Dertlenmeden Derman, Nefer Olmadan Zafer Olmaz!
AHMET SEVEN
"Dertlenmeden dert çözülmez." Ne kadar yalın ama bir o kadar da ağır bir cümle... Bugün toplum olarak en büyük eksiğimiz, başkasının acısını kendi tenimizde hissetmemek, sokağın feryadına kulak tıkamak ve yaraya merhem olmak yerine sadece seyirci kalmaktır. Oysa biliyoruz ki; toplumun yarasını sarmak için önce o acıyı yüreğinizin derinliklerinde hissetmek zorundasınız.
Şu bir gerçek: Nefer olmayanın zaferde payı yoktur. Oturduğu yerden dünyayı kurtarma hayali kuranlar değil, elini taşın altına koyanlar tarihi değiştirir. Eğer bir "zafer" istiyorsak, önce o kutlu davanın "neferi" olmayı kabul etmeliyiz.
Bugün karşı karşıya olduğumuz manzara pek iç açıcı değil. Toplumun tüm katmanlarına sızan bir ahlaksızlık, köklerimizi kurutan bir maneviyatsızlık ve yarınlarımızı tehdit eden bir inançsızlık sarmalı içindeyiz. Eğer bugün bu gidişata karşı bir seferberlik başlatmazsak, bugünün çamuru yarın hepimizi yutacak bir bataklığa dönüşecektir. Aslında o bataklık yavaş yavaş yaklaşıyor, hissediyoruz.
Artık suçu başkalarına atma lüksümüz kalmadı. "Dış güçler", "teknoloji", "çevre" diyerek mazeret üretme devri bitti. Herkes elini şakağına koyup düşünmelidir. Hiç kimse sütten çıkmış ak kaşık değil. Samimi bir tavırla yola çıkmanın ilk şartı aynaya bakmaktır: "Bu işte benim de suçum var, ben de sorumluyum" diyebilmektir.
Eğrisiyle doğrusuyla, iyisiyle kötüsüyle bu toplum bizim! Bu sokaklar bizim, bu insanlar bizim ve en önemlisi... Bu çocuklar bizim! Onların içine düştüğü, itildiği o karanlık bataklıkları kurutmak zorundayız. Gençliğimizi kurtarmak için siyasi görüş, dünya görüşü veya sosyal statü fark etmeksizin el ele vermeliyiz.
Unutmayalım ki; bizim yaramızı ancak biz sararız. Kendi derdimize ancak kendimiz derman olabiliriz.
Gençliğimizi mahvetmeye, onları köksüz ve ruhsuz birer silüete dönüştürmeye çalışanların karanlık tezgahlarını başlarına yıkmak en büyük ders olacaktır. Hangi isim veya maske altında sunulursa sunulsun; ahlaksızlığa, edepsizliğe ve değerlerimizin hiçe sayılmasına bundan böyle prim verilmeyecektir.
Bu bir "gönül seferberliği"dir. Bu kararlı tavırla, bir yanda çelikten bir irade diğer yanda şefkat ve merhamet dolu ellerle hareket edenler, toplumun kurtuluşunda en büyük "gönül zaferini" kazanacaklardır.
Vakit eğlenme vakti değil, dertle hemhal olup çözüm olma vaktidir.


#Toplum #Ahlak #Gençlik #Maneviyat #Sorumluluk #Gelecek #Değerler #GönülSeferberliği #Farkındalık #KöşeYazısı #SosyalSorumluluk


