Samsun Haber
Yayınlanma : 11 Mayıs 2026 00:01
Düzenleme : 11 Mayıs 2026 00:05

İdealini Kaybeden Gençlik ve Toplumun Sorumluluğu

Bir çocuğu ilimle, irfanla, maneviyatla ve güzel ahlakla inşa edemeyenler, onu göz göre göre imha ediyorlar demektir.
İdealini Kaybeden Gençlik ve Toplumun Sorumluluğu

İdealini Kaybeden Gençlik ve Toplumun Sorumluluğu

AHMET SEVEN - SAMSUN BÜLTEN

Bugün sokaklarda, ekranlarda ya da sosyal medyanın o ışıltılı ama derin boşluklarında gördüğümüz manzara, bir tesadüfün değil, yıllardır süregelen bir ihmal ve yanlış modellemenin neticesidir. Bir zamanlar çocuklara "Büyüyünce ne olacaksın?" diye sorulduğunda; vatanına, milletine ve insanlığa hizmet aşkıyla dolu doktorlar, öğretmenler, mühendisler müjdelenirdi. O çocukların gözünde meslek, sadece bir geçim kaynağı değil, bir "ideal" meselesiydi.

Peki ya şimdi? Bugünün çocukları "Fenomen olacağım" diyor.

Kolay Kazanç Tuzağı ve Rol Model Kıtlığı

Gençliğin gözü artık kısa yoldan büyük paralar kazanmakta. Emek vermeden yemek yeme, ter dökmeden sefa sürme derdindeler. Ancak bu durumu sadece gençliğin omuzlarına yüklemek haksızlıktır. Gençlik, kendisini içinde bulduğu boşluğu, önüne konulan yanlış modellerle dolduruyor.

Televizyon dizilerinden sinema perdelerine kadar yıllardır bir zehir enjekte ediliyor: Maganda ve mafya özentisi. "Zenginden alıp fakire veren" kabadayı tiplemeleriyle hırsızlık, gasp ve haraç normalleştirildi. Adalet, mahkeme salonlarında değil, karanlık kapıların ardındaki o maskeli canilerin insafında aranır oldu. Yeşilçam’dan bugüne alkışlarla izletilen bu sahneler, bugün sokaklarda zapt edilemeyen, değer yargıları altüst olmuş bir nesil olarak karşımıza çıkıyor.

Fenomenlik mi, Şempanzelik mi?

Sosyal medyaya baktığımızda ise tablo daha vahim. Para kazanmak uğruna girmedikleri kılık, yapmadıkları şempanzelik kalmayan "fenomenler" ve sanat adı altında cinsiyetsizliği, teşhirciliği pazarlayan kişiliksiz figürler, gençlerimizin zihin dünyasını zehirliyor. Merhamet ve şefkat maskesi takmış illegal yapıların ardında bıraktığı kan ve şiddet ise görmezden geliniyor.

Şiddetle ve ısrarla ifade ediyoruz: Bu yapılanmalara, bu yozlaşmaya asla müsaade etmeyin! Maskelerin altındaki o karanlık yüzleri masum görmeyin.

Evdeki Toz Kadar Değer Görmeyen Çocuklar

Asıl iğneyi kendimize batırmanın vakti geldi de geçiyor. Bugün anne ve babalar; arabalarının temizliğine, mobilyalarının tozuna gösterdikleri özeni, maalesef kendi evlatlarının iç dünyasına göstermiyorlar. Barınaktaki hayvanlarla ilgilendiği kadar, yanı başındaki çocuğunun ruh dünyasından haberdar olmayan ebeveynler, bu sonucun asıl müsebbibidir.

Bir çocuğu ilimle, irfanla, maneviyatla ve güzel ahlakla inşa edemeyenler, onu göz göre göre imha ediyorlar demektir. Hedefi ve ideali olmayan bir çocuğun kabiliyeti gelişmez; o çocuk sadece rüzgarın önündeki savrulan bir yaprak olur. Bir sözde: "Cinayete göz yuman caninin suç ortağı olur" diyor. Gözünüzü kapamayın dört açın. Hayırlı evlat kalmadı diyenlere : Bana hayırlı anne babayı, öğretmeni, din görevlisini, eğiticiyi vs. gösterin size hayırlı evladı göstereyim demenin vaktidir. Vakit dert etme vaktir. Ya dert edinir ya da başınıza dert alırsınız. Tercih sizin.

Hepimiz Suçluyuz

Eğer bugün bir genç, helal rızık yerine haram paranın peşinden koşuyorsa; eğer adalet yerine kaba kuvvete özeniyorsa, suçluyu uzaklarda aramayın.

Anne ve babalar ayağa kalkıp "Suçlu benim, vazifemi yapamadım" demelidir.

Eğitimciler ve toplumun kanaat önderleri "Ben de suçluyum, gereği gibi örnek olamadım" diye özeleştiri yapmalıdır.

Sokaklar temizlenirken, zihinleri daha beter pisliklere terk etmeyelim. Çocuklarımıza "ne" olacaklarından ziyade, "nasıl bir insan" olmaları gerektiğini öğretmek zorundayız. Aksi halde, yarın sorduğunuzda alacağınız cevaplar sadece sizin değil, koca bir neslin hüsranı olacaktır.

Şimdi tekrar sorun bakalım çocuklarınıza; gerçekten büyüyünce ne olmak istiyorlar?

Ahmet SEVEN

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.