Samsun Haber
Yayınlanma : 01 Haziran 2026 12:21
Düzenleme : 01 Haziran 2026 13:12

Üslup Meselesi: Ahlak Kaybedilmeden Üslup Kaybedilemez

Üslup Meselesi: Ahlak Kaybedilmeden Üslup Kaybedilemez
Son zamanlarda nereye baksak aynı manzara: Herkes bir diğerine insanlık dersi verme yarışında. Kürsülerden, ekranlardan, klavye arkalarından durmaksızın bir ahlak nizamı dağıtılıyor.

Üslup Meselesi: Ahlak Kaybedilmeden Üslup Kaybedilemez

AHMET SEVEN - SAMSUN BÜLTEN

Son zamanlarda nereye baksak aynı manzara: Herkes bir diğerine insanlık dersi verme yarışında. Kürsülerden, ekranlardan, klavye arkalarından durmaksızın bir ahlak nizamı dağıtılıyor. Fakat ne hikmetse, başkasına erdem taslayanların hiçbiri dönüp kendi içine bir şey katmıyor, kendi eksikliğini görmüyor. Oysa kadim bir kuraldır: Herkes öncelikle kendi kapısının önünü temiz tutmakla sorumludur. Kapısının önü çer çöple dolu olanların, başkasının bahçesindeki yaprağa laf etmesi sadece samimiyetsizliktir.

Bugün toplum olarak en büyük sınavı, adını koyamadığımız bir "üslup karmaşası" ile veriyoruz. Sokakta, meydanda, iş yerinde ve en çok da o dipsiz kuyu olan sosyal medyada bir dil rüzgarı esiyor ki, önün katıp her şeyi sürüklüyor. Kelimeler ağır, kelimeler kirli, kelimeler yaralayıcı... Büyük şair Mehmet Akif Ersoy’un o muazzam tespiti tam da bugünleri işaret ediyor: "Edebin olmadığı yerde edebiyat yoktur." Biz bu kuralı unuttuk. Edebi kaybettik, dolayısıyla sözün de kıymetini tükettik.

Şerlerinden emin olmak için merha denilenler

Üslup bozuk olunca ardından gereksiz yere kendi insanına karşı atarlanıp gider yapmaya kalkışıyor. Bu durumda insanın ben ne yapıyorum? diyerek kendini sorgulaması elzemdir. Böyle kişilere toplumun itibarı yoktur. Verilen bir merhaba var ise o da şerlerinden emin olmak içindir.

Şerlerinden emin olmak için merhaba denilen kimselerden olmak ne büyük acıdır. 

Bazen öyle kelimeler duyuyor, öyle cümlelere şahit oluyoruz ki insan hayretler içinde kalıyor. Foseptik çukurundaki lağım farelerinin bile birbirine kullanma ihtimali olmayan o rezil sözleri, "eşref-i mahlukat" yani yaratılmışların en şereflisi dediğimiz insan nasıl olur da fütursuzca sarf edebilir?

Anlamıyoruz ki; kavganın, mücadelenin, öfkenin, hatta dövüşün bile bir asaleti olur.

Eskiler "Üslubu beyan ayniyla insan" demişler. Yani, üslubun ne ise sen osun. Aynaya bakmana gerek yok; ağzından çıkan kelimelere bak, karakterinin röntgenini görürsün.

Ahlak Kaybedilmeden Üslup Kaybedilemez

Bu iş bir dil sürçmesi, bir anlık öfke patlaması falan değil. Bir toplumda ahlakın bozulduğunu, o toplumun üslubunun bozukluğundan anlarsınız. Çünkü karakter bozulunca, önce dil çürür.

Birbirlerine ağıza alınmayacak kelimelerle hitap etmeyi normalleştirenlerden ne kendilerine, ne ailelerine, ne de bu topluma asla bir fayda gelmez.

Bugün en büyük yanılgımız şu: Edepsiz, hayasız ve ahlaksız kelimelerle konuşmayı "dik duruş" ya da "cesur konuşma tarzı" zanneden bir güruh türedi. Hayır, yanılıyorsunuz! Bu tarz, cesaretin değil; bilakis korkakların, zayıfların ve ruh hastalarının başvurduğu bir savunma mekanizmasıdır. Gerçek gücü olanın, kelimelerini kirletmeye ihtiyacı yoktur.

Pür Dikkat, Hem de Pür Dikkat!

Siyasette, ticarette, ailede, sosyal çevrede... Yazıda veya kelamda; konuşma ve yazma usulüne acilen geri dönmek zorundayız.

  • Güzel üslupla konuşmak; bir zayıflık değil, beyefendiliktir. Efendiliktir, delikanlılıktır.

  • Çirkin ve bayağı kelimelerden cümleler kurarak konuşmak ise; düpedüz karaktersizlik ve şahsiyetsizliktir.

Eğer bugün bir varoluş mücadelesi vereceksek, işe dilimizden başlamalıyız. Dikkat edilirse, günümüzde çok ciddi, alarm veren bir üslup meselemiz vardır. Ve bu meseleye dikkat etmeliyiz; hem de pür dikkat! Aksi takdirde, temizleyecek bir kapı önümüz bile kalmayacak. Konuşmadan evvel birkez daha düşünün!

Sesin tonu, kelimedeki mananın belirleyici olması ile burada zikrettiğimiz husus  birbirinden farklıdır.

Derler ya: İte it demeyelim mi? Elbette İte it denir. Ancak burada konuyu karıştırmamak gerekir. 

Bir başka yazıda buluşmak üzere.  

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.