Mesele S-400 Değil, Zihniyet Meselesi

Mesele S-400 Değil, Zihniyet Meselesi
Kılıçdaroğlu “S-400’ler alınmasın” derken şaka yapmıyordu.
Özgür Özel “Füze yapmayın, balıklar korkuyor” derken de…
Bunlar bir dil sürçmesi değil, bir zihniyetin açık ifadesiydi.
Bu anlayışın derdi ne vatan, ne bayrak, ne de bağımsızlıktır.
Savunma sanayiine, yerli üretime, güçlü devlete alerjileri var. Çünkü güçlü Türkiye, onların ezberlerini bozar.
Kendi kitlelerini ise yıllardır tek bir noktadan konsolide ediyorlar:
Emeklilik, asgari ücret, soğan–patates siyaseti.
Büyükşehir belediyelerini “yardım kolisi” ve “piyasa fiyatı” algısıyla aldılar.
Sonra ne oldu?
Ardı ardına konserler, astronomik organizasyonlar, şatafatlı etkinlikler…
Vatandaş geçim derdindeyken;
Belediyelerin parasıyla jet kiralandığı,
Havada partiler yapıldığı,
Uyuşturucu ve fuhuş iddialarının konuşulduğu bir tablo ortaya çıktı.
Bunların gündeminde din yok, iman yok, bayrak yok.
Varsa yoksa algı, varsa yoksa Yalan....
Evet, ekonomi zorlandı. Bunu inkâr eden yok.
Ama bu ülke;
Pandemi gördü,
Deprem yaşadı,
Yangınlarla boğuştu,
Darbe girişimi atlattı,
Gezi kalkışmasını gördü,
Döviz üzerinden yapılan küresel operasyonlara maruz kaldı.
Buna rağmen ne oldu?
Yatırımlar durmadı,
Maaşlar gününde ödendi,
Hastaneler çalıştı,
Okullar açık kaldı,
Kimse kaderine terk edilmedi.
Bugün Türkiye ayakta ise bu, “füze yapmayın” diyenler sayesinde değil;
yerli savunma sanayiini kuranlar, krizlerde direksiyonu bırakmayanlar sayesindedir.
Ekonomik sıkıntılar gelir geçer.
Ama bağımsızlık kaybedilirse, onu geri almak kolay olmaz.
Mesele tam da budur.
Ve millet artık bu farkı çok net görüyor.

Selam ve Dualarımla

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.