HAYVANLARI SEVERİZ, ANCAK…!

HAYVANLARI SEVERİZ, ANCAK…!

     Son yıllarda sık sık gündem olan bir konu oldu hayvanseverlik konusu. 5199 Sayılı Hayvanları Koruma Kanunu’nda yapılan düzenlemelerin 02.08.2024 tarihinde Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesiyle beraber daha da gündeme geliyor.

     Nasıl gündem olmasın ki? Kanunda bu düzenleme yapılmadan önce şehirlerde köpeklerin insanlara saldırıp, ağır yaralayıp hatta ölümlere sebep oldukları haberlerini izliyorduk. Şimdi de bu düzenlemeyle beraber başıboş köpekler sokaklardan toplandıkça bundan rahatsız olan bazı çevrelerin hayvanseverlik(!) adı altında bu duruma itiraz ettiklerine şahit oluyoruz.

     İyi hoş da zaten bu başıboş köpeklerin barınak konusunda sıkıntılar yaşanmakta. Ayrıca şehirlerde köpek toplama faaliyetinin tam manasıyla yerine getiriliyor olduğu da söylenemez..

     Hepimiz hayvanseveriz. Hatta hepimiz hayvanlara bağımlıyız desek daha doğru olur. Etlerinden, sütlerinden, yünlerinden, güçlerinden, derilerinden hatta dışkılarından bile kendimize menfaat sağlıyoruz. Ancak hayvanseverlik konusunu tekeline almak isteyen bazı çevreler tarafından istismar edilmekte.

     İnsanlar olarak bile bir arada yaşamanın gerektirdiği kurallara uymak zorundayken hayvanlara daha fazla özgürlük istemenin ya da hayvanları insanlardan üstün tutmanın bir mantığı yoktur.

     Bu arada bir hususu özellikle belirtmek istiyorum. ‘’Sokak hayvanları’’ ile ‘’Başıboş sokak köpekleri’’ tabirleri birbirinden farklı kavramlardır. Ben de ilk olarak ‘’Başıboş sokak köpekleri’’ konusunu ele alacağım.

     Yine özellikle sormak istediğim soru şudur ki; ‘’Neden illâ da sokakta başıboş köpek olması isteniyor ve bu hayvanların kime ne faydası var?’’

     Başıboş köpeklerin insanlar için bir faydası yoktur. Hevesi olan varsa da alsın evinde istediği kadar baksın. Eğer şehirlerde hayvan varlığı olması isteniyorsa da bu doğru bir uygulama olmayacaktır.

     Düşünün ki herkes sevdiği hayvanın şehirlerde başıboş bir şekilde bulunmasını istiyor. Kimi at sever kimi eşek, kimi tavşan sever kimi ördek… Düşünün ki komşunuz kapınızın önüne ineğini bağlamış. Sokakların hayvanlarla dolup taştığını düşünün. Ya da düşünmeyin. Çünkü düşünmesi bile insanı yoruyor.

     Şu an için sadece kedi varlığı şehirler için yeterlidir. Hatta gereklidir de. Fare varlığına karşı güvencemizdir bizim bu küçük yırtıcılar. Ayrıca insanlar için başıboş köpekler kadar tehdit de oluşturmuyor.

     Hem son yıllarda şehirlerde farelerin çoğaldığı da söylenmekte. Sosyal medyadaki video görüntüleri de bu iddiayı destekler niteliktedir. Peki sokakta o kadar kedi varken bu nasıl oluyor? Neden olacak, yemeklerini ayaklarına götürüyoruz da ondan. Hazır mama geliyorken kediler niye uğraşsın ki fare yakalamayla. Biz insanlar gibi onlar da alıştı artık rahata…

     Hatta sokak hayvanları için bırakılan mamalardan farelerin de nasiplendiği objektiflere takılmış. Sosyal medyada bu durumla ilgili çekimler de var. Kedileri köpekleri besleyeceğiz derken, fareleri de besliyoruz.(1)

     Sokaklarda hayvanların beslenmeleri için konulmuş yem kapları var. Ne zaman görsem yemlerin kaptan saçılmış olduğunu görüyorum. Hayvan ne bilsin saçmadan yemeyi. Bir de hayvanseverlerin çöp kovalarının yanına ya da köşe başlarına rastgele bıraktıkları yemek artıkları var. Onlar da yenmemiş ama saçılmış olarak hiç de hoş bir görüntü vermiyor.

     Bir de başıboş köpeklerin dışkılama problemleri var. Sokaklarda yine çokça karşılaşılan bir görüntü köpek dışkıları. Bu da kamu sağlığı için büyük risk oluşturmaktadır.

     Kist hidatik nedir bilir misiniz? Echinococcus granulosus paraziti tarafından oluşturulan ve en sık karaciğer ve akciğeri tutan hayvan kökenli bir enfeksiyondur. Bu parazit tarafından vücudun çeşitli organlarında oluşturulan kistlerin görüldüğü bir hastalıktır.(2)

     Bu parazitin esas kaynağı köpek, kurt, tilki gibi et yiyen hayvanlardır. Ancak, sıklıkla köpeklerdir. Parazit köpeklerin ince barsaklarında yaşar. Hastalık köpek dışkısı ile atılan yumurtalar ile insana bulaşır. Köpek dışkısı ile atılan yumurtalar çok dayanıklıdır, toprakta ve soğukta bir yıl kadar canlı kalabilirler. Dışkıyla atılan yumurtalar hayvanların ayakları, arazi eğimi, rüzgâr ve yağmurla yayılırlar.(3)

     Böyle de risk oluşturan bir parazit yani. Halk sağlığı olarak tehlikeli bir durum söz konusu. Ayrıca köpekleri sevip okşayan insanlar nasıl bir riske girdiklerini görmezler mi?

     Covid pandemisi günlerini hatırlayınız. Basit bir grip yüzünden tüm ülkemiz haftalarca evine hapsedilmişti. Şimdi ise kist hidatik gibi bir risk varken bu kadar başıboş köpeğin serbest dolaşmasına nasıl müsaade edilir.

     Tekrar ediyorum hepimiz hayvanseveriz. Hatta hayvanlara muhtacız. Kimse de hayvanseverlik konusunu kendi tekeline almasın. Hem sokak hayvanlarına yardım adı altında toplanan paraların nasıl hiç edildiğini, sözde hayvanseverlerin bu paraları nasıl kendi menfaatleri için kullandıklarını da haberlerde okuyabilirsiniz.

     Bu yazdıklarıma itiraz edecek ya da hâlâ daha sokaklarda başıboş köpeklerin bulunmasını savunacak olan varsa, bu köpeklerin saldırarak parçaladığı çocuklara bir daha baksınlar. Başıboş köpeklerin sadece insanlara değil koyunlara keçilere ve kümes hayvanlarına da saldırdığı hatta büyükbaş hayvanlara bile saldırmaktan çekinmediklerini de unutmayalım.

     Hatta bazı yerlerde başıboş köpeklerin gruplar halinde şehre yakın bulunan köylere giderek buralardaki koyun, keçi ağıllarına girip telef ettikleri, ayrıca tavuk kümeslerine de girip tavukları telef ettikleri de gerçektir.

     Ayrıca başıboş köpeklerin taşıt trafiğine açık olan yollarda trafik kazalarına sebep olduğu ve bu kazalar sonucu hayatını kaybedenlerin olmasının yanı sıra ekonomik olarak büyük zarara sebep olduklarını da unutmayalım.

     Bu konu hakkında sayfalarca yazabilirim. Lakin sadece köpeklerle ilgili değil yazacaklarım. Bu konu ile ilgili olarak 5 Ağustos 2024 günü yazdığım ‘’Başıboş köpek sorunu’’ başlıklı makaleme bakabilirsiniz.

     Gelelim domuzlara…

     Yine son yıllarda aynı başıboş köpekler gibi domuz sayısında da artış olduğu gözlenmekte. Marmaris ve Kuşadası başta olmak üzere yaban domuzlarının şehre indikleri ve şehir merkezlerinde sürüler halinde serbestçe dolaştıkları görülüyor. Üstelik de buraları turizmin merkezi sayılan şehirlerimizdir.

     Buralarda yaşayan insanlar bunu gördükleri halde hiç de şikayetçi değiller gibi. Hatta bu hayvanları kendi elleriyle besliyorlar. Ama bundan mağdur olanlar da var. Şehirlerde başıboş gezen domuzların trafik kazalarına sebebiyet verdiklerini de görüyoruz.

     Domuzların çiftçilerin ekili tarlalarına zarar verdiği bilinen bir olaydır. Ancak son yıllarda bu daha da arttı. Hatta tarlada çalışan insanlara bile saldırmaktan çekinmiyorlar artık. Bu konuda da çokça habere ulaşabilirsiniz. Ben birkaç haber buraya alıyorum:

     İstanbul Çatalca’da 4 haziran 2024 günü domuzlar 25 dönümlük kavun tarlasına girerek bütün mahsule zarar verdiler. Hem de sadece üç gün içinde.(4)

     Ordu’nun Fatsa ilçesine bağlı Meşebükü mahallesinde 7 ağustos 2025 günü fındık toplayanlara saldıran domuz bir kişiyi çeşitli yerlerinden yaraladı. Yaralanan şahıs hastaneye kaldırıldı.(5)

     Muğla’nın Milas ilçesinin Bafa mahallesinde 30 ekim 2024 günü mısır tarlasında çalıştığı sırada domuzun saldırması sonucu bir kişi hayatını kaybetti.(6)

     Kastamonu’nun İnebolu ilçesinde 1 ocak 2025 günü, patlayan su borusunu tamir ettiği sırada yaban domuzunun saldırısına uğrayan şahıs ağır yaralandı.(7)

     Bunlar sadece birkaç örnek. Daha çok var. Domuz sayısı çok arttı. Ülkenin her yerinde ekili tarlalara girip bütün mahsulü harap edebiliyorlar. Gitti çiftçinin bütün emekleri. Bu yazın bizim köydeki mısır tarlamıza da girdi. Ne kadar mısır varsa talan etmiş bırakmış. Üstelik bu zamana kadar hiç böyle bir olayla karşılaşmamıştık. Bu sene ilk oldu. Sadece bizim değil diğer komşularımızın mısır tarlalarına da girmişler.

     Domuz sayısı bu kadar artmışken, domuzlar artık dağda ormanda yiyecek bulamayıp köylere hatta şehirlere kadar inmişken, bir de domuzlar için av yasağı getirilmiş.

     Bu habere göre; ‘’Zirai mücadele çerçevesinde, 18 Şubat 2024 Pazar günü akşamından itibaren yaban domuzları zararı ile mücadelenin gebelik ve doğum dönemlerinin dikkate alınarak 15 Mayıs 2024 tarihine kadar yasaklanmış.(8)

     Bazen de devlet av için izin verse bile hayvanseverler buna müsaade etmiyorlar. Mesela artan domuz sayısına karşı Muğla’da Tarım ve Orman Bakanlığı 3 – 15 Aralık 2024 tarihleri arası yaban domuzu sürek avı için izin vermiş. Buna karşı Muğla Barosu bu iznin iptali için dava açmış.(9)

     Burada sormak gerekir: Neden iptal davası açılır ki? Ve iptal davasının gerekçesi olarak da ‘’Sürek Avı, toplu bir kıyımdır ve akıl, mantık ve bilime aykırıdır. Bu tür uygulamaları kabul etmek mümkün değildir.’’(10) denilmiş. Neden? Tarlasındaki ürün zarar gören çiftçilerin hiç mi hakkı hukuku yoktur? Bu bir keyfiyyet değil zaruret halidir.

     Sadece köpekler ve domuzlarla iş bitmiyor. Ayılar da var mesela. Artık ayı saldırısı haberleri de geliyor:

     Sakarya’nın Hendek ilçesi Bayraktepe mahallesinde 14 Ekim 2025 günü ormana kestane toplamak için giden vatandaşa ayı saldırdı. Hastaneye kaldırılan vatandaşın kalçasının parçalandığı öğrenildi.(11)

     Erzurum'un Aşkale ilçesinde 1 haziran 2025 günü ailesiyle çobanlık yaparken ayının saldırdığı 14 yaşındaki kız çocuğu yaralanarak tedavi altına alındı.(12)

     Sivas’ın Zara ilçesinde 8 aralık 2024 günü yürüyüş yapmak için çıktığı arazide ayı saldırısı sonucu yaralanan şahıs, tedaviye alındığı hastanede hayatını kaybetti.(13)

     Ordu’nun Kabadüz ilçesi Turnalık yaylasında 26 eylül 2025 günü mandıraya giren ayı, bir ineği telef etti.(14) Yine Kabadüz’e bağlı Çambaşı yaylasında 3 ağustos 2025 günü bir ahıra giren ayı, içeride bulunan ineği parçalayarak yedi.(15)

     Daha çok haber var ayı saldırılarıyla ilgili. Ayılar bu zamana kadar bu kadar gündeme gelmiyordu. Son yıllarda ise artık insanların can güvenliğini tehdit eder boyuta gelmiş durumdadır.

     Ben kendim Ordu’lu olarak ayıların bu kadar düşük rakımlara inerek hem insanlara hem de hayvanlara zarar verdiğini duymamıştım. Ancak görüldüğü gibi artık ayı sayısının artması insanlar için, özellikle de yaylacılar için tehdit oluşturmuş durumda.

     Bu halde ne yapılmalı. Ayı tehdidine karşı nasıl bir tedbir alınmalı. Diyelim ki herkes birer tüfek alsın. Herkes kendi başının çaresine baksın. Olur da ayıya denk gelirseniz vurursunuz. Ama nasıl vuracaksınız? 130 bin lira cezası var.(16) Ya ne olacak. Ayının bizi parçalamasını mı bekleyeceğiz.

     Kıymetli okurlar; hayvan düşmanı değiliz. Aksine doğal hayatın yaşamasını sonuna kadar da savunuruz. Ama dengeli olmalı. Yabani hayvan varlığı insanların can güvenliği için tehdit oluşturuyorsa bunun tedbiri alınmalı. İnsan olarak güvenilir bir ortamda yaşamak en doğal hakkımızdır.

     Başıboş köpekler toplanmalı ve barınaklara yerleştirilmeli. Olmuyorsa da itlaf edilmeli. Bu konuda Avrupa’da yapılan uygulama bizde de uygulanmalı. Hem iki yüz yıldır örnek almaya çalıştığımız Avrupa’yı bu konuda niye örnek almıyoruz ki. Avrupa’da yaşayanlara özellikle soruyorum ve şu cevabı alıyorum: ‘’Avrupa’da sokakta başıboş köpek göremezsin.’’

     Çünkü ‘’Şehirler insanlar içindir.’’

     Yaban hayvanları için de tehdit durumu ortadan kalkana kadar sürek avları düzenlenebilir. Böylece yabani hayvan varlığı da kontrol altına alınmış olur.

     Kalın sağlıcakla.

 

Hakan ÖZGEN

10 Kasım 2025

 

 KAYNAKLAR

(1)https://x.com/seda_su7/status/1987101401365799174

(2)https://dradaletdemir.com/hastaliklar/hidatik-kist-nedir-tanisi-tedavisi-nasildir/

(3)https://www.saglik.gov.tr/TR,4076/kist-hidatik-kistik-ekinokokkoz.html

(4)https://www.cumhuriyet.com.tr/turkiye/catalcada-kavun-tarlalarina-dadanan-domuzlar-ciftcileri-canindan-2235242

(5)https://www.ordugazete.com/ordu-da-findik-bahcesinde-domuz-saldirisi-1-yarali/47826

(6)https://www.ntv.com.tr/turkiye/domuz-saldirisina-ugrayan-ciftci-oldu,n97V2I2qO0CXKcLM1MpSXg

(7)https://www.milliyet.com.tr/gundem/kastamonuda-domuz-dehseti-1-kisi-agir-yaralandi-7272592

(8)https://www.bolugundem.com/haber/19437446/tarim-arazilerini-talan-eden-yaban-domuzlari-icin-uc-ay-sureyle-av-yasagi-getirildi

(9)https://bodrumolay.com/muglada-yaban-domuzu-surek-avi-davalik-oldu/

(10)https://bodrumolay.com/muglada-yaban-domuzu-surek-avi-davalik-oldu/

(11)https://haberhendek.com/haber/ayi-saldirisina-ugradi-28145

(12)https://www.milliyet.com.tr/gundem/erzurumda-14-yasindaki-kiz-cocuguna-ayi-saldirdi-7382775

(13)https://www.milliyet.com.tr/gundem/sivasta-ayi-dehseti-1-kisi-hayatini-kaybetti-7253446

(14)https://orduhaberajansi.com/haber/26405946/turnalik-yaylasinda-ayi-saldirisi

(15)https://www.fatsagazetesi.net/gundem/ahira-giren-ayi-inegi-parcaladi-57390

(16)https://www.tarimorman.gov.tr/DKMP/Belgeler/AV%20Y%C3%96NET%C4%B0M%C4%B0%20DA%C4%B0RES%C4%B0/2025_Yili_Av_ve_Yaban_Hayvanlari_Tazminat_Bedelleri_Teklif_Cetveli.pdf