Samsun Haber
Yayınlanma : 08 Haziran 2026 23:15
Düzenleme : 08 Haziran 2026 23:30

Samsun'a Turist Gelsin Diyorsanız

Samsun'a Turist Gelsin Diyorsanız
Bir şehrin turist çekebilmesi için sadece yollar, oteller, parklar yapmak yetmez. En büyük yatırım, o şehirde yaşayan insanların zihniyetine yapılmalıdır.

BU ŞEHRE TURİST GELECEK AMA NASIL? ÖNCE KENDİMİZE ÇEKİDÜZEN VERMELİYİZ!

AHMET SEVEN

Kurtuluş meşalesinin yandığı, her karışında tarihi bir değer, her köşesinde eşsiz bir doğal güzellik barındıran İstiklal Şehri Samsun… Karadeniz’in incisi, bölgenin gelişen ve büyüyen yüzü. Kabul edelim, Samsun’u bir cazibe merkezi haline getirmek için güzel yatırımlar yapılıyor, takdire şayan adımlar atılıyor. Kentin makus talihini yenip bir turizm şehri olması için çaba harcanıyor.

Ancak bir türlü istenilen o noktaya gelemiyoruz. Neden mi?

Çünkü bir şehrin turist çekebilmesi için sadece yollar, oteller, parklar yapmak yetmez. En büyük yatırım, o şehirde yaşayan insanların zihniyetine yapılmalıdır. Turist gittiği yerde sadece doğa görmez; saygı ister, sevgi bekler, en önemlisi de nezaket arar. Ne yazık ki bu konuda Samsun olarak sınıfta kalıyoruz. Eğri oturup doğru konuşalım: Bu şehirde yaşayanlar olarak biz, şehrimize ne kadar sahip çıkıyoruz?

Trafikteki Bu Saygısızlık ve Kabalık Kime Yakışıyor?

Daha önce de defalarca yazdık, çizdik; "Samsun kornasız bir şehir olsun, bir kampanya başlatalım" dedik. Sonuç? Koca bir sıfır. Trafikte birkaç saniyelik bir sıkışıklık görsek, sanki dünya batıyormuş gibi kornalara sarılıyoruz. Bu gürültü kirliliği, bu sabırsızlık başka hangi şehirde var?

Sürücülerin birbirine saygısı yok, trafik kuralları hak getire! Hele o dolmuş hatlarının keşmekeşliği... Nerede yolcu indirip bindireceğini bilmeyen, yolun ortasında zınk diye durup trafiği felç eden sürücülere ne diyeceğiz? Belediye otobüsleri gibi dolmuşların da net, kurallı durakları olmak zorunda değil mi? "İki dakika durdum" diyerek arabasını yolun ortasına bırakıp gidenlerin yarattığı bu kaos, hata değil, bile isteye yapılan bir saygısızlıktır. Dünyanın hiçbir turizm şehrinde böyle bir başıboşluk göremezsiniz. İstediğiniz kadar duble yollar yapın; sürücüde kural bilinci, insanda saygı yoksa o şehirde huzur bulamazsınız.

Esnaf mı, Sinir Küpü mü?

Dışarıdaki kaos sokaktaki insana, oradan da esnafa yansıyor. Şikayetler çığ gibi: Ne kadar atarlı, gergin insan varsa esnaf olmuş sanki! Müşterisine kaba davranan, yüzü sirke satan, "Almıyorsan kurcalama" edasıyla bakan bir esnaf yapısıyla hangi turisti memnun edeceksiniz? Esnaflık; efendilik, kibarlık ve sabır işidir. Maalesef bugün Samsun sokaklarında bu değerleri mumla arıyoruz. İnsanın bazen hepsini toplayıp kreşten itibaren yeniden eğitmek geliyor içinden.

Yollara pervasızca tükürenler, iki adım ötedeki çöp kutusu yerine izmaritini kaldırıma fırlatanlar, elindeki çöpü sokağa bırakanlar... Durum gerçekten vahim. Siz şehre istediğiniz kadar gül ekin; eğer o şehirde yaşayanlar o güle sahip çıkmıyorsa, geriye sadece dikeni kalır.

Çok uzağa gitmeyin; komşumuz Amasya’ya ya da turist akınına uğrayan diğer şehirlere bir bakın. Bu saydıklarımın hangisini görebilirsiniz orada?

Huzursuz Şehre Kimse Gelmez

İnsanlarımız anlık kavgalara, patlamaya hazır birer bomba gibi geziyor sokaklarda. Bu nasıl bir gerginlik, nasıl bir ruh halidir? Üstelik büyükşehir olmanın getirdiği yük yetmezmiş gibi, basında ve sosyal medyada sürekli vurdulu-kırdılı kavgaların manşetlere taşınması, bu şehrin kimliğine en büyük suikasttır. Hiç kimse kavgalı, gürültülü, huzursuz bir şehre tatile gelmek istemez. Yazılacak, konuşulacak o kadar çok güzelliğimiz var ki, şu yarattığımız suni sorunlardan kafamızı kaldırıp da onları gündeme getiremiyoruz.

Sözün Özü: Birlik Olma Zamanı

Samsun’un acilen saygıya, sevgiye ve nezakete ihtiyacı var. Bu güzel kentin, üç beş kendini bilmezin, kural tanımazın yüzünden "huzursuz şehir" olarak anılmasına hakkı yoktur. Bu, Samsun’a yapılan en büyük haksızlıktır.

Eğer Samsun deyince hepimizin içi titriyorsa, bu şehirden ekmek yiyorsak artık bir araya gelmeli, birlik olmalıyız. Bilirsiniz; birliğin olmadığı yerde dirlik olmaz, dirliğin olmadığı yerde de huzur aranmaz.

Bu şehre turist çekmek, burayı gerçekten bir marka yapmak istiyorsak, formül çok basit: Herkes önce kapısının önünü süpürecek, herkes önce kendine çekidüzen verecek!

#Samsun #SamsunTurizmi #İlkadım #SamsunTrafiği #ŞehirKültürü #SaygıVeNezaket #KöşeYazısı #KaradenizTurizmi

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.