KENDİ EVİNDE GARİP, DÜNYANIN ZİRVESİNDE BİR SAMSUNLU: CELAL KARATÜRE
AHMET SEVEN - SAMSUN BÜLTEN
Bazen öyle anlara şahitlik ediyoruz ki, insanın içindeki o kadim hüzün dalga dalga büyüyor. Kendi öz yurdunda, kendi topraklarında görmezden gelinen değerlerin, elin memleketinde el üstünde tutuluşunu izlemek canımızı acıtıyor. Bugün size, millî ve manevi duygularımızın sesi olan, ama ne acıdır ki kendi şehrinde hak ettiği karşılığı bulamayan bir hemşehrimizden, Samsun’un evladı Celal Karatüre’den söz etmek istiyorum.
Sosyal medyada paylaştığı o samimi, yüreklere dokunan videolarıyla zaten milyonların gönlünde taht kurmuştu Celal Karatüre. Ancak o, bununla yetinmedi; inancın, samimiyetin ve adanmışlığın sesi oldu. "Kabe'de Hacılar Hu Der Allah" ilahisiyle dijital platformları adeta salladı, rekorları altüst etti. Başarısı sınırları öyle bir aştı ki, Almanya’da listelerin zirvesine yerleşti, dünya genelinde 9. sıraya kadar yükseldi. Ve en nihayetinde bu muazzam başarı, dünyanın kalbi sayılan New York Times Meydanı’ndaki dev ekranlarda boy gösterdi. İlahi türündeki bir eserle dünya listelerinde 1 numaraya yükselerek tarihe geçen ilk Türk sanatçı unvanını, göğsümüzü kabarta kabarta aldı.
Geleneksel dini müziğimizin, modern dijital çağda nasıl devasa bir karşılık bulabileceğini tüm dünyaya ispat eden bu Samsunlu sanatçımız, bugünlerde Malatya’da, Kayseri’de ve yurdun dört bir yanında belediyelerin davetiyle on binlerce kişiyi meydanlarda topluyor, gönülleri coşturuyor. O şehirlerin yerel yöneticilerini, milli değerlerimize sahip çıkan belediye başkanlarını canıgönülden tebrik ediyorum.
Peki, gelelim madalyonun bizi kahreden diğer yüzüne…
Dünyanın hayranlıkla izlediği, Anadolu’nun bağrına bastığı bu Samsunlu değer, kendi memleketi Samsun’da hâlâ bir konser verebilmiş değil! Kendi şehrinde hak ettiği gibi sahiplenilmiyor, bir nevi gurbeti kendi evinde yaşıyor. Bunu gördükçe içim sızlıyor, kalbime bir yumru oturuyor.
Anlamakta zorlanıyorum, gerçekten zorlanıyorum…
Bir yanda bizim köklerimize, milli duygularımıza, inanç dünyamıza tercüman olan yüzlerce tertemiz sanatçımız sessiz sedasız bir davet beklerken; diğer yanda sahneleri kimliği belirsiz, ne idüğü belirsiz, kültürümüzle zerre bağı olmayan tiplere açanlar neyin niyetindedir? Sahneleri, gençliği boşluğa iten, emperyalizmin sözcülüğünü yapan, absürt, gergin, isyankar, kimliksiz ve teşhirci sözde sanatçılara peşkeş çekenlerin mantığını anlamak mümkün değildir. Bugün adeta sahnelerimiz, kültürel bir işgalin altındadır. Bu gidişata sessiz kalmak, bu yozlaşmaya çanak tutmaktır.
Buradan başta kendi şehrimin belediyeleri olmak üzere tüm kurumlara sesleniyorum: Artık sessizliğe bürünüp masum rolleri oynamayı bırakın! Bu milletin bütçesiyle, bu milletin sahnelerinde, yine bu milletin ruh kökünü temsil edenlere yer verin. Kendi öz evladını bağrına basmayan bir şehir, kültürel olarak öksüz kalır.
Celal Karatüre gibi bir dünya markasını bağrından çıkaran Samsun, kendi değerine sırtını dönmemelidir. Bu ayıptan bir an önce dönülmeli, milli ve manevi değerlerimizin gür sesi, en kısa zamanda kendi memleketinde, Samsun meydanlarında yankılanmalıdır.
#CelalKaratüre #SamsunKültür #DeğerlerimizeSahipÇıkalım #TimesSquare #MilliMüzik #SamsunBelediyeleri #KabedeHacılar



