Samsun Haber
Yayınlanma : 03 Ocak 2026 00:31
Düzenleme : 03 Ocak 2026 00:42

Beden Teşhiri mi, Ruhun İflası mı?

 Beden Teşhiri mi, Ruhun İflası mı?
Bugünün insanı, evindeki köpeğine kıyafet diktirmek, ona "sosyal nezaket" öğretmek için binlerce lira harcıyor. Ancak aynı insan, kendi bedenini teşhir etmekten çekinmiyor, kendi ruh eğitimini bir kenara itiyor.

 Beden Teşhiri mi, Ruhun İflası mı?

AHMET SEVEN

Günümüzde insanlık, belki de tarihin hiçbir döneminde olmadığı kadar büyük bir tezatlar sarmalına hapsolmuş durumda. Bir yanda modernleşme ve medeniyet iddiaları, diğer yanda ise hızla çürüyen, içten içe boşalan bir ahlaki yapı... Sokaklara, ekranlara ve sosyal mecralara baktığımızda gördüğümüz tablo tek bir gerçeği haykırıyor: Ahlakın güzelleştiremediği bir dünyayı, hiçbir estetik operasyon veya pahalı kıyafet kurtaramıyor.

Bir insanın gerçek aynası, yüzündeki hatlar değil, ruhundaki karakterdir. Eskiler, "Edep bir tac imiş Nur-u Hüda’dan" derlerdi. O tacı başından düşüren insan, üzerine ne giyerse giysin, aslında çıplaktır. Bugün ise tam tersi bir cinnet hali yaşanıyor. Sergileyecek bir kişiliği, savunacak bir fikri, ortaya koyacak bir edebi olmayanlar; çareyi bedenlerini teşhir etmekte, mahremiyetin sınırlarını zorlamakta buluyorlar.

Hayvanı Eğitip Kendini Unutan İnsanlık

Bu noktada karşımıza çıkan manzara oldukça trajikomik. Bugünün insanı, evindeki köpeğine kıyafet diktirmek, ona "sosyal nezaket" öğretmek için binlerce lira harcıyor. Ancak aynı insan, kendi bedenini teşhir etmekten çekinmiyor, kendi ruh eğitimini bir kenara itiyor. Sonuç? Eğitimli hayvanlar ve eğitimsiz insanlar topluluğu.

Doğaya bir bakın; hiçbir canlı bedenini "pazarlamak" ya da teşhir etmek için çabalamaz. Onlar sadece doğuştan gelen kabiliyetlerini ortaya koyarlar. Sadece insan, akıl tutulması yaşayarak kendi öz değerini deri altına hapseder. Oysa beden, sadece ruhun bir zarfıdır. Zarfın üzerindeki süs, içindeki mektubun boşluğunu kapatamaz.

Sanatın ve İnsanlığın Temeli: Haya

Edebin olmadığı bir bedenden sanat çıkmaz; olsa olsa gürültü çıkar. Çünkü sanat, ruhun inceliğidir. Ahlakın olmadığı yerde kişilikten, hayanın olmadığı yerde ise insanlıktan söz edilemez. Üstelik bu yozlaşma sadece kişisel bir tercih de değildir; toplumsal bir hak gaspıdır. Birinin hayasızlığı, başkalarının huzurunu ve toplumun manevi dokusunu zedeler. Faturayı ise yine ahlakına ve değerlerine sahip çıkan sağduyulu insanlar öder.

Asalet Ruhun Derinliğindedir

Şunu unutmamalıyız ki; asalet beden güzelleştirme salonlarında değil, gönül terbiyesinde elde edilir. Beden teşhiri, bir maharet değil, bir akıl tutulmasıdır. Ruhun güzelliği, ancak ahlaki değerlerin o bedene hakim olmasıyla mümkündür.

Eğer aynaya baktığımızda gördüğümüz sadece et ve kemik ise, bizden geriye kalacak olan da sadece topraktır. Oysa bir insanın gerçek mirası; bıraktığı edep, sergilediği karakter ve kuşandığı ahlaktır. Vesselam.

#Ahlak #Edep #Karakter #Toplum #Yozlaşma #Asalet #RuhGüzelliği #İnsanlık #Etik #Değerler

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.