BİR YOL HİKAYESİ: SAMSUN YAZARLAR DERNEĞİ 21 YAŞINDA

BİR YOL HİKAYESİ: SAMSUN YAZARLAR DERNEĞİ 21 YAŞINDA

Önemli olan yola çıkmaktı; biz de öyle yapmıştık. Yıl 2005... Samsun Yazarlar Derneği’nin kuruluşunu gerçekleştirdik. Öncü isimler gerekliydi; hani o "taşın altına elini koyanlar" denilenlerden... Sağ olsunlar, bizi kırmadıkları gibi bugüne kadar yolda da bırakmadılar. Kurucular kurulu olarak aramızda kimler yoktu ki: Prof. Dr. Celal Tarakçı, Prof. Dr. Mustafa Özbalcı, Prof. Dr. Dursun Ali Tokel, Prof. Dr. Şaban Sağlık, Prof. Dr. Şahin Köktürk, Ali Kayıkçı, Nizamettin Aksu...

Aradan tam 21 yıl geçti. Hafızam beni yanıltır veya bazı isimleri unutursam dostlar beni bağışlasın. Elbette çok değerli isimler vardı aramızda. Âşık Kemali Bülbül mesela... Vefatına kadar bizi hiç yalnız bırakmadı. Biz gafletimize veya ihmalimize yenilsek de o hiç yenilmedi. Zira onun mayası bambaşkaydı. Sonra çok sayıda değerli "kalem efendisi" dost girdi bu kültür halkasına. Rahmetli Osman Kara, Âşık Dertli, Havza’dan Abdullah Uyaroğlu, Ersin Erge... Hepsini rahmetle anıyorum.

Dedim ya işte; önemli olan yola çıkmaktı, biz de öyle yaptık. Belki heybemiz yarı doluydu fakat hepimiz yürekli, gönlü dolu insanlardık. Taşıdığımız heyecan ise tarifsizdi. Sonra ne mi oldu? Derneğimiz kalem efendisi insanlarla dolup taştı. Bir araya geldikçe memleket meseleleriyle hemhâl olduk, sohbetler ettik, istişarelerde bulunduk. Eksik yanlarımızın inşasına çalıştık. Mükemmel değildik, maksadımız da bu değildi. Hamdık, biliyorduk; muradımız pişebilmekti.

Bizimkisi, ağzında su taşıyan karınca misaliydi; belki bugün damla, yarın derya olacaktı. Ebabil değildik belki ama zulme taş atabilmek için çırpınan ebabilleri seviyorduk. Dahası; bizimkisi bayrak sevdası, millet sevdası, vatan sevdasıydı. Her şeyden önce "insan" diyorduk. Koşamasak bile, bir yürüyenin ardına takılıp gitmek de güzeldi bizim için.

21 yıl içerisinde ne öyküler birikti, ne hikâyeler doğdu bir bilseniz... Hepsi de gönül verenlerin gücüyle. Kim bu kapıdan içeri girmişse Yunusça girmişti; hâlâ bugün de öyle devam ediyor. Boşuna "çayımız çorbamız" demiyoruz. Yazarlar Derneği’nde bahar yağmurları yağıp da suya kanamadık belki ama hiç değilse topraklarımızı da çorak bırakmadık. Öyle değil mi dostlar?

Çıkarsız, karşılıksız, pazarlıksız ve dostça bir araya gelmenin değerini kim izah edebilir? Ben de bu izahtan aciz biriyim. Dostlarla birlikte yürüyüp gidiyoruz işte. Nereye, ne kadar? Kim bilir... "Ömür vefa edinceye kadar" desek olmaz mı? Sonrası mı? Yol varsa elbet bir yürüyeni bulunur. Yoksa, yola çıkanlar elbet yürüyecek bir yol bulurlar.

Kıyısından köşesinden, kalemin ucuyla bir dokunayım dedim şu 21 yıla. Samsun Yazarlar Derneği, sen daha çok yıllar yaşa emi! Unuttum sanmayın; sağımızda, solumuzda, yanımızda fakat daima gönlümüzde bizimle yolculuğa devam eden arkadaşları hiç unutur muyum?

Hayatınız sağlık, huzur ve bereketle dolsun. Gelenler, gidenler, kalanlar... Her birinize selam olsun.

AHMET SEVEN

Samsun Yazarlar Derneği Kurucu Başkanı

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.