CAMİ AVLUSUNDA EMEKLİ GERÇEĞİ

CAMİ  AVLUSUNDA EMEKLİ GERÇEĞİ 
Dün olduğu gibi bugün de, yarın da…
Namaz vaktinden önce caminin önü emeklilerle dolar. Bu bir alışkanlık değil, bir hayat tarzıdır. Ellerinde tespih, dillerinde dua; ama konu açıldı mı dünya siyasetinden bölgesel gelişmelere kadar konuşurlar. Sanıldığı gibi “kendi halinde, olup bitenden habersiz” değillerdir. Aksine, geçmişi bilen, bugünü tartan ve yarını sezebilen bir tecrübeye sahiptirler.


Emekliler maaş konusuna çok girmez. Çünkü bilirler: Az da olsa maaşları zamanında ve istikrarlı şekilde yatar. Sağlıktan ulaşıma, birçok alanda devletin sunduğu imkânların farkındadırlar. En önemlisi de geçmişi görmüş olmalarıdır. Yokluğu, kuyrukları, hastane kapılarında beklemeyi, memur maaşının aylarca ödenmediği günleri unutmazlar. O yüzden hâllerine şükrederler.


Bugün emekliden üç-beş oy koparmak için “emekli dostu” gibi görünen siyasileri de çok iyi tanırlar. Dün başka konuşup bugün başka konuşanları, koltuk için emekliyi hatırlayanları ayırt edecek ferasete sahiptirler. Lafla değil, icraatla konuşanı bilirler. Samimiyet ile siyasî tiyatroyu birbirine karıştırmazlar.


Emeklinin önceliği bellidir:
Din, iman, vatan ve bayrak.


Maaş elbette önemlidir ama ikinci plandadır. Çünkü emekli bilir ki bu değerler sarsılırsa, maaşın da, rahatın da bir anlamı kalmaz.


Elbette içlerinden arada birkaç “bozuk plak” çıkar. Her konuda aynı cümleyi tekrar edenler olur. Ama kimse ciddiye almaz; gülüp geçerler. Çünkü cami avlusundaki emekli topluluğu, sağduyunun ve ortak aklın hâkim olduğu bir meclistir.
Bugün siyasetin en çok zorlandığı yer tam da burasıdır.


Çünkü emekli kandırılmaz.
Unutmaz.
Hafızası güçlüdür.
Ve her şeyden önemlisi, kıymet bilene kıymet verir.


Selam ve Dualarımla

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.