'Yetim Hakkı Üzerinden Rant Villaları: 'Kuşadası Skandalı Yargıda'
Eğitim Bir-Sen Kurucularından Yıldırım Demirci, Memur-Sen'e Bağlı Kooperatifin TOKİ Arazisindeki Lüks Konut Projesini Yargıya Taşıdı!
Yıldırım Demirci 11 sayfalık dilekçe ve 159 sayfadan oluşan 29 adet ek belgeyi İstanbul Anadolu Adliye Sarayında ilgili birime teslim etti.
Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı Eğitim Bir-Sen'in kurucularından Yıldırım Demirci, yaklaşık iki yıldır kamuoyunun gündeminde olan ve büyük tepki çeken TOKİ arazisi üzerindeki Kuşadası Villaları'nı (Marin Panorama Konakları) yargıya taşıdığını duyurdu. Demirci, söz konusu projenin amacına aykırı bir şekilde Bayındır-Memur-Sen ile ilintili Paraf Konut Yapı Kooperatifi tarafından kat karşılığı yapıldığını ve bu durumun "tüyü bitmemiş yetimin hakkı" olan hazine arazileri üzerinden şahsi rant elde edilmesine zemin hazırladığını iddia etti.
Kamu Vicdanının Sesi Oldu: "Hukuka, Ahlaka ve Vicdana İhanet"
Yıldırım Demirci, yaptığı açıklamada, yargıya başvurusunun kişisel bir başvuru olmadığını, 86 milyonun, fakir fukaranın, garip gurabanın ve hatta henüz doğmamış çocukların hakkı için kamu yararı adına yapıldığını vurguladı.
"Evi olmayan milyonlarca dar gelirli vatandaşımızın bir ev sahibi olma hayali kurduğu TOKİ arazisine amacı dışında lüks villa yaptırılması; sadece hukuka değil, ahlaka ve vicdana da ihanettir" sözleriyle tepkisini dile getiren Demirci, sendikacıların kooperatif adı altındaki masumiyet perdesiyle şahsi rant elde ettiğini ileri sürdü.
Demirci, kamuoyunun vicdanını derinden yaralayan bu lüks konut inşaatları ve kooperatifin ortaklarıyla ilgili ne sendika ne de kooperatif cenahından bugüne kadar herhangi bir açıklama yapılmamasının ardından, sendikal aidiyet ve vatandaşlık sorumluluğu gereği konuyu yargıya taşıdığını belirtti.
Yargı ve İdari Denetim Süreci Başlıyor
Demirci, 11 sayfalık dilekçe ve 159 sayfadan oluşan 29 adet ek belgeyle birlikte konuyu resmen yargıya taşıdığını ifade etti. "Artık bu saatten sonra yargıya intikal eden konularla ilgili söz de karar da, büyük Türk Milleti adına karar veren bağımsız Türk Yargısının ve Devletimizin ilgili kurumlarınındır" dedi.
Yıldırım Demirci, adli sürecin yanı sıra kamuoyuna mal olmuş bu konularla ilgili olarak:
-
Cumhurbaşkanlığına bağlı Devlet Denetleme Kurulu
-
Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı
-
Ticaret Bakanlığı
-
Hazine ve Maliye Bakanlığı
-
MASAK
gibi kurumlar tarafından da gerekli idari soruşturmaların başlatılacağına dair inancının tam olduğunu kaydetti.
Açıklamasının sonunda Bağımsız Türk Yargısına ve Devlet kurumlarına güvenini dile getiren Demirci, kararın aziz millete hayırlı olmasını diledi.
..................
İŞTE İLGİ DİLEKÇE:
TBMM komisyon tutanaklarını, Paraf Yapı Kooperatifinin web sitesi ve sosyal medya hesapları, ajanslarda çıkan haberleri ve sendikacıların sosyal medya paylaşım ve yorumlarını analiz ettiğimizde:
İhalede Rekabet Oluşmadı ve Gizlilik İlkesi İhlal Edilerek Kamu Zarara Uğratılmıştır
Yerel bir haber ajansına 25.06.2025 tarihinde verdiği röportajda: “Biz artık ihaleden yer alamıyoruz. Çünkü rekabet çok fazla.” diyen Paraf Konut Yapı Kooperatifinin Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Yılmaz, nasıl oluyor da 05.01.2023 tarihinde TOKİ’nin Kuşadası ihalesinde rakipler olduğu halde İdarenin belirlediği 1 milyar 800 milyon TL’lik muhammen bedelin üzerinde artış yapmadan veya sembolik minimal bir artışla muhteşem deniz ve adalar manzaralı 266 bin 500 metrekarelik devasa araziyi alabildi. Her ne kadar rakipler olsa da formaliteden ihale salonda bulundukları anlaşılmaktadır. Ayrıca kooperatifin daha sonra kat karşılığında sözleşme imzaladığı yüklenici firma yetkilisinin de salonda bulunması ihalenin gizlilik, eşit muamele ve güvenirlik ilkeleri ihlal edilmiştir.
Arazi Satıldıktan Sonra İmar Değişikliği Yapıldı mı?
Bir araziye değer katan hiç kuşkusuz o arazinin imar durumudur. Aynı lokasyonda ve aynı büyüklükte biri imarlı diğeri ise imarsız yer arasında neredeyse 5 katından daha fazla fark vardır. Bu minvalde arsa imarsız satıldıktan sonra imar durumunda değişikliğe gidilmesi kişilere haksız kazanç sağlayacağı ve devleti de zarara uğratacağından dolayı da arsa satışının iptalini gerektirir.
TOKİ Arazisindeki Villa İnşaatları Durdurulmalı ve Arsa Satışı İptal Edilmeli
Milyonlarca dar gelirli vatandaşlarımızın bir ev sahibi olma hayalini süsleyen TOKİ arazisine, bir avuç sendikacının kooperatif marifetiyle sosyal konut yerine TOKİ arazisine amacı dışında deniz manzaralı lüks konut yaptırması hem ahlaki değil hem hukuki değil hem de mer’i yasalara uygun değildir. Bu nedenle ilgili yasalar muvacehesinde ve kamu yararı gereğince lüks konut inşaatları (Marin Panorama Konakları) durdurulmalı ve müteakibinde arsa satışı iptal edilmelidir.
Kuşadası Villalarının Mimarı Belediye İmar Komisyonu Başkanı
Sendikacıların kooperatif marifetiyle TOKİ arazisine kat karşılığında yaptırdıkları deniz ve adalar manzaralı lüks villaların mimarı Kuşadası Belediyesi İmar Komisyonu başkanıdır. On binlerce mimar arasından Kuşadası Belediyesi meclis üyesi ve imar komisyonu başkanlığı görevini önceki dönem sürdüren bir mimarın seçilmesi bir tesadüf değildir. Villa Projesinin kusursuz işlemesi ve yereldeki muhtemel çıkabilecek bürokratik problemlerin daha kolay çözülebileceği düşünüldüğü için böyle bir tercihte bulunmuşlardır.
Memurlar Kirada Otururken Kooperatifte Bir Üye 66 Konuta Sahip
Kooperatif TOKİ’den alınan araziye “Marin Panorama Konakları” adı verilen 1559 adet deniz manzaralı lüks konsept konut yaptırmak üzere bir yükleniciyle kat karşılığı sözleşme imzaladı. Sözleşmeye göre; 1559 adet lüks konutların 941 tanesi kooperatife, 618 tanesi ise yüklenici firmaya kaldı. Ticari alanlarla ilgili nasıl bir sözleşme imzalandığına dair herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. Bir kooperatif ortağı 24.11.2024 tarihinde Koopbis’e baktığında 605 adet üyenin toplam 912 paya sahip olduğunu gördüğünde “Bir pay sınırımız olmalı ve bir genel kurul kararına dayanmalıdır.” şeklinde serzenişini dile getirmiştir. Hatta kooperatif başkanı Veysel Yılmaz, 25.06.2025 tarihinde verdiği röportajda Kuşadası Projesinde bir üyenin 66 (altmışaltı) tane konutunun olduğunu söyledi. Üyelerin konut ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulmuş bu nasıl bir kooperatif ki, milyonlarca memurun başını sokacağı bir evi olmadığı için neredeyse maaşlarının yarısından fazlasını kiraya ödediği için geçim sıkıntısı çektiği bir ortamda bir üyenin 66 tane konutu olabiliyor! Bu olsa olsa kooperatif adının masumiyeti tüyü bitmemiş yetimin hakkı olan hazine arazileri üzerinden şahsi zenginleşmedir.
Kooperatifin Bazı Üyeleri Resmi Prosedürlerini Hala Niçin Tamamlamadılar
Paraf Konut Yapı Kooperatifinin resmi web sitesinde 08.06.2023 tarihli duyuruda sözleşmelerini en kısa zamanda imzalamaları yönünde bir çağrı yapıldı. Bir kooperatif üyesi Paraf Grup Instagram sayfasında yaptığı yorumda, 24.11.2024 tarihinde “koopbis” sistemine baktığında 605 üyenin toplam 912 paya sahip olmasına sitem ediyor. Üye ve pay rakamları arasındaki fark 307’dir. Bu konutların sahipleri isimlerinin kamuoyu tarafından öğrenilmesi sansasyona yol açacağından 1163 sayılı Kanunun 81. maddesine göre kooperatifin tüm işlemlerinin tamamlanıp sonlandırılacağı en son gün mü tescil işlemlerini ve diğer resmi prosedürlerini yapacaklardır? Ayrıca kooperatifin uhdesinde 941 konut bulunması gerekirken “koopbis” sisteminde 912 konutun bulunması 29 konut buhar mı oldu sorusunu da akıllara getirmektedir.
İhale Teminatı Sendikadan, İlk Taksit Bir İş İnsanından mı?
Arsa ihalesine katılabilmek için ödenmesi gereken teminat, kooperatif hesabında nakit olmadığı için sendikanın gelirlerinden ödendiğini, bir haber ajansı 26.09.2025 tarihli “Paraf Yapı Kooperatifi’nin Arsa İhalesinde Memur-Sen’in Parası mı Teminat Gösterildi?” başlıklı haberle kamuoyuna duyurdu. TOKİ’ye arsanın ilk taksitini ödeme tarihinde yine kooperatif hesabında nakit olmadığı için yüklenici firma, Arap asıllı bir iş insanından finansman temin ederek kooperatif adına ödediğini başka bir haber ajansının 27.02.2025 tarihli “Paraf Yapı’da Neler Oluyor? TOKİ’den Alınan Arsa, Paralar ve Soru İşaretleri…” başlıklı haberinde açıklandı. Kooperatife ait ortaklar (pay) defteri ile finansal tabloları incelenmelidir.
Devletin İyi Niyeti Suistimal Edildi
TOKİ ve Hazine arazileri topyekûn bir milletin ortak menfaat alanıdır. Kamu malı olan bu araziler, sadece hayatta olanların değil, henüz doğmamış çocukların, tüyü bitmemiş yetimlerin, fakir, fukaranın, garip gurebanın ve bütün muhtaçların hakkıdır. Bu araziler üzerinde hiç kimse şahsi ve keyfi bir tasarrufta bulunamaz ve bu araziler kamu yararına aykırı kullanılamaz. Devletin kurumu, bu araziyi sendikayla ilintili kooperatife sattıysa, “Alın siz kendinize lüks villa yapın.” diye vermedi. Kirada oturan memurlara sosyal konut yapın diye verdi. Kooperatif marifetiyle sosyal konut taahhüdüyle alınan Kuşadası’nda bulunan TOKİ arazisine bir avuç sendikacı, bu araziyi ticari ve kârlı bir yatırım olarak görerek kendilerine lüks konut yaptırarak devletimizin iyi niyetini suistimal etmişlerdir.
Sendika ve Kooperatif İç İçe
Paraf, Paraf 2, Paraf İzmir, Paraf Ankara, Paraf Oran, Ankara Bayındır ve Mahal isimli yedi ayrı Konut Yapı Kooperatifi sendika üst yöneticileri ve onların birinci derece yakınları tarafından kurularak yönetilmektedir. Ali Yalçın’ın oğlu, Paraf Ankara Yapı Kooperatifinin kurucusu ve Paraf Oran Yapı Kooperatifinin de yönetim kurulu başkanıdır. Memur-Sen’e bağlı Bayındır-Memur-Sen’in genel yönetim kurulu üyelerinin tamamı aynı zamanda kooperatiflerin de yönetim kurullarında görev almaktadırlar. Memur-Sen Konfederasyonu Genel Başkan Yardımcısı ve Bayındır-Memur-Sen Genel Başkanı Soner Can Tufanoğlu, Paraf İzmir Yapı Kooperatifinin kurucusu, Paraf Ankara ve Ankara Bayındır Yapı Kooperatifinin Yönetim Kurulu Başkanıdır.
Kooperatif Adının Masumiyeti Altında Gayrimenkul Zenginliği
Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinin ilgili nüshalarında sendikacılar ve sendikacıların yakınlarının görev aldığı yedi ayrı yapı kooperatifinin amacı: “Ortakların konuk ihtiyacını karşılamaktır.” şeklinde tanımlanmıştır. Kooperatiflerin önceliği ticari amaç değil, ortakların konut ihtiyacını uygun maliyetle karşılamaktır. Bu amaçla kurulmuş bir kooperatiflerin yönetim kurulu üyeleri ve başkanı diğer üyelerden tek farkları 1163 sayılı yasada belirttiği hizmetleri karşılığı aldığı ücretlerdir. Hatta yasa yönetim kurulu başkan ve üyelerinin, kura çekimine tabi tutulmadan tercihli daire seçme hakkı bile tanımamaktadır. Bazı üst düzey sendikacı ve bunların yakınları kooperatif adının masumiyeti altında kamudan aldıkları araziler üzerinden gayrimenkul edinerek zenginleşme aracına dönüştürmüşlerdir. Eğer durum böyle olmasaydı Veysel Yılmaz kooperatif başkanlığının daha dördüncü yılında devlet memurluğu görevinden istifa etme cesaretini kendinde bulamazdı. Eğer durum böyle olmasaydı kooperatiflerin yönetim kurulları genel başkan Ali Yalçın’ın oğlu başta olmak üzere sendikacı ve sendikacıların yakınlarından bu yoğunlukta oluşmazdı.
Veysel Yılmaz’ın Hayatın Olağan Akışına Aykırı Açıklaması
Aidatları 33-35 bin arasında değişen üç ayrı kooperatife üye olduğunu ve başkanı olduğu Kuşadası kooperatifinden sadece 40 bin lira huzur hakkı gelirinin bulunduğu açıklamasıyla matematik bilimiyle çelişen bu sözlerin sahibi Veysel Yılmaz, huzur hakkına güvenerek mi kooperatif başkanlığı görevini sürdürdüğü dördüncü yılında devlet memuriyetinden istifa etme cesaretini kendinde buldu!
Bazı Üst Düzey Sendikacı ve Kooperatif Yöneticilerinin Yakınlarının Üzerindekilerle Birlikte Mal Varlıkları Araştırılmalı
Beş yıl öncesine kadar kirada oturan Memur-Sen ve Eğitim-Bir-Sen genel başkanı Ali Yalçın’ın mal varlığı birinci, ikinci ve üçüncü derecedeki yakınlarının üzerindekilerle birlikte araştırılmalıdır. Dört yıl öncesine kadar lojmanda oturan Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Bayındır-Memur-Sen Genel Başkanı Soner Can Tufanoğlu’nun mal varlığı birinci, ikinci ve üçüncü derecedeki yakınlarının üzerindekilerle birlikte araştırılmalıdır. Yaklaşık altı ay önce memuriyetten istifa eden Paraf Konut Yapı Kooperatifi Yönetim Kurulu Başkanı Veysel Yılmaz’ın mal varlığı birinci, ikinci ve üçüncü derecedeki yakınlarının üzerindekilerle birlikte araştırılmalıdır. Ayrıca Memur-Sen Konfederasyonu Genel Merkez yönetim kurulu üyelerinin de yakınlarının üzerindekilerle birlikte mal varlıkları araştırılmalıdır.
Görevi ve Güveni Kötüye Kullanma
Paraf Yapı Kooperatif başkanı ve Paraf İzmir ve Paraf Ankara Yapı Kooperatiflerinin de kurucusu olan Veysel Yılmaz’ın soy isimleri aynı olan dört yakını Paraf 2, Paraf Oran ve Paraf Konut Yapı Kooperatiflerinde yöneticilik yapmaktadır. Kooperatif başkan ve yönetim kurulu üyelerine tercihli daire seçme hakkı bile tanımayan 102 maddeden oluşan 1163 sayılı Kooperatifler Kanununa tabi ve ortakların konut ihtiyacını karşılamak için kurulmuş kooperatifte ünvanını kullanarak kendisine ve yakınlarına menfaat sağlayarak Veysel Yılmaz görevini ve güveni kötüye kullanmıştır.
Memur-Sen Genel Başkan Yardımcısı ve Bayındır-Memur-Sen Genel Başkanı Soner Can Tufanoğlu’nun eşi, Paraf Oran Yapı Kooperatifinin Yönetim Kurulu Üyesidir. Yengesi, Paraf 2 Yapı Kooperatifinin Yönetim Kurulu Üyesidir. Kardeşi, Paraf Yapı Kooperatifinin Yönetim Kurulu Üyesi ve Paraf 2 Kooperatifinin kurucusudur. Diğer kardeşi, Paraf İzmir ve Paraf Yapı Kooperatiflerinin denetçisidir. Soner Can Tufanoğlu ünvanını kullanarak kendisine ve yakınlarına menfaat sağlayarak görevini ve güveni kötüye kullanmıştır.
Ali Yalçın’ın oğlunun “Sahibinden.com” isimli emlak sitesinde iki tane ilanı var. Her iki gayrimenkul de ortakların konut ihtiyacını karşılamak amacıyla kurulmuş olan Paraf Konut Yapı Kooperatifine aittir. Adeta kooperatif Ali Yalçın’ın oğlunun zenginleşme aracı olmuş. Bu durumda Ali Yalçın ünvanını kullanarak kendisine ve oğluna menfaat sağlayarak görevini ve güveni kötüye kullandığı sonucunu ortaya çıkarmıştır.
Adaletin Tecellisi İçin Basın Savcıları Harekete Geçmeli ve Sendika Üyeleri de Yargı Sürecine Müdahil Olmalı
Kooperatif başkanı Veysel Yılmaz 25.06.2025 tarihli mülakatında sendika kökenli olduklarını, asıl amaçlarının memurlara yer kazandırmak olduğunu, bir yer satışa çıktığında ilk olarak üyelere mesaj gittiğini eğer memurlar girmezse ya da az girerse dışarıya açıldıklarını belirtmelerine rağmen Kooperatifin Kuşadası Projesi Memur-Sen Konfederasyonuna bağlı sendika üyelerine duyurulmadan kooperatif ortaklarının hangi kriterlere göre belirlendiği bilinmemektedir. Kooperatif ortakları ilk evlerini alacak ihtiyaç sahiplerinden mi, yoksa gayrimenkullerinin üzerine yenilerini ekleyerek rant edineceklerden mi oluşuyor? Kooperatifçilik kisvesi altında şahsi zenginleşmenin ete ve kemiğe büründüğü yer olan ve basına da çıkan Kuşadası Villalarıyla ilgili olarak basın savcıları da harekete geçmelidir. Ayrıca bilgilendirilmeyerek mağdur edilen sendika üyelerinin bu yargı sürecine müdahil olmaları adaletin tecellisini kolaylaştıracaktır. Anayasamızın 35. maddesine göre mülkiyet hakkının kullanılması toplum yararına aykırı olamayacağından burası tüm kamu görevlilerinin faydalanabileceği bir şekilde “Kamu Eğitim ve Dinlenme Tesisleri” ne dönüştürülmelidir.


Etiketler: #KuşadasıSkandalı #MarinPanoramaKonakları #TOKİ #MemurSen #BayındırMemurSen #ParafKonutKooperatifi #YıldırımDemirci #RantVillaları #EğitimBirSen #Yargı #YetimHakkı


