Yaşar Doğu'nun Güreşe Adanmışlığı: Tevfik Kış'ın Dönüm Noktası
Ankara’da bir güreş kulübü... Tevfik Kış, günlerini minderde ter dökerek geçiriyordu ama bir türlü hak ettiği fırsat gelmiyordu. Kendine bir kapı açılmayınca, içini büyük bir sitem ve kahır kapladı. "Bırakacağım" dedi kendi kendine. Umudu kırılmıştı, hayalleri yarım kalmıştı. Bavulunu topladı, biletini aldı ve doğduğu topraklara, Çorum’un Kargı ilçesindeki köyüne dönmek üzere Ankara Otogarı'nın yolunu tuttu. Güreş defteri onun için kapanmak üzereydi.
Otobüsünün kalkış saati gelmişti. Kış, kalabalık terminalde peronuna doğru ilerlerken, birden karşısında bir heykel gibi duran, o heybetli adamı gördü: Yaşar Doğu!
Efsanevi antrenör, sanki Kış'ın alacağı her nefesi biliyormuş gibiydi. Gitme kararını duymuştu ve onu tam da o son anda, umutsuzluğun eşiğinde yakalamıştı.
Yaşar Hoca'nın ilk sözleri, ne bir teselli ne de bir rica idi; o bir emir, bir serzeniş ve geleceğe dair sarsılmaz bir vizyon beyanıydı:
“Sen delirdin mi? Nereye gidiyorsun? Büyük güreşçi ve şampiyon olacaksın. Sana emeğim geçti, darılırım. Bu millete şampiyonluk verelim!”
O an, Tevfik Kış için dünya durdu. Karşısındaki adam, sadece Türkiye'nin değil, dünyanın en büyük güreşçilerinden biriydi. Onun ağzından çıkan her kelime, bir sporcunun kariyerini baştan yazacak güce sahipti.
Yaşar Doğu, Kış'ın elindeki otobüs biletini bir çırpıda aldı. Tevfik Kış daha ne olduğunu anlayamadan, bilet paramparça olmuş, yerdeki bir kâğıt parçasına dönüşmüştü. Geri dönüş kapısı, o an itibarıyla tamamen kapanmıştı.
Bu kararlı müdahalenin ardından Yaşar Hoca, Tevfik Kış’ı Ankara’da tutmak için hemen harekete geçti. Kısa süre içinde ona TMO’da (Toprak Mahsulleri Ofisi) bir iş ayarladı. Artık Kış, geçim derdi olmadan, sağlam bir zemin üzerinde duruyordu. Gündüzleri çalışıyor, akşamları ise Yaşar Doğu’nun efsanevi Güreş İhtisas Kulübü’nde lisanslı sporcu olarak mindere çıkmaya devam ediyordu.
Yaşar Doğu'nun güvendiği bu genç, ilerleyen yıllarda gerçekten de onun dediği gibi büyük bir şampiyon oldu ve kariyerine sayısız başarı sığdırdı.
Tevfik Kış, o otogar anını anlatırken gözleri dolar: "Bugün sahip olduğum imkânları ona borçluyum," derdi her fırsatta. O gün yırtılan biletin bedeli, yıllar sonra gelen şampiyonluklar, imkanlar ve Yaşar Doğu'nun mirasını yaşatan kulübün başkanlığını yapmanın onuru ile kat be kat ödenmişti. Yaşar Doğu, bir güreşçinin kariyerini, otogarın ortasında, sadece birkaç kararlı söz ve yırtılan bir biletle kurtarmıştı. Onun adanmışlığı, sadece kendi zaferleri değil, yetiştirdiği sporcuların hikayeleriydi.




(Bu anı, Tevfik Kış tarafından 15 Aralık 2017 tarihinde OMÜ Yaşar Doğu Spor Bilimleri Fakültesi’nde Arş. Yazar Ahmet Seven'in de katıldığı bir panelde tekrar anlatılmıştır)
NOT: Araştırmacı Yazar Ahmet Seven'in Yaşar Doğu kitabından alıntıdır.


