ELEKTRİKLİ ARABALAR
HAKAN ÖZGEN
Elektrikli arabalar son birkaç yıldır hayatımıza girmeye başladı. Trafikte her geçen gün sayıları artıyor ve özellikle son yıllarda satış rakamlarında ciddi artışlar görülmekte.
(Hibrit araçlar hem elektrik hem de fosil yakıtlarla çalıştığı için, dolayısıyla çalışma sistemi de farklı olduğu için konumuz dışında tutuyorum.)
Tarihte bilinen ilk elektrikli motor ve araç, 1835 yılında Thomas Davenport tarafından Amerika Vermont’ta icat edildi. Araç, iki elektromıknatıs, bir pivot ve bir batarya kullanılan küçük bir lokomotifti.
1900 yılına gelindiğinde elektrikli araçlar altın çağını yaşamaya başladı. A.B.D.’de üretilen 4.192 otomobilden %28’i elektrikle çalışıyor ve elektrikli otomobiller New York Boston ve Chicago yollarında bulunan tüm araçların yaklaşık üçte birini temsil ediyordu. Benzinli araçlardan daha çok elektrikli araçlara önemli bir talep vardı.
1912 yılında satışlarda rekor kıran elektrikli araçların yerini, seri üretimde imal edildiği için daha uygun olan benzinli araçlar aldı. Aynı yıl elektrikli otomobil 1.750 dolar iken benzinli bir otomobil sadece 650 dolardı. 1920’lerde elektrikli araçlar artık tercih edilen bir ürün olmaktan çıktı.(1)
Ülkemizde TÜİK kayıtlarına göre ilk elektrikli araç, 2011 yılında 24 adet ile kayıt altına alınmış. Sonra 2012’de 175,
2013’de 353,
2014’de 412,
2015’de 565,
2016’da 643,
2017’de 760,
2018’de 952,
2019’da 1.176,
2020’de 2.797,
2021’de 6.267,
2022’de 14.552,
2023’de 80.043,
2024’de (Eylül sonu itibarıyla) 145.497 adede ulaşmıştır.(2)
Bu rakamlara göre özellikle 2020 yılı sonrası elektrikli araç satışlarında her sene katlanarak çok hızlı bir artış olduğu görülüyor. Ve elektrikli araçların trafikteki oranı ve pazar payı her geçen sene artıyor.
2025 yılı haziran sonu itibarıyla elektrikli otomobillerin kayıtlı otomobiller içindeki payı yüzde 1,6 olarak hesaplandı. 2024 yılı sonunda bu oran yüzde 1,1 idi.(3)
Neden elektrikli arabalar bu kadar tercih ediliyor? Sebep çok. Her şeyden önce düşük yakıt maliyeti ve bakım masraflarının az olması cazip hale getiriyor. Fosil yakıtlı araçlara göre daha iyi performans sergilemeleri de başka bir avantaj. Sessiz çalışması ise kullananlar için konforlu bir sürüş ortamı sunuyor. Ancak bunlardan çok çevreye duyarlılığı ile gündem konusu edilmekte.
Fosil yakıtlı araçlara karşı sadece elektrikle çalıştıkları için egzoz gazı salınımı yapmıyorlar. Günümüzde iklim değişikliği ve küresel ısınmanın sebebi olarak sera gazı ve karbon salınımı konuları gündemimizdedir. Zaten elektrikli arabaların da en çok cazip gösterilmesi bu durum üzerinedir. Yani çevreyi kirletmediği için.
Ancak avantajları olduğu kadar dezavantajları da var. Piyasada henüz yeni olduğu için ve sistem de tam anlamıyla oturmadığı için elektrikli araçların şu an için en önemli sorunu da şarj sorunu olarak gözüküyor.
Şöyle ki;
Elektrikli arabalarda kullanılabilecek iki tür 'yakıt' vardır. Alternatif Akım (AC-Alternatif Current) ve Doğru Akım (DC-Direct Current) gücü olarak adlandırılır. Şebekeden gelen güç her zaman AC'dir. Ancak, elektrikli aracınızdaki gibi bataryalar gücü yalnızca DC olarak depolayabilir. Bu sebeple çoğu elektronik cihazda fişe yerleştirilmiş bir dönüştürücü bulunur. Mesela akıllı telefonunuzu şarj ettiğinizde, fiş aslında AC gücünü DC’ye dönüştürür.
Bu dönüştürücü elektrikli araca yerleştirilmiş olup, gücü AC’den DC’ye dönüştürür ve ardından bu gücü aracın bataryasına yönlendirir. Bu, günümüzde elektrikli araçlar için en yaygın şarj yöntemidir ve çoğu şarj cihazı AC gücünü kullanır.(4)
AC şarj ünitelerinde DC şarja kıyasla, şarj süresi daha uzundur. AC şarj ünite boyutu daha küçüktür. Batarya kapasitenize göre seçebileceğiniz 7 kW, 11 kW ve 22 kW gücünde çıkışlar üretir. Her durumda DC üniteler, AC şarj ünitesine göre hızlı şarj etmektedir.(5)
Teknik olarak aracın şarj edilmesi konusu bu şekildedir. Ancak, dediğimiz gibi sistem tam olarak oturmadığı için uygulamalarda aksaklıklar oluyor.(6)
Mesela uzun yol seyahatlerinde hızlı şarj ünitelerinden birinde şarj etseniz bile eğer şebekenin size sağladığı akım düşük voltajda ise şarj süresi de uzayabiliyor ve bu konuda mağduriyetlerin yaşandığına da şahit oluyoruz.
Bu konuda araç batarya performansını geliştirmeye yönelik çalışmalar da devam etmekte. Batarya menzilleri araçtan araca değişmekte. Mesela TOGG T10X modeli için standart menzil 314 km. iken, uzun menzil 523 km. olarak gösteriliyor.(7) Bu konuda çalışmaların devam ettiği ve çok daha uzun menzilli araç bataryalarının hizmete gireceği de konuşuluyor.
Batarya konusunda bir başka sorun da pil ömrünün hava şartlarına ve kullanım durumuna göre değişkenlik arz etmesi. Mesela kışın soğuk havalarda pil normalden daha kısa bir sürede bitebiliyor. Hatta kışın soğuk hava şartlarından dolayı pili erken bittiği için yol kenarında terkedilmiş elektrikli arabalar da görüldü. Yazın sıcak havalarda klima açıldığında ya da ekstra performansla kullanmak gerektiğinde pil çabuk bitebiliyor. Bunlar elektrikli araçların dezavantajları.
Ancak benim daha önemli olarak gördüğün bir dezavantaj daha var. O da elektrikli araçların hack’lenme durumudur. Diyeceksiniz ki elektrikli araçlar hack’lenebilir mi? Evet. Çünkü elektrikli araçlarla internet bağlantısı kurulabiliyor ve bu özellikleri sayesinde uzaktan güncellenebiliyor. Bu özellikleri kötüye kullanmak da teknik olarak mümkün. Yani bindiğiniz elektrikli arabalar sürüş anında bir anda sizin kontrolünüzden çıkıp başkalarının kontrolüne geçebilir.
Önce bu konuyla ilgili olarak birkaç habere bakalım;
2022'de, 19 yaşında bir teknoloji güvenlik uzmanı, TeslaMate adlı üçüncü taraf bir yazılım uygulamasını kullanarak bir düzine ülkede 25 Tesla elektrikli aracı başarıyla hackledi ve araç verilerine ve kontrolüne erişti. 2020'de, KU Leuven'deki bir araştırmacı, Tesla Model X anahtarlıklarının donanım yazılımını üzerine yazıp ele geçirmenin bir yolunu keşfetti ve bu sayede herkes, güncel olmayan yazılım çalıştıran herhangi bir aracı çalabiliyordu.(8)
İlk olarak Nisan 2007’de düzenlenen siber korsanlık yarışması Pwn2Own 2023’de yeniden düzenlendi. Yarışmaya Fransız siber güvenlik şirketi Synacktiv ekibinden katılan yarışmacılar bir Tesla Model 3’ü hedef aldı. Farklı metotlar ile aracı hack’lemeyi başaran 2 kişilik ekip yarışmadan 100 bin dolar ve yepyeni bir Tesla Model 3 ile ayrıldı. Peki Tesla nasıl hack’lendi? İşte detaylar…
Tesla Model 3’ü iki dakikada hack’leyen yöntem!
Fransa merkezli şirket Synacktiv’in 2 kişilik ekibi işlemi gerçekleştirdi. Tesla Model 3’ün güvenlik açıklarını bularak ilerleyen ekip Tesla’nın enerji kontrollerine sızdı. Bu bir Tesla otomobilinin tüm özelliklerini kontrol edebilmeniz anlamına geliyor. Daha sonrasında ekip araç hareket halindeyken tüm kapıları istedikleri gibi açıp kapatabildiklerini gösterdi.
Bundan önceki Pwn2Own etkinliklerinde de Tesla otomobiller hacklendi. Ancak onlar korna çalmak, kapı kilidi açmak vb. daha çok bir Tesla otomobili çalmak yönünde giden basit işlemlerdi. Bu kezse bir Tesla’nın tüm kontrolleri ele geçirildi.(9)
Macaristan merkezli bir siber güvenlik firması olan PCAutomotive, çok ilginç bir işe imza attı. Beyaz şapkalı hacker'lar, 2020 model bir Nissan LEAF'i hack'lemeyi ve otomobilin tüm kontrolünü ele geçirmeyi başardılar. Bilgisayar korsanlarının böyle bir işi başarıyla tamamlamalarını sağlayan esas husus ise güvenlik açıklarıydı.(10)
İnternete bağlanabilen günümüz otomobilleri üreticiler tarafından kontrol edilebiliyor ama elektrikli otomobillerde bu bir adım ileride, Teslalarda daha da ileride. Yani Tesla uzaktan kapının kilitlerini açabilir, otomobili kilitleyebilir, otomobildeki kamera ve mikrofonu aktif edebilir. Uzaktan tamamıyla kontrol edilebilir, tabii ki üzerindeki batarya ile ilgili parametreler de uzaktan değiştirilebilir ve patlama vs. gibi zarar verici şeyler yapılabilir.
Bütün akıllı araçlar ve özellikle elektrikli otomobiller uzaktan kaza yaptırılabilir çünkü yarı otonom özellikleri olan otomobiller, internete bağlı özellikleri olan otomobiller, uzaktan yönetilebiliyor.(11)
Yukarıda da bahsettiğim gibi elektrikli araçlar bilgisayar sistemine bağlıdır. Mesela TOGG internet sitesinde bu konu ile ilgili olarak şu bilgiye yer verilmiş:
‘’T10X sahip olduğu teknoloji ile internete bağlıdır. Bu bağlantı, kişisel verilerinizi güvende tutarak size nerede olursanız olun sürekli çevrimiçi olma imkânı sunar. T10X, birbirine entegre edilmiş özelliklerle Trumore dijital platformuna açılır.’’(12)
TOGG her ne kadar ‘’Kişisel verilerinizi güvende tutar’’ dese de araçların dışarıdan müdahale ile kontrol edilebildiği gerçeğini de göz ardı etmemek lazımdır. Bu hack’lenme konusu size belki abartılı gelebilir. İnsanların başka işi gücü yok da benim arabamla mı uğraşacak diye sorabilirsiniz. Belki uğraşmazlar. Ama teknolojik olarak istedikleri zaman sizin arabanızı kullanılamaz hale getirebilirler. İşte bu da kurulmak istenen ‘’Yeni Dünya Düzeninin’’ bir parçası olarak karşımıza çıkacaktır. İnsanların özel hayatlarına istedikleri zaman müdahale edebilecekleri bir ortamı hazırlamak, kurulması istenen Yeni Dünya Düzeni’nin bir parçasıdır. İstedikleri bu düzeni sağlamak için bugün elektrikli arabalar daha sempatik gösterilmeye çalışılıyor.
Elektrikli arabalar ile ilgili bir yanılgı var ki bu husus genellikle yanlış algılanarak sıfır emisyon ile çevre dostu olarak gösterilmeleridir. Aslında öyle değil… Çünkü elektrikli arabalar elektrik üretmiyor. Mevcut elektrik santrallerinde üretilen elektrik ile şarj oluyor. Ve bu santrallerin de hem kömür hem de doğalgaz ile çalıştığını da düşünmek gerek.
Bugün sayıları az olup göze batmasalar da önümüzdeki yıllarda sayıları hızla artması beklenen elektrikli arabalar ve bununla beraber yine sayıları artacak olan şarj istasyonları da daha çok görülecektir. Ve bu araçları da şarj etmek için elektriğe ihtiyaç var.
Bir taraftan elektrikli arabalar cazip hale getirilmeye çalışılırken bir taraftan da ‘’Enerji üretiminde kömür kullanılmasından neden vazgeçilmek isteniyor?’’ diye de sormak lazım.
Güya çevre dostu olarak sunulan bu araçlardaki bataryaların da bir üretim aşaması var. Bu üretim aşamasında madenlerin çıkarılması ve bunların batarya haline gelmesi aşamasında da zorlu bir süreç var.
Mesela TOGG 54,2 kWh kapasiteli batarya, yaklaşık 380-400 kg. ağırlığındadır. 88,5 kWh kapasiteli batarya, 620-650 kg. ağırlığındadır.(13)
Mevcut elektrikli araç akülerinin ortalama ağırlığı yaklaşık 450 kg'dır, ancak bu ağırlık araca göre değişir. Bu ağırlıktaki bir akü; 11 kg lityum, 27 kg nikel, 20 kg manganez,14 kg kobalt, 90 kg bakır, 180 kg alüminyum, çelik ve plastik içerir ve içinde 6.000’den fazla tek lityum iyon hücresi vardır.
Bir BEV (Battery Electric Vehicle – Bataryalı Elektrikli Araç)(14) bataryasını yapmak için 11.000 kg lityum tuzu, 15.000 kg. kobalt madeni, 2.270 kg. nikel reçinesi ve 11.000 kg. bakır madenini işlemeniz gerekecektir. Toplamda bu batarya için 225.000 kg. toprak çıkarmanız gerekecektir.(15)
Ayrıca bir de batarya ömrü konusu var tabii.
Elektrikli araç bataryalarının ömrü, kullanım koşullarına ve bakımına bağlı olarak değişiklik gösterebilir. Genel olarak, bir elektrikli araç bataryası 8-15 yıl arasında dayanabilir. Ancak, bataryanın kapasitesi zamanla azalır ve belirli bir seviyenin altına düştüğünde bataryanın değiştirilmesi gerekebilir.(16)
Tabii bu değişimin bir de maliyeti var. 2025 yılı içerisinde elektrikli araçların batarya fiyatlarının 1 kWh başına yaklaşık 80 ila 100 dolar aralığında seyredeceği tahmin ediliyor. Bu da yüksek maliyet olarak karşımıza çıkıyor.(17)
Ve daha da önemlisi değişen ve atıl durumda kalan bataryaların ne olacağı… İşte bu noktada bize ‘’Çevreci’’ diye şirin gösterilmeye çalışılan elektrikli arabaların nasıl bir çevre felaketine yol açacağını da ilerleyen senelerde hep beraber göreceğiz.
Tekrar bir konuyu hatırlatmakta fayda görüyorum: Bu tür arabalar dışarıdan internet üzerinden gelebilecek tehlikelere karşı zafiyet arz etmektedir. Özel hayatın gizliliği konusunda mahremiyet kalmayacak. Bu demek değildir ki ille de araba uzaktan hack’lenecek. Sizi aracınızda uzaktan takip eden bir hacker, sadece konuşmalarınızı da ele geçirebilir ve bunu art niyetli olarak da kullanabilir.
Kıymetli okurlar; bu konuda yazacak daha çok şey var. Çok da kafa karıştırmaya gerek yok. Allah herkese akıl fikir vermiş. Ben burada elektrikli – fosil yakıtlı araç kıyaslaması yapmadım bile. Bu kıyaslamayı da sizler yapınız. İsteyen istediği arabaya biner.
Kalın sağlıcakla
Hakan Özgen
21 Eylül 2025
KAYNAKLAR
(1)Hakan ÖZGEN – Korona ve yeni dünya düzeni, S: 168 - 169
(2)TÜİK - Trafiğe kayıtlı otomobillerin yakıt cinsine göre dağılımı, 2004-2024
(3)https://www.aa.com.tr/tr/ekonomi/turkiye-yollarindaki-elektrikli-otomobil-sayisi-270-bine-dayandi
(4)https://www.wallboxtr.com/tr/blog/elektrikli-arac-ev-sarj-akimi-ac-ve-dc-arasindaki-fark-nedir.html
(5)https://www.estasyon.com.tr/blog/elektrikli-arac-sarj-istasyonlari-blogu/elektrikli-arac-ac-ve-dc-sarj-unitesi-7-temel-fark
(6)https://www.youtube.com/shorts/uojmTMSd80s
(7)https://trumore-cdn.togg.cloud/ToggT10XKatalog.pdf
(8)https://www.unr.edu/nevada-today/news/2023/atp-electric-cars-and-hacking
(9)https://www.kibrissondakika.com/tesla-model-3-iki-dakika-icerisinde-hacklendi/?ajax=1
(10)https://www.webtekno.com/hackerlar-bir-otomobili-hackledi-h158455.html
(12)https://trumore-cdn.togg.cloud/ToggT10XKatalog.pdf
(13)https://www.aractrafik.com.tr/togg-t10x-batarya-agirligi-kac-kg/
(14) Kısaca BEV olarak bilinen bataryalı elektrikli araçlar, içten yanmalı motora sahip olmamaları sayesinde diğer araçlardan ayrılıyor. Bu araçlar, geleneksel otomobillerde olduğu gibi benzin ve dizel yakıt kullanmak yerine elektrik gücü ile çalıştıklarından sıfır karbon salınımı yapıyor ve çevreye duyarlılıklarıyla biliniyor.
BEV’ler, fosil yakıtlı araçlara kıyasla çok daha az araba parçası içeriyor. Bu araçları hareket ettirecek güç ise yakıtla çalışan bir içten yanmalı motor tarafından değil, bataryayla çalışan bir elektrik motoru yoluyla sağlanıyor. Haliyle bu araçlarda bir yakıt deposu da bulunmuyor. BEV’lerin bataryaları ise belirli noktalara kurulan hızlı şarj istasyonları ya da bireysel olarak evlerde bulunan şarj üniteleri yoluyla şarj edilebiliyor.
(15)https://www.facebook.com/fehmidemirbag60-10temmuz2025
(16)https://skywell.com.tr/omrunu-tamamlamis-elektrikli-arac-bataryalarina-ne-olur/
(17)https://www.estasyon.com.tr/blog/haberler-ve-duyurular/elektrikli-araba-batarya-degisim-fiyati-ne-kadar


