Gönül Sofralarında Dirilen Şehir Samsun ve İftar Çadırları
AHMET SEVEN-SAMSUN BÜLTEN
Günümüzde şehir hayatının o devasa çarkları arasında dönerken, en çok neyi kaybettiğimizi hiç düşündünüz mü?
Komşumuzun kapısını çalma alışkanlığımızı, bir selamın sıcaklığını ve aynı sofrada ekmeği bölüşmenin verdiği o eşsiz huzuru...
Evlerimizin kapıları kapandıkça sofralarımız küçüldü, sofralarımız küçüldükçe de muhabbetimiz eksildi. İşte tam bu noktada, Ramazan ayının o bereketli gölgesi üzerimize düşüyor ve bizi "İftar Çadırları" denilen o devasa gönül köprülerinde buluşturuyor.
Sadece Karın Değil, Ruh Doyuyor
Pek çoğumuz için iftar çadırı denince akla ilk gelen "yardımlaşma" olsa da, aslında bu sofralar bundan çok daha fazlasını vaat ediyor.
İftar çadırında oruç açmak, sadece fiziksel bir açlığı gidermek değildir; o, modern insanın en büyük yarası olan yalnızlaşmaya karşı alınmış en asil önlemdir.
Mahallemizde, sokağımızda belki de yıl boyu yüzünü görmediğimiz hemşehrilerimizle aynı havayı solumak, aynı heyecanı paylaşmaktır.
Türk Kültürünün Kadim Mirası: Birlikte Yemek
Bizim kadim geleneğimizde yemek, tek başına geçiştirilecek bir ihtiyaç değil, bir ritüeldir. Türklerin o eski "toy" kültüründen süzülüp gelen "birlikte yeme" alışkanlığı, bugün iftar çadırlarında modern bir dayanışma biçimine dönüşüyor.
Bu dev sofralarda zenginle fakir, gençle yaşlı, işçiyle işveren yan yana oturuyor. İşte bu, insanlığın özgüveni ve eşitliğin sessiz manifestosudur. Aynı anda kaşık sallayan binlerce insan, aslında şu mesajı veriyor: "Biz biriz, beraberiz ve birbirimize emanetiz."
Sağlık ve Şifa Kaynağı
Bilimsel olarak da biliyoruz ki; huzurlu bir ortamda, sevgiyle ve paylaşılarak yenen yemek beden için bir şifadır.
Birbirini anlayan, aynı manevi iklime teslim olmuş insanların oluşturduğu o atmosfer, ruhu dinlendirirken bedeni de tazelemektedir.
Açlığın verdiği o ortak terbiye, imkansızın halinden anlamayı kolaylaştırırken, paylaşmanın verdiği huzur ise hiçbir maddi kazançla ölçülemez.
Gönülden Gönüle Köprüler
Misafirliklerin azaldığı, samimiyetin ekranlara hapsolduğu bu çağda; Ramazan sofraları bize kaybettiğimiz o "biz" duygusunu geri veriyor. Bu sofralar, yediden yetmişe bir şehrin ruhunu birleştiren, gönülden gönüle köprüler kuran birer rahmet vesilesidir.
Bu büyük organizasyonlarda emeği geçenlere, o kazanları sevgiyle kaynatanlara ve sofraya kardeşlik duygularıyla oturan her bir cana teşekkür borçluyuz. Sofralarımızdan Halil İbrahim bereketi, gönüllerimizden Ramazan’ın mağfireti eksik olmasın.
Bu anlamda bu Ramazan Ayında yine Samsun'da böyle bir faaliyeti tekrarlayarak anlamlı kaynaşma ve kardeşliğe imza atan Samsun Büyükşehir Belediye Başkanımız Sn. Halit Doğan'a bir kez daha şükranlarımı sunuyorum.
Yalnızlığın değil, daima birliğin gönül sofralarında buluşmak ümidiyle...
#Ramazan #İftarÇadırı #Dayanışma #BirlikVeBeraberlik #GönülSofrası #Kardeşlik #ToplumsalHuzur #HalilİbrahimBereketi


