CAHİT ZARİFOĞLU RAHMETLE ANILIYOR

Türk edebiyatının ‘zarif abisi’ Cahit Zarifoğlu ölüm yıl dönümünde unutulmadı.

CAHİT ZARİFOĞLU RAHMETLE ANILIYOR


Türk edebiyatının ‘zarif abisi’ Cahit Zarifoğlu ölüm yıl dönümünde unutulmadı. 


Henüz 47 yaşında hayatını kaybeden Cahit Zarifoğlu’nun şiirlerinden dizeler bugün her zamankinden daha fazla paylaşılıyor. 


İşte, Cahit Zarifoğlu’nun şiirlerinden derlemeler

1 Temmuz 1940 tarihinde dünyaya gelen Cahit Zarifoğlu'nun çocukluğu Siverek, Maraş ve Ankara'da geçti. İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Alman Dili ve Edebiyatını bitirdi. Diriliş dergisinde şiirleri yayımlandı

Cahit Zarifoğlu, şiirlerinin yanı sıra öykü, deneme, günlük ve roman gibi türlerde de birçok eser vermiştir. Zarifoğlu yirmili yaşlarda genç bir şair iken ”İkinci Yeni Şiiri” Türkiye’nin edebiyat gündemini belirlemeye başladı. 

Değişik zamanlarda ilkokul öğretmen vekilliği ve Almanca öğretmenliği yapmasının yanı sıra, Mavera Dergisi'ni çıkartmaya başladığı süreçte TRT Genel Müdürlüğü'nde mütercim sekreter olarak da görev almıştır. 7 Haziran 1987 tarihinde vefat etti. Mezarı Beylerbeyi'ndeki Küplüce mezarlığındadır.

CAHİT ZARİFOĞLU ŞİİRLERİNDEN DİZELER

“çıktığım her yerin kapısını sert kapatmamla tanınırken, senin kapın çarpmasın diye arasına elimi koydum”

Der misin ki bir gün;
"İnşallah çok bekletmedim seni..."

Ben
Çizilmiş bir yaşama atanmışım gibi…

Hiç akla gelmedi
Beraber kırlara hüznü atmaya yarayan bir annenin 
dallara takılıp ağrıyan yaralarıyla yattığı.
Ve gördük ki; 
mekan değildir, 
zamandır önemli olan.
Ve lakin o da değildir, 
eylemdir önemli olan.

"Sevgisizliğin dayatıldığı coğrafyalarda aşk şiiri yazmak bile başlı başına baş kaldırmaktır.."

İnsanların görünüşlerine bakarak onlarda üstünlük bulmaya çalışanlar hep kaybetti.

Bilmediğim ve ne yapacağı belli olmayan bir duyguyla hırpalanıyorum boyuna.

Küçük,basit şeyler yetiyor kederlenmeye. Ya mutluluğa?

Ah şu yalnızlık kemik gibi ne yana dönsen batar.

Halk aşksızsa, sokaklar banka dükkanlarıyla doludur.

Koşullar ağırdı ve ben seni o zaman da seviyordum.

Her şeye benzeyebilirken o, hiçbir şey benzemezken ona...

İşte böyle böyle büyüyorum. Bir gündüz geliyor bir gece.

Neden diye sormayın hemen. Onu ben kendi kendime de açıklayabilmiş değilim henüz.

Ne der Mevlana,
“Daha diyeceklerimiz vardır ama aklın sürçeceğinden korkarım.”

"Çekip ağlasam mı odaya
Acaba
Acaba mıyım yoksa ben"

Günde mi gecede misin
Geçmişte 
Şimdide
Yoksa gelecek bir düşte misin?


07.06.2019 13:59:00