Görevinden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in yerine vekil seçilen Özlem Vural Gürzel, zehir zemberek sözlerlerle CHP'den istifa etti.
Köseler ve partililerin hakaret ve iftiralarına maruz kaldığını, CHP'nin kendisini yalnız bıraktığını söyleyen Gürzel, "Sadece AK Parti ve MHP'li meclis üyeleri tarafından desteklendiğimin ve değer gördüğümün de bilinmesini isterim" dedi.
Beykoz Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından "ihaleye fesat karıştırma" ile "suç işlemek amacıyla örgüt kurma, üyelik ve yardım" suçlarından başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan ve görevinden uzaklaştırılan Beykoz Belediye Başkanı Alaattin Köseler'in yerine Başkan Vekili seçilen Özlem Vural Gürzel, CHP'den istifa ettiğini duyurdu.
PARTİ YÖNETİMİNİ VE KÖSELER'İ TOPA TUTTU
Kararını sosyal medya hesabından yaptığı açıklama ile duyuran Gürzel, CHP yönetimi, Köseler ve Beykoz Belediye Meclis'indeki CHP grubuna yönelik de dikkat çeken ifadeler kullandı. "Seçilmiş belediye başkanı ve meclis grubumdaki bazı kişilerin yalnızca kişisel hırslarını gerçekleştirmemiş olmam sebebiyle hakaretlere ve cinsiyetçi söylemlere maruz bırakıldım" diyen Gürzel, durumu anlattığı parti yöneticilerinin de kendisini yapayalnız bıraktığını söyledi.
"BEYKOZ HALKINA VE YETKİLİ MAKAMLARA VERİLEMEYECEK HİÇBİR HESABIM YOKTUR"
Gürzel, açıklamasında şu ifadelere yer verdi: "Beykoz Belediye Başkan Vekilliği görevini 10.03.2025 tarihinden bugüne kadar yapmaktayım. Bu göreve gelirken ve görevde bulunduğum süre boyunca doğruluk, adalet ve kamu yararının üstünlüğünü ilke edinmiş bir siyasetçi olarak tek önceliğim; Beykoz Belediye'sindeki tüm iş ve işlemlerin hukuk çerçevesinde ve dürüstlükten sapmadan, belirli bazı kişilere değil, Beykoz halkının tamamına fayda getirecek şekilde gerçekleştirilmesi olmuştur. Bu konuda vicdanım son derece rahattır. Beykoz halkına ve yetkili makamlara verilemeyecek hiçbir hesabım yoktur.
"HAKARETLERE VE CİNSİYETÇİ SÖYLEMLERE MARUZ BIRAKILDIM"
Ne var ki; görev sürem boyunca gösterdiğim bu tutuma karşılık, seçilmiş belediye başkanı ve meclis grubumdaki bazı kişilerin yalnızca kişisel hırslarını gerçekleştirmemiş olmam sebebiyle hakaretlere ve cinsiyetçi söylemlere maruz bırakıldım. Bana yöneltilen asılsız suçlamalar, iftiralar, psikolojik şiddete varan baskılar tahammül sınırımın üstüne çıkmış durumdadır. Bu dönemde içinde bulunduğum durumu parti yöneticilerime anlattığımda muhataplarımın beni savunmadıklarını, hak vermediklerini, anlamadıklarını hatta yapayalnız bıraktıklarını ise asla unutmayacağım.


