• Samsun Taş Dünyası
Sağlık Haberleri
Yayınlanma : 08 Ekim 2026 21:04

AGRESİF VE ÖFKELİ DAVRANIŞLAR NORMALLEŞTİRİLMEMELİ

AGRESİF VE ÖFKELİ DAVRANIŞLAR NORMALLEŞTİRİLMEMELİ
Uzmanlar, kontrol edilemeyen ve kişinin yaşamını etkileyen öfke sorunlarının ciddiye alınması gerektiğini belirterek gerektiğinde psikiyatri veya psikoloji desteği alınması çağrısında bulunuyor.

AGRESİF VE ÖFKELİ DAVRANIŞLAR NORMALLEŞTİRİLMEMELİ: UZMANLARDAN “SAĞLIK KONTROLÜ” UYARISI

Günlük hayatın her alanında artan öfke ve saldırgan davranışlar dikkat çekiyor. Uzmanlar, kontrol edilemeyen ve kişinin yaşamını etkileyen öfke sorunlarının ciddiye alınması gerektiğini belirterek gerektiğinde psikiyatri veya psikoloji desteği alınması çağrısında bulunuyor.

Son yıllarda toplumda insanların birbirlerine karşı daha agresif, öfkeli ve tahammülsüz davranışlar sergilemesi dikkat çekiyor. Trafikte, iş hayatında, aile içerisinde, sosyal çevrede ve hatta günlük iletişimde yaşanan tartışmalar, öfkenin giderek daha görünür hale geldiği yönündeki endişeleri artırıyor.

Uzmanlar, sürekli öfke, saldırganlık, öfke kontrolünde güçlük ve kişinin kendisine veya çevresine zarar verme riski gibi durumların hafife alınmaması gerektiğini belirtiyor. Bu tür sorunların altında farklı psikolojik, sosyal veya tıbbi nedenler bulunabileceğine dikkat çekilirken, gerektiğinde bir sağlık profesyoneline başvurulması öneriliyor.

AGRESİFLİK BEDEN DİLİNE DÖNÜŞÜYOR

Günlük yaşamda öfkeli bakışlar, sert konuşmalar, tehditkâr tavırlar ve fiziksel olarak karşı tarafa üstünlük kurmaya yönelik hareketlerin giderek daha fazla görülmesi, toplumdaki iletişim biçimi açısından da tartışılıyor.

Uzmanlara göre bazı kişilerde agresif davranış zaman içerisinde bir beden dili ve iletişim biçimi haline gelebiliyor. Kişi, kendisini ifade etmenin yolu olarak sakin iletişim yerine sertlik ve öfkeyi tercih edebiliyor.

Ancak uzmanlar, sürekli saldırganlığın “güçlü olmak” veya “karizmatik görünmek” anlamına gelmediğinin özellikle gençlere anlatılması gerektiğini vurguluyor.

EKRANLARDAKİ MAFYA TİPLEMELERİ TARTIŞILIYOR

Toplumdaki öfke ve saldırganlık tartışmalarının bir başka boyutunu ise televizyon dizileri ve dijital içeriklerdeki mafya ve kabadayı karakterleri oluşturuyor.

Uzmanların değerlendirmelerine göre özellikle gençler, ekranlarda gördükleri bazı karakterlerin giyiminden saç modeline, konuşma biçiminden beden diline kadar birçok özelliğini taklit edebiliyor.

“Akşam izlediğini sabah uygulama” anlayışının özellikle gençler açısından risk taşıdığı belirtilirken, sürekli olarak saldırganlığın, silahın, tehdidin ve suç dünyasının özendirici biçimde sunulmasının yanlış davranışları normalleştirebileceği ifade ediliyor.

“MAFYA KARAKTERİ KAHRAMAN GİBİ SUNULMAMALI”

Uzmanlar, dizilerde zaman zaman suç dünyasının içerisinde yer alan karakterlerin yoksula yardım eden, güçsüzü koruyan ve zenginden alıp fakire veren kahramanlar şeklinde sunulmasının yanlış algılara yol açabileceğine dikkat çekiyor.

Oysa gerçek hayatta organize suç ve mafya yapılanmaları, hukukun dışında hareket eden ve çeşitli suçlarla ilişkilendirilen yapılardır.

Uzmanlara göre suç işleyen kişilerin “kahraman”, “adalet sağlayan kişi” veya “rol model” olarak sunulması, özellikle kimlik arayışındaki gençler üzerinde olumsuz etki oluşturabilir.

Suçun romantikleştirilmesi ve normalleştirilmesi, toplum açısından ciddi bir risk oluşturabilir.

“GENÇLER YANLIŞ ROL MODELLERE KURBAN EDİLMEMELİ”

Uzmanlar, gençlerin rol model seçerken dikkatli olması gerektiğini belirtiyor.

Sertlik, kabadayılık, tehdit, silah ve öfkenin güç göstergesi gibi sunulmasının gençlerin davranışlarını etkileyebileceği ifade edilirken, ailelerin de çocuklarının izlediği içerikleri takip etmesinin önemine dikkat çekiliyor.

Gençlerin spor, sanat, edebiyat, bilim, eğitim ve topluma faydalı başarılı insanların rol model olarak benimsemesinin teşvik edilmesi gerektiği vurgulanıyor.

RTÜK’E “DENETİM” ÇAĞRISI

Toplumdaki ahlaki değerler ve çocukların korunması açısından yayınların denetlenmesi gerektiğini savunan uzmanlar, RTÜK'ün mevzuat kapsamında özellikle çocuk ve gençleri olumsuz etkileyebilecek içeriklere yönelik denetimlerini etkin biçimde sürdürmesi gerektiğini ifade ediyor.

Şiddet, suç ve saldırganlığın özendirildiği ya da kahramanlaştırıldığı içeriklerin toplum üzerindeki etkilerinin dikkate alınması gerektiği belirtiliyor.

Uzmanların uyarısı ise oldukça net:

“Öfke ve saldırganlık normal bir davranış biçimi olarak kabul edilmemeli. Kişi öfkesini kontrol etmekte zorlanıyorsa profesyonel destek almaktan çekinmemeli.”

Toplumun geleceği açısından ise yalnızca ekranların değil, ailelerin, eğitim kurumlarının, medyanın ve toplumun bütün kesimlerinin sorumluluk taşıdığı vurgulanıyor.

SAMSUN BÜLTEN HABER MERKEZİ

Yorum Yaz
  • UYARI: Konuyla ilgisi bulunmayan, hakaret içeren cümleler veya imalar, inançlara saldırı, şiddete teşvik yorumları onaylanmamaktadır.