İsimden Şahsiyete: Modern Zamanların Kimlik Erozyonu ve İsim Tercihleri

İsimden Şahsiyete: Modern Zamanların Kimlik Erozyonu ve İsim Tercihleri

AHMET SEVEN

Son yıllarda toplumun genelinde müşahede edilen "farklı olma" arzusu, ne yazık ki en çok geleceğimiz olan çocukların kimlik kartlarına, yani isimlerine sirayet etmiş durumdadır. Bir ismin sadece bir ses yığınından ibaret görüldüğü, "kulağa hoş gelmesi" veya "kimsede bulunmaması" gibi sığ kriterlerin esas alındığı bir dönemin içinden geçiyoruz. Ancak isim seçimi, estetik bir tercihten ziyade pedagojik, sosyolojik ve manevi bir sorumluluktur.

Ontolojik Bir Zorunluluk: İsim ve Anlam İlişkisi

Dilbilimsel açıdan "ad", nesnenin veya bireyin mahiyetini temsil eder. Kadim geleneklerimizde "İsim müsemmayı çeker" düsturu, verilen ismin kişinin karakter inşasında gizli bir mimar rolü üstlendiğini hatırlatır. Bir kişiye telkin edilen anlam, zamanla o kişinin ruh dünyasında bir yankı bulur. Akademik literatürde "nominatif determinizm" olarak da tartışılan bu kavram, ismin bireyin yaşam yolculuğu ve mesleki eğilimleri üzerindeki etkisini incelemektedir. Dolayısıyla, çocuğa manası belirsiz, köksüz veya sırf "modern" tınılı olduğu için verilen absürt isimler, çocuğun şahsiyet genetiğine yapılan bir müdahaledir.

Sosyal Bir Yabancılaşma Aracı Olarak "Modern" İsimler

Ebeveynlerin "kimsede olmasın" diyerek başvurduğu bu yöntem, ironik bir şekilde çocuğu toplumsal bağlarından koparma riski taşımaktadır. Arkadaşlarının telaffuz etmekte zorlandığı, anlamını sormaktan yorulduğu bir isme sahip olmak, bireyi erken yaşta bir kimlik kargaşasına sürükleyebilir. İsim, bireyin toplum içindeki "şifresi" ve "kimlik kartı"dır. Eğer bu şifre, kültürel kodlarımızdan ve maneviyatımızdan uzak, "tombaladan çıkmışçasına" rastgele belirlenirse, bireyin kendi köklerine tutunması da o denli zorlaşacaktır.

Ebeveyn Sorumluluğu ve Şahsiyet Hakları

Bir dükkâna isim verirken ticari kaygılarla yapılan titiz çalışmanın, bir evladın ömür boyu taşıyacağı isim için gösterilmemesi derin bir tezat teşkil eder. Değerli bir metaya sıradan bir isim verilemeyeceği gibi, bir insana da eşyanın tabiatına aykırı, absürt yakıştırmalar yapılamaz. Ebeveynler unutmamalıdır ki; çocuklara verilen isimler, onların üzerinde bir "hak" gaspına dönüşmemelidir.

Sonuç olarak; İsim koymak, bir modaya uymak değil, bir insan yetiştirme vizyonunun ilk adımıdır. Evlatlarımıza verdiğimiz her isim, onlara bıraktığımız ilk ve en kalıcı mirastır. Bu mirasın içi boş, manası zayıf ve köksüz olması, onların gelecekteki duruşlarını da sarsacaktır. Ebeveynleri bu konuda pür dikkat olmaya; taklitçi ve yapmacık tercihler yerine, medeniyetimizin izlerini taşıyan, vakur ve anlamlı isimlere yönelmeye davet ediyoruz. Şahsiyet, isimle başlar; ismin bozulması, şahsiyetin de zedelenmesine kapı aralar.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.