TERMEMİZİN 64 YILLIK ÖRNEK KANTİNCİSİ: AHMET BÜLBÜL
Eğitimci -Yazar Ahmet SEZGİN

Kafkasya'daki Rus zulmünden kaçıp Osmanlı'ya hicret eden Çerkez Hacımat Efendi'nin torunu Ahmet Bülbül, 1934 yılında İbrahim ile Safiye çiftinin evlatları olarak Terme/ Yeni Cami köyünde doğar. 2 yaşında annesi vefat eder. Babası bir çocuklu bir dul kadınla evlenir. Çocuk yaşta hiç mektebe gitmeden Kur'an okumayı öğrenir Ahmet Bülbül.
8-9 yaşlarında babasını da kaybettiği için küçük yaşta hem öksüz hem de yetim kalır. Babasından sonra bir yıl üvey annesiyle yaşayan Ahmet Bülbül'ü uzun yıllar Fatma halası himaye eder.
Ahmet Bülbül, köyünde halasının tarlalarında çiftçilik yapar. Halasının kızı Hatice ablasının yardım ve aracılığıyla 1951 yılında -17 yaşında- Termeli Müşerref Moral Hanım ile evlenip mutlu bir yuva kurar.
1955-1956 yıllarında Kahramanmaraş'ta 24 ay piyade er olarak askerlik görevini yapar. Askerlikte okuma ve yazmayı öğrenir. Daha sonraki yıllarda dışardan ilkokul diploması alır.
Ahmet Bülbül, askerlik sonrası Terme'de bir kahvehanede garsonluk, çaycılık yapar. 1962 yılında Terme/ Atatürk İlkokuluna kantinci olarak çalışmaya başlar. Bir taraftan da evinin altında yaptırdığı fırında geceleri simit ve poğaça imal eder ve tam 36 yıl Terme'nin bu alandaki ihtiyacını önemli ölçüde karşılar.
1997 yılında Terme/ Fatih İlkokulunda kantinci olarak çalışmaya devam eden Ahmet Bülbül amca, 2016 yılından beri de Terme / Nazmiye Soğancı Ortaokulunun kantininde 92 yaşına rağmen aşkla, şevkle, büyük bir titizlik ve başarıyla çalışmayı sürdürmektedir.
Okulda hiç okutulamadığı için içinde derin bir üzüntüyü taşıyan Ahmet Bülbül amca; örnek bir baba sorumluluğu ve fedakârlığı ile Reşit isimli oğluyla Şerife, Fatma, Birsen ve Göknur isimli kızlarının hepsini asgari olarak lisede okutur. Kızlarından ikisini üniversitede de okutur. Bütün kızlarının memur olarak hizmet etmelerinin gururunu yaşar.
13 torun ile 8 torun evladının dedesi olan Ahmet Bülbül amca; doktor, avukat ve iki mühendis torunundan bahsederken daha fazla mutlu ve onurlu görünmekte. Torunlarına da örnek ve iyi bir dede olmaya gayret etmekte.
1990 yılında eşiyle birlikte Hac farizasını eda etmenin şükrünü yaşayan Ahmet Bülbül amca: vefakâr ve cefakâr eşini hacdan bir yıl sonra kaybetmenin, yalnız yaşamaya başlamanın derin hüznünü hissetmekte.
64 yıldır okullarda öğrenci ve öğretmenlere aralıksız olarak sevgi ve azimle kantincilik hizmetinde bulunan Ahmet Bülbül amca; okul kantinini sabah saat 6.30'da açıyor besmele ve mutluluk ile. Akşam artan simitleri öğrencilere dağıtıyor. Gelen misafirlere ikramda bulunuyor. Parası olmayan öğrencilerden para almıyor hatta harçlık veriyor onlara.
Çok kıymetli Hacı Ahmet amcayı çalıştığı okulda geçen yıl ziyarete gittiğim zaman 30 yıl öncesinde öğretmenlik yaptığım lise kantinine simit getirirken, sevgili torunu Ayhan Bülbül öğrencime velilik yaparkenki samimi, hayat dolu, dinç, sağlıklı, neşeli ve azimli halini gördüm yine. Çok şaşırıp mutlu ve hayran oldum, gıpta ettim kendisine. Ayrıca kendisini yürekten tebrik ettim. Gerçek yaşından en az 20 yaş daha genç görünüyordu. Şevkle çalışmaya, özel arabasını kullanmaya devam ediyordu. Termemizin örnek insan ve esnaflarından çok muhterem Ahmet amcaya dinç ve sağlıklı kalmasının sırlarını sordum. "Kötü bir alışkanlığım hiç olmadı hocam. Her zaman yatsı namazından sonra yatıp sabah namazında kalkarak çok düzenli uyurum. Uyurken üzerime güneş doğmaz. Düzenli olarak sebze, meyve, peynir, yoğurt gibi yiyeceklerle beslenirim. Eti, hamurlu şeyleri az yerim." diye cevap verdi Ahmet amca.
Milyonlarca insanın ömür yaşından fazla kantincilik yaptınız. 90 yaşınızı aşmanıza rağmen neden hâlâ okul kantininde çalışmaya devam ediyorsunuz Ahmet amca diye kendisine sorduğumda bana çok anlamlı, yüreğime dokunan şu cevabı verdi:
"Ahmet Hocam, vücudum her zaman çalışmaya alıştı. Ben evde de çay ocağında da boş oturamam, canım çok sıkılır. Çalışmayı çok seviyorum. Ayrıca ben okulu, çocukları çok seviyorum. Onlarla haşır neşir olmak, beni çok mutlu ediyor. Çocukların okuldaki sesleri, bana müzik gibi güzel geliyor. Ben hem çok sevdiğim işimden hem de çocuklarımdan kopmak istemiyorum. Yaz tatilinde çalışmadığım için bunalıyorum. Okuldaki çocuklar, gece rüyama giriyor. Rüyada bile alışveriş yapıyorlar. Yıllar sonra karşılaştığımızda beni unutmayıp saygı ve sevgiyle elimi öpen o çocukları gördüğümde onları torunlarım gibi hissedip mutlu oluyorum."
Koca Çınar Ahmet Bülbül amca; uzun yıllardan beri kantinci olarak çalıştığı Nazmiye Soğancı Ortaokulunda eski okul müdürü Mustafa İmamoğlu döneminde idareci ve öğretmenlerin kendisinin yaş gününü özel olarak topluca kutlamalarından çok duygulanır. Ayrıca mevcut Okul Müdürü Mustafa Kasapoğlu Hocanın öğretmenlerle birlikte doğum gününü okulda özel kutlamasından, kendisine başarı plaketi vermesinden de çok mutlu olur.
Okuldaki öğrencilerinin çoğu kendisine "Ahmet Abi"; idareci ve öğretmenlerinin de "Ahmet Dede", "Ahmet Amca" diye hitap ettikleri Ahmet Bülbül amca; 92 yaşına rağmen olağanüstü çalışma azmi, sevgisi, sabrı, samimiyeti, güler yüzü, sevecenliği, babacanlığı, dürüstlüğü, merhameti, yardımseverliği, hoşgörüsü, uyumu, saygısı, pozitif enerjisi, yaşama sevinci, dinçliği, sağlıklı ve düzenli yaşaması, açık öğretim ortaokulunda okuması, huzur ve güven veren hâli, güzel ahlakıyla öğretmen ve öğrencilere çok önemli bir moral ve ilham kaynağı olmakta.
Çalışma, azim, sabır, sevgi, başarı, sağlık, dinçlik, huzur, erdem abidesi Ahmet Bülbül; üstün insani ve ahlaki vasıflarıyla sadece çalıştığı okuldaki insanlara değil işini sevmeyen, hayatından memnun olmayan, beş on yıl çalıştıktan sonra emeklilik sayıklayan, 25-30 sene sonra emekli olmaya karar veren, emekli olduktan sonra hayatla, çevreyle, üretmeyle, hizmetle bağlarını koparan, sağlığına dikkat etmeyen, mutlu olamayan, 60 yaşından sonra emeklemeye başlayan milyonlarca insan için de örnek ve ilham alınması gereken güzel ve anlamlı bir hayat hikayesinin samimi kahramanıdır. Masum Anadolu’nun nesli tükenmeye başlayan güzel adamlarından, koca çınarlarından olan Ahmet Bülbül amcaya Allah; sağlıklı, hayırlı, güzel bir ömürle birlikte iki cihan saadeti nasip eylesin. Selam, saygı, dua ve muhabbetlerimle…


