iflas etmiş, kokmuş ve çürümüş nefislerine bu aziz milleti kurban etmeye çalışmasın. İşte o sınır aşıldığı zaman, bu devlet de bu aziz millet de o provokatörlere, o karanlık odakların taşeronlarına karşı gereği neyse onu tereddütsüz yapar.

En Güzel Cevap Akif'ten

Bu topraklarda arz-ı endam eden rezillere, saygısızlara ve hadsizlere verilecek en güzel cevabı, İstiklal Şairimiz Mehmet Akif Ersoy yıllar öncesinden yüzlerine bir tokat gibi çarpmıştır:

Bacımın örtüsü batmakta rezilin gözüne...

Acırım tükürüğe billahi tükürsem yüzüne..

Medeni olmak eğer açmaksa bedeni..

Desenize hayvanlar insanlardan daha Medeni...!

Evet, tam olarak öyle... Bugün mukaddesatımıza saldıran, özgürlük adı altında bu ülkenin ruh kökünü kazımaya çalışan böylelerinin yüzüne tükürsek, o tükürüğe bile acırız!

Var mı bundan ötesi? Sınırlar çizilmiştir, sabırlar tükenmiştir. Herkes haddini de bilecektir, bu ülkenin değerlerine saygı duymayı da öğrenecektir!

Ahmet Seven

Samsun Bülten

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.