• Samsun Taş Dünyası
Google Haberler
Yayınlanma : 03 Kasım 2026 22:51

Ata Sporumuzda Vefa ve Sorumluluk Vakti: Taha Akgül Yalnız Değildir

Ata Sporumuzda Vefa ve Sorumluluk Vakti: Taha Akgül Yalnız Değildir
Unutulmamalıdır ki Taha Akgül; bu ülkenin bayrağını göndere çektirmek için minderde canını dişine takmış, Türk güreşine sayısız madalya ve şampiyonluk kazandırmış, bu toprakların yetiştirdiği en büyük spor efsanelerinden biridir.

Ata Sporumuzda Vefa ve Sorumluluk Vakti: Taha Akgül Yalnız Değildir

AHMET SEVEN 

Yaşar Doğu Kitabının Yazarı 

Astana’da düzenlenen Dünya Güreş Şampiyonası’nın ardından Türk güreş camiasında dalgalanan hüzün ve teessür dalgası henüz dinmiş değil. Şampiyonadan sadece tek bir gümüş madalyayla dönülmüş olması elbette milletçe içimizi acıttı, beklentilerimizin gerisinde kaldı. Ancak madalyanın getirdiği bu haklı üzüntüyü fırsat bilerek, faturayı doğrudan Türkiye Güreş Federasyonu Başkanı Taha Akgül’e kesmek haksızlığın, hatta vefanın omuzlarımızdan yüklediği sorumluluğu unutmanın dik alasıdır.

Bugün eleştiri kisvesi altında kaleme alınan bazı yıkıcı yorumlar, ne yazık ki yapıcı bir eleştiri sınırını çoktan aşmış durumdadır. Oysa unutulmamalıdır ki Taha Akgül; bu ülkenin bayrağını göndere çektirmek için minderde canını dişine takmış, Türk güreşine sayısız madalya ve şampiyonluk kazandırmış, bu toprakların yetiştirdiği en büyük spor efsanelerinden biridir. Minderin tozunu yutmuş, bu sporun her bir hücresini, her bir çilesini ve zaferini ezbere bilen bir isme karşı hoyratça kelimeler seçmek; futbol sahnelerindeki ucuz ve saygıdan uzak polemik kültürünü er meydanımıza taşımaktan başka bir anlama gelmez.

"Er Meydanının Ruhu Refik Olmaktır, Rakip Değil"

Ata sporumuz güreş; sadece bir müsabaka değil, asırlardır bu milletin karakterini, saygısını ve asaletini temsil eden bir erdemler silsilesidir. Bu camiada rakipler birbirine düşman değil, aynı yolda ter döken "refiktir". Kardeşliğin, sevginin ve edep bilincinin en üst düzeyde yaşandığı bu kutsal çatı altında, kimse kimseye hakaretvarî bir üslupla yaklaşma, tahkir etme hakkına sahip değildir. İfade ve yorum özgürlüğü, hiç kimseye meslek hayatını bu millete adamış bir değere karşı ölçüyü kaçırma ve saygısızlık yapma imtiyazı vermez.

Şampiyonluğun da mağlubiyetin de baş tacı edildiği bu yolda, Taha Akgül’ün yaptığı samimi ve mert açıklama aslında durumun özeti niteliğindedir. Akgül, sorumluluktan kaçmamış; şeffaf ve cesur bir duruş sergileyerek şu çarpıcı gerçekleri dile getirmiştir:

"Hayatımın en zor günlerini bu şampiyonada yaşadım... Sporu sahiplenmek kolaydır, asıl olan başarısızlığın sorumluluğunu üstlenmektir. Bizim bu sorumluluktan kaçacak, gerçekleri görmezden gelecek ya da bahanelerin arkasına sığınacak bir anlayışımız yok. Hamdolsun cesaret ve yürek bizde var."

Akgül, başarısızlığın sadece bugünün değil; yıllar içinde altyapıdan yeterli ismin kazandırılamamasının, mevcut şampiyonların yerini dolduracak sporcu havuzunun dar kalmasının ve uzun vadeli planlama eksikliklerinin bir sonucu olduğunu büyük bir olgunlukla itiraf etmiştir. Hatalarla yüzleşebilmek, çözümün ilk ve en önemli adımıdır. Gerçek liderler, gemi fırtınaya tutulduğunda dümeni terk eden değil, gövdesini siper edenlerdir. Taha Akgül de bugün tam olarak bunu yapmaktadır.

Şimdi Birlik ve Kenetlenme Zamanıdır

Her sefer zaferle sonuçlanacak diye bir kaide yoktur; bazen kaderin tecellisi, bazen de bir anlık eksiklikler hedefe ulaşmanıza engel olur. Ancak önemli olan, düşmekten ziyade o düşüşten hangi dersi çıkararak ayağa kalktığınızdır.

Bugün Türk güreşine omuz verme, dar gününde yanında durma günüdür. Eleştirmek en doğal haktır; lakin bunu yaparken yıkıcı değil inşa edici, saygısız değil yapıcı olmak zorundayız. Güreş sevgisini ve milli ruhu kalbinde taşıyan herkesin bilmesi gerekir ki; Taha Akgül ve ekibi bu yarayı sarmaya, bayrağı yeniden en yükseğe dikmeye muktedirdir.

Sefer bizimdir, zafer inananlarındır. Birlik ve beraberliğimizi zedelemeden, kaldığımız yerden daha güçlü bir inançla yeniden ayağa kalkma vakti gelmiştir. Başta Taha Akgül olmak üzere, bu er meydanında ter döken tüm sporcularımıza ve antrenörlerimize yürekten inanıyor, çıktıkları bu kutlu yolda başarılar diliyoruz. Minderdeki asil duruşumuzdan asla taviz vermeden, daha güçlü yarınlara hep birlikte yürüyeceğiz.

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.