BİR KATLİAMIN ANATOMİSİ
Bilsen ŞAHİN - Eğitimci- Yazar
Okullarda yaşanan son olaylar hepimizi çok üzdü. Bunda hem fikiriz, ancak sosyal medya da yüksek takipçisi olan bir takım uzmanlar ile ben aynı fikirde değilim. Gençlerin çocukların izledikleri diziler, oynadıkları oyunlar o küçük beyinleri etkiliyor diyorum. Bir kısım uzmanda diyor ki ‘Bizde bilgisayarda oyun oynadık ama kimseyi öldürmeyi düşünmedik. Doğrudur o uzmanların çocukluk döneminde ki oyunlar beynin dopamini yükseltmeye odaklıydılar. Puan vererek Level atlatmak gibi masum taktiklerle oyuna bağlamaya çalışıyorlardı. Tabi unutmayalım ki o dönemlerde yani bir 20 yıl önce aileler çocuklarıyla daha çok vakit geçiriyordu. Aile içi iletişim, az da olsa komşuluk ilişkileri vardı. Elbette arkadaşlık ilişkileri de henüz internet kurbanı omamıştı. Anne babalar daha yeni yeni online alış verişle ilgilenmeye başlamıştı. Kimse ekran bağımlısı değildi
Birazda bugüne bakalım. Pandemi ile birlikte hepimiz ekrana takıldık. Eskiden azaldı diye şikayet ettiğimiz komşuluk ilişkileri pandemi ile bitme noktasına geldi. Yaşam şartları, iş hayatının daha yoğun olması, annenin babanın daha sosyal olma isteği derken çocuk sayısının düşmesi insanları daha çok ekrana bağlayarak, aile içi iletişime sekte vurdu. Ekranla arkadaş olmaya başlayan çocuklar, her türde oyunlar oynamaya başladı. Çocukların birbiriyle iletişimine sekte vuruldu. Akranilişkieri değişime uğradı. Özellikle erkek çocukların savaş oyunlarının başında saatlerini geçirmesi o küçük beyinlerin şiddetle yoğurmasına yol açtı. Özellikle erkek çocuklar diyorum. Çünkü haberlere konu olan bu olayların baş aktörlerin hepsi erkek çocuklar.
‘Hocam şiddet görselini görse ne olacak? sadece bir film’ diyebilirsiniz. Şimdide bunu irdeleyelim. Oyunda ya da dizide birini inanılmaz şekilde 3 kişi tekme tokat dövüyor ya da bıçaklıyor. Bu sahneden sonra başka sahneler ekrana geliyor. Sonra tekrar kameralar dövülene dönüyor ve 30 saniyelik bir hastane sahnesi ve orda da öç alma telaşı başlamış. O sahne geçiyor ve 10 dakika sonra o yaralı genç gayet iyi, kendini toparlamış halde başka bir sahnede. Bu senaryoları sık sık izleyen çocuğun gerçeklik algısı bozuluyor. Hastanede nasıl acıların çekileceği, ailelerin bu acılarla nasıl yıkılacağını görmüyor ve düşünemiyor. Öç alma, inatlaşma gibi durumları tetikliyor.
Aynı senaryoyu oyunda düşünelim. Oyunda ki karakter vuruyor, o karakter tekrar kalkıyor canlanıyor ve serüven tekrar başlıyor. Oyunun asıl büyük tehlikesi ise oynayana emirler vermesi. Bu emirleri gerçekleştirmeyeni bir üst seviyeye geçirmiyor. İşte bu noktadan çocukları yakalıyorlar. Pandemi öncesi Mavi Balina oyunu vardı. Emirlerle çocukları intihara sürüklüyordu.
Düşünün ki çocuklar günde 5 saat, hafta sonu 11 saat bunlara maruz kalıyor. Birde üstüne ailede görülmüyorsa, sevginin sıcaklığını alamıyorsa ya da ailede şiddete maruz kalıyor ya da şahit oluyorsa. İşte katil profilini aile kendi elleriyle oluşturuyor. İşte bu çocuk yavaş yavaş bilenmeye, başlıyor. İnternette çeşitli haberleri okuyor. Şiddeti uygulayanlara, okulunda kendisini yok sayanlara karşı öç alma duygusu geliştirmeye başlıyor. Çünkü algoritma 12- 17 yaş aralığına özellikle şiddet içerikleri sunuyor.
Bilmemiz gereken temel bilgi belki de ‘Neyi tekrara edersek, neye çok maruz kalırsak beynimiz onu normalleştirir. ‘ Tıpkı bu kadar şiddeti ekranda gören çocuğun ailesinde de şiddet varsa artık o çocuğun canı acımıyor. Birde silaha kolay ulaşabildi mi tamam. Artık o çocuk arkadaşlarına silah doğrulturken, o ölümün arkadaşını yok etmek olduğunu, bir insana kıymak olduğunu, yakınlarının çok üzüleceğini düşünmüyor. Tek düşündüğü öç almak, tanınmak yani görülmek, süper planlar yaparak adını duyurmak, sevilmek, görülmek ve saygı duyulması.
Her şey AİLEDE BAŞLAR.
26.0.2026
Eğitimci- Yazar
Bilsen ŞAHİN
(Ebeveynlik Pusulası adlı kitabın yazarı)



