Bugünkü kelimeler dün bu şekilde söyleniyordu. Yöresel ağız kimlik ve kültürümüzün bir parçasıydı. Oğuzların torunları olan Kavaklılar Türkmen ağzı ile söylemiştir. Türkmen boylarının kelimeleri ve kullandıkları dil biçimleri, yüzyıllar öncesine uzanan bir tarihi mirası, yani ecdadı çağrıştırır. Bazı kelimeler, deyimler veya ifade biçimleri, coğrafi ayrılıklara ve zamana rağmen nesiller boyu korunarak o boyun ortak hafızasını canlı tutar.
Samsun/Kavak Yöresel Şivesi Sözlüğü (A-Z)
Samsun/Kavak Yöresel Şivesi Sözlüğü (A-Z)
|
Yöresel Sözcük |
Anlamı |
|
A |
|
|
Abu |
Abla, büyük kız kardeş. |
|
Acuk |
Yabani elma. |
|
Aga |
Ağabey veya kabadayı (hitap). |
|
Azık |
Dışarıda yenilecek yiyecek, erzak. |
|
Asbap |
Çamaşırlar, giysiler. |
|
Avırt Alma |
Yanak. Elma |
|
B |
|
|
Babalık |
Kayınpeder. |
|
Bacı |
Kız kardeş. |
|
Badik |
Kaz ve ördek yavrusu. |
|
Bürük |
Kadın başörtüsü. |
|
C |
|
|
Cılbak |
Çıplak. |
|
Cılga |
Patika, keçi yolu. |
|
Cıbır |
Züğürt, fakir. |
|
Cıncık |
Misket, cam parçası. |
|
Culuk Cara |
Hindi Sigara |
|
Ç |
|
|
Çalgı |
Süpürge. |
|
Çeyle |
Moloz, enkaz. |
|
Çıkı |
Ufak bohça. |
|
Çimmek |
Yıkanmak, banyo yapmak. |
|
Çolpa |
Beceriksiz, sakar. |
|
Çomça |
Kepçe, büyük tahta kaşık. |
|
Çöğdürmek |
İşemek. |
|
D |
|
|
Daku |
Takı, hediye. |
|
Dansuklamak |
Alay etmek. |
|
Dapçuk |
Taşkın, şımarık. |
|
Deynek |
Baston. |
|
Dıkım |
Lokma. |
|
Dinelenmek |
Ayakta durmak, dikilmek. |
|
Dombalak |
Takla atma. |
|
Döş |
Göğüs, bağır. |
|
E |
|
|
Elilani |
Leğen. |
|
Ellame |
Herhalde. |
|
Emmo |
Amcaoğlu, kuzen, dostum (hitap). |
|
Enük |
Enik, köpek yavrusu. |
|
Esbap |
Giysiler, çamaşırlar. |
|
Evlek |
Küçük tarla, bahçe. |
|
F |
|
|
Fanile |
Kollu kazak, el örgüsü kazak. |
|
Ferasetsüz |
Beceriksiz, basiretsiz. |
|
Feslek |
Bezelye. |
|
Fistan |
Elbise, entari. |
|
G |
|
|
Gağnı |
Öküz arabası, kağnı. |
|
Gevmek |
Çiğnemek. |
|
Gölük |
Eşek. |
|
Gölbez |
Köpek yavrusu. |
|
Gövermek |
Gök rengi haline gelmek, yeşermek. |
|
H |
|
|
Havf |
Çeşmenin önündeki oluk, su birikmiş yer. |
|
Havruz |
Lazımlık, hacet kabı. |
|
Haydos |
Çalgıcı, müzisyen. |
|
Herslenmek |
Sinirlenmek. |
|
Horanta |
Ev halkı, aile. |
|
K |
|
|
Kaypak |
Hamurdan yapılan yöresel bir yiyecek. |
|
Kelem |
Lahana. |
|
Kepçük |
Çirkin. |
|
Kesmük |
Elma, armut gibi meyvelerin yenildikten sonraki artığı, eşelek. |
|
Kiri |
Sıpa, eşek yavrusu. |
|
M |
|
|
Mada |
Mide, iştah. |
|
Mandal |
Kapı kolu. |
|
Makat |
Divan. |
|
Mel |
Al (kırmızı) rengi. |
|
Metel |
Bilmece veya masal. |
|
Meymenetsüz |
Hayırsız, işe yaramaz insan. |
|
Mıh |
Çivi. |
|
Mizik |
Sivrisinek. |
|
Muçma |
Yumruk. |
|
N |
|
|
Nacak |
Küçük balta, çoban baltası. |
|
Napıyın |
Ne yapıyorsun? |
|
Nasibetsüz |
Münasebetsiz. |
|
Namazloğu |
Koyun veya keçi postundan yapılan seccade. |
|
O |
|
|
Ocaklık |
Mutfak. |
|
Oğanmak |
Nefesi tıkanmak, nefessiz kalmak. |
|
Ö |
|
|
Örüzgar |
Rüzgâr. |
|
P |
|
|
Pançak |
Pençe. |
|
Peşkir |
Havlu. |
|
Pıtıl |
Yuvarlak köy ekmeği. |
|
Pöhrenk |
Lağımlara döşenen toprak su borusu. |
|
Pürçüklü |
Havuç. |
|
Püsürgeç |
Sac üzerinde ekmek çevirmeye yarayan tahta araç. |
|
S |
|
|
Saku |
Ceket. |
|
Savak |
Değirmen oluğu. |
|
Sekmen |
Beton/Taş merdiven veya tahtadan yapılmış oturak. |
|
Sehim |
Hisse. |
|
Sındı |
Makas. |
|
Sinmek |
Gizlenme. |
|
Sırtarma |
Karşı gelme. |
|
Soku |
Buğdayın dövüldüğü içi çukur büyük taş. |
|
Ş |
|
|
Şibşib |
Hızlı hızlı. |
|
Şikar |
Kandırmak, göz boyamak için bir iş yapmak. |
|
Şilepe |
Tatlıdan dolayı yapış yapış olma durumu. |
|
Şire |
Şıra (üzüm suyu). |
|
T |
|
|
Tahtambaç |
Evlerde iskele balkon, çıkma. |
|
Taslama |
Övünme. |
|
Tavatır |
Çok iyi, şahane. |
|
Teşt |
Hamur yoğrulan leğen. |
|
Tohlu |
Bir yaşında kuzu. |
|
Y |
|
|
Yanşama |
Dırdır etmek, çene çalmak. |
|
Yarnım sıra |
Arkam sıra. |
|
Yasduk |
Yastık. |
|
Yavşuk |
Bit yavrusu. |
|
Yolu |
Çarşamba (Hafta günü). |
|
Z |
|
|
Zağar |
Köpek. |
|
Zahir |
Herhalde. |
|
Zavrak |
Henüz olmamış meyve ve sebzeler (örneğin hıyar/salatalık). |
|
Zibidi |
Parasız, beş parasız. |
|
Zilli |
Oynak. |
|
Zuvalamak |
Hamuru yuvarlak hale getirmek. |



